Hikmet Altınkaynak

Çocukları Sevmek Demek...

28 Haziran 2012 Perşembe

Anayasa Mahkemesi, CHPnin 4+4+4 yasasıyla ilgili iptal başvurusunu reddetti. Mahkemenin yapısı nedeniyle şaşırtıcı olmadığını söyleyen CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan: Şiddeti teşvik eden bir karar. Bu kez yasanın iptali için esasa ilişkin başvurumuzu yapacağızdedi ve bu yolda hukuksal yolların tükenmediğini vurguladı. Umut verdi. Umarız ikinci başvuruda adalet yerini bulur. Değilse, çocuklarımıza, gençlerimize, geleceğimize yazık olur!

Geçen günlerde internette nefis bir TED (Technology, Entertainment and Design) konuşması izledim. (TED, para amacı gütmeyen küresel konferanslar dizisi düzenleyen bir kuruluş.) Belki izleyen okurlarımız da çoktur. Bu konuşmalar ideas worth spreading(paylaşılmaya değer düşünceler) sloganıyla, video olarak da internette yayımlanıyor. Gönüllüler ordusu 40 dilde altyazı ile katkıda bulunuyorlar. Ben de Türkçe altyazılı olanlardan izledim. Birçoğu eğitimle, yönetimle, kalkınmayla ilgili. Yani bir anlamda küresel gerçek bir beyin fırtınası. Hayata dair her şey bu TED konuşmalarında var.

İlgiyle yararlanarak, eğlenerek izlediğim bu 18 dakikalık konuşmalardan biri eğitimci Sir Ken Robinsonun (1950) konuşması oldu. Yaratıcılık uzmanı Robinson, neredeyse Cem Yılmaz performansıyla eğitimde yaratıcılığı ele alan konuşmasında kendi çocuklarından da örnekler vererek eğlenilerek izlenebilen bir konuşma yapmış. Bilimsel konuşmasını esprilerle süslemiş. Sözlerinin bir yerinde Picassodan Çocuklar doğuştan sanatçıdırsözünü aktardıktan sonra da diyor kiokullar bu sanatçılığı/yaratıcılığı öldürüyor’.

Haksız mı? Hayır! Hele de bizim eğitim sistemimizi düşünerek söylersek, hele de 4+4+4 gibi garip bir mantıkla ve dayatmayla çıkarılan bu yasaya gelirsek, hele de içine sıkıştırılan 50 milyar doların ihale yasasız yandaş alışverişine ayrıldığını düşünürsek, yerden göğe kadar hak veririz.

Toplumun yarısının istemediği bir yasayı zorla çıkarmayı beceri sayan anlayış, acaba şapkasını eline alıp hiç düşündü mü? Çocuklarımız, gençlerimiz, geleceğimiz bu yasayla 10 yıl sonra, 20 yıl sonra nerede olacak? Eğitim gibi, toplumun tüm bireylerini kapsayan bir konuda ideolojik dayatmayla toplumu olması gereken yere değil de ters yöne gideceği öngörülebilen bir eğitimi neden ister?

Eğitim hakkı anayasal bir haktır. Bu hak toplumu geriye götürecek biçimde asla kullanılamaz. Eğitimi çağdaş ilerici ölçütler içinde sürdürmek devletin vatandaşa karşı görevidir. Devlet bunun için vardır. Değilse çocuklarımıza, geleceğimize yazık olur! Zaten çocukları sevenler bunu yapar mı?


Yazarın Son Yazıları

Yarın 24 Temmuz... 23 Temmuz 2020
Kısa yazmak... 16 Temmuz 2020
Yolculuk deyince... 9 Temmuz 2020
Bugün 2 Temmuz! 2 Temmuz 2020
İlhan Abi’yi okumak... 18 Haziran 2020
Korona sözlüğü 28 Mayıs 2020
Korona yalnızlığı! 14 Mayıs 2020