Hikmet Altınkaynak

2 Temmuz: Dünya Aydınlanma Günü

02 Temmuz 2012 Pazartesi
Önceki hafta Mehmet Aksoyun yaptığı İlhan Selçuk ve Cumhuriyet Aydınlanmasını Yaratanlar Heykelinin aydınlanmanın yılmaz savunucusu İlhan Selçukun aramızdan ayrılışının ikinci yıldönümünde gerçekleştirilen açılış törenindeydim. Beşiktaş Belediyesi’nce Ulusa konan heykelin açılışını CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaptı: “O bir aydınlanmacı, devrimci, katıksız Mustafa Kemalciydi. Hayatının hiçbir döneminde düşüncelerinden ödün vermedi dedi.

Kalabalık nedeniyle heykeli yeterince yakından görememiştim. Daha sonra yeniden gidip heykele yakından baktım, elimi sürdüm. Penceresinden geleceğe bakan İlhan Selçukun gülümseyen ve biraz da hüzünlü yüzünü, İlhan Selçuku izleyen, gözleyen - Cumhuriyetin aydınlanmasına katkı veren Mustafa Kemal, Tevfik Fikret, Uğur Mumcu, Aziz Nesin, Muhsin Ertuğrul, Hasan Âli Yücel, Can Yücel, Turhan Selçuk, Muazzez İlmiye Çığ, İsmail Hakkı Tonguç, Halikarnas Balıkçısı, Vasıf Öngören, Sabahattin Eyüboğlu, Deniz Gezmiş, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat, Türkân Saylan, Genco Erkal, Rutkay Aziz, Tarık Akanı - gördüm. Taşa bu denli hayat veren Mehmet Aksoyun figüratif heykel sanatının önde gelenlerinden biri olduğunu daha da iyi anladım.

Aslında Aksoy, heykeltıraş olarak ilk adımlarını önce doğa tutkusuyla atıyor. Doğaya tutkusu 1960-1970 arasında yaptığı yapıtlarla başlıyor. 1970-1980 arası ise, sosyal ve siyasal ortam, Aksoyun figürlerinde yer alıyor. 1980-1990da barış ve sevgi teması öne çıkıyor. 1990dan sonra günümüze kadar geçen sürede ise, insan-doğa bütünlüğünün bozulmasına Aksoyun gösterdiği tepki heykellerine yansıyor. Mitoloji yoğun olarak ortaya çıkıyor. Yurtdışından dönüp de doğanın içine, Polenezköy yakınlarındaki Cumhuriyet Köyünde Böcek-evdediği atölye/evine yerleşip yaşamaya, heykel yapmaya koyulunca da Türkiyenin acı gerçekleriyle karşılaşıyor. Bu nedenle yakın dönem çalışmalarını doğaya ve yanı sıra da barışa adayan Aksoyun İlhan Selçuk ve Cumhuriyet Aydınlanmasını Yaratanlar Heykeli”, başlı başına bir başyapıt olarak karşımızda duruyor. Heykeli seyrederken, düşüncelerim 2 Temmuza gidiyor. Yazar arkadaşım Sadık Aslankara, geçen haftaki yazısında (Cumhuriyet Kitap Eki, 28 Haziran), bu günün Dünya Aydınlanma Günü olmasını öneriyordu.

2 Temmuzda Madımak Otelinde yanan yalnızca 33 aydın olmadı, aslında ülkenin geleceği de yandı, insanlığın insan olarak geliştirdiği değerleri de yandı.

Bu nedenle 2 Temmuza evrensel bir boyut kazandırıp Dünya Aydınlanma Günü denmesi ve bu günün etkin olarak kutlanması çok yerinde olur. Bu açıdan kalemini ve ömrünü aydınlanmaya adayan İlhan Selçuk ve Cumhuriyet Aydınlanması Heykeli de büyük önem taşıyor. Aradan geçen 19 yıl, bize 2 Temmuz Madımak acısının asla unutulamayacağını gösterdi. Nasıl unutulur ki Kim acısını unutabilir ki Hele de suçluların bir kısmının yakalanamamış, bir kısmının yeterince cezalandırılamamış olması, toplumun vicdanını sürekli kanatmaktadır. Yakalanamayan, yakalanması istenmeyenlerin yargıdan kaçırılması, zamanaşımı nedeniyle kurtarılmak istenmesi utanç vericidir.

Dünya Aydınlanma Günü toplumun temiz duygularının mihengi olarak topluma yol gösterecektir. Karanlığa itilmelere karşı uyarıcı olacaktır. Tıpkı İlhan Selçuk ve Cumhuriyet Aydınlanmasını Yaratanlar Heykelinin işlevi gibi bir bilinç taşıyıcılığı yapacaktır. Bizi yılda bir kez bile olsa, karanlığa karşı birleşmeye, güçlenmeye çağıracak, el ele olmamızı sağlayacaktır. Bu duygularla İlhan Selçuk ile Madımakta yitirdiklerimizi sevgi ve özlemle anarak, Dünya Aydınlanma Gününüzü kutluyorum. Evrensel sanatçı Mehmet Aksoyu da aydınlanmaya katkısı için yürekten alkışlıyorum.


Yazarın Son Yazıları

Yarın 24 Temmuz... 23 Temmuz 2020
Kısa yazmak... 16 Temmuz 2020
Yolculuk deyince... 9 Temmuz 2020
Bugün 2 Temmuz! 2 Temmuz 2020
İlhan Abi’yi okumak... 18 Haziran 2020
Korona sözlüğü 28 Mayıs 2020
Korona yalnızlığı! 14 Mayıs 2020