Arif Kızılyalın

Türkiye'nin futbol aklı Rıdvan Dilmen!

29 Nisan 2020 Çarşamba

“Türkiye’de ilk koronavirüs vakası çıktığında maçlar seyircisiz oynandı. Ortalık ayağa kalktı. Bana, federasyona, beddua ettiler. Şimdi 105 bin vaka varken kulüpler ‘oynayalım' diyorsa bunun tek nedeni paradır.."

Bu sözler ünlü futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen'e ait. Kimsenin söylemeye cesaret edemediğini dile getirdi NTV'deki Yüzde 100 programında; "Kral çıplak.." dedi bir anlamda.

Elbette eli çok güçlü Rıdvan Dilmen'in. Saray Başdanışmanları Hamza Yerlikaya ve Hidayet Türkoğlu alınmasınlar, Sayın Cumhurbaşkanı futbolla ilgili bir gelişme olduğunda Rıdvan Dilmen'i arıyor ya da Rıdvan Hoca, ara sıra futbol dünyasında olup biteni paylaşma adına Recep Tayyip Erdoğan'la maç sohbetinde bulunuyor.

Emin olun ki, Rıdvan Dilmen liglerin başlayıp, başlamaması üzerine kopan fırtınayla alakalı açıklamayı yapmadan, Türk futbolunun 'hali pür meali'ni en az 3-4 kez istişare etmiştir devlet büyükleriyle. Hatta demiştir ki, "Efendim, hastalıkla mücadele ediyoruz, ama maddi yapılarıyla komadaki kulüplerin de yaşaması için maç yapmaları gerek, bana gelen ricalar bu noktada.."

İşin şakası bir yana, futbol yakın bir gelecekte yeniden oynanmaya başlamazsa, kulüpleri büyük bir ekonomik çöküş bekliyor. Çünkü, yıllardır o kadar kötü yönetildiler ki, üfleseniz düşecek haldeler. Sıcak para durdu mu, vay hallerine! Ne futbolcu maaşı ödeyebilirler, ne tesislerin elektrik parasını! Tek kurtuluşları naklen yayından gelecek para ve sponsor katkıları..

İşte bu yüzden Rıdvan Dilmen, çıkıp "kral çıplak" demiştir!

Elbette ülke futbolunun kapısına kilidi vuracak değiliz, ancak TFF ile Kulüpler Birliği Vakfı'nın kriz yönetimi gerçekten zayıf. Pandeminin neredeyse ilk bir ayını 'bekleyerek' geçirdiler, sonra yayıncı kuruluş beIN Sports, hak edişleri ödemeyince bastılar feryadı. Çünkü futbolcu evde de kalsa sözleşmesi işliyordu, hatta alacağını tahsil edemeyen bazı ünlü futbolcular sözleşmelerini iptal bile ettirmişti. Böyle olunca da alelacele toplantılar yapıldı, Bilim Kurulu ile istişare edilmeden 12 Haziran tarihi dillendirilmeye başlandı; 'oynansın da nasıl oynanırsa oynansın' görüşü ağırlık kazanınca da Bilim Kurulu, "Bir durun" sinyali verdi. Bu mesaj üzerine de 'Haziran olmazsa, Temmuz' fikri ortaya atıldı.

Hatta, Almanya'nın uygulayacağı pandemi yönetmeliğinin bir benzeri bile yazıldı; karbon kopya şekli ile...

İyi de, liglerin başlamasına ilişkin özellikle 'tarih'le ilgili açıklama yapmak çok doğru değil; çünkü insanlar beklentiye girer ve eğer düdük çalmazsa da daha büyük bir çöküntü yaşanır.

İşte bu yüzden ortak bir futbol aklı üretmeliyiz!

TFF gibi sadece Almanya’nın pandemi yönetmeliğini tercüme edip üzerine biraz dezenfektan sıkarak Türk futbolunu kurtaramayız!

Futbol aklı demişken; geçen hafta, ligin kalan bölümü için "zaman-mekan" tartışması yapıldı. Önce bazı divaneler, "Alanya-Antalya" fikrini ortaya attı; neymiş, her takım ayrı otelde kamp yapar, o otellerin sahalarında idmanlarını gerçekleştirir, Haziran 15 - Temmuz 15 arasında da haftada 2 maça ligi bitirirlermiş; sanıyorum turizmci gazı ile ortaya atılan bir görüştü bu. Allahtan futbolun önünü, arkasını iyi bilen Sergen Yalçın hoca çıktı, "Haziran-Temmuz'da Antalya'da maç intihar" dedi de konu rafa kalktı. Kalkmasaydı, inanın korona kadar zararı dokunurdu 40 derecedeki futbol sporcu sağlığına!


Yazarın Son Yazıları

Muslera'yı kim sakatladı? 14 Haziran 2020
Kural tanımayan futbol! 9 Haziran 2020
Oynatmaya az kaldı 5 Mayıs 2020
'Daha modern' olimpiyat! 22 Nisan 2020
‘İhtiyat akçesi’ 31 Mart 2020