Arif Kızılyalın

TFF’nin üst aklı kim?

18 Ağustos 2020 Salı

Türkiye’de futbolun kim tarafından yönetildiği büyük bir muammadır; kimi siyaseti işaret eder, kimi sarayı. Dedikodu bunlar elbette. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye de bir atasözümüz vardır. Son 1-2 yıldır Türkiye’de futbolu TFF yönetmiyor; sadece idare eder gibi yapıyor. Nihat Özdemir ve yönetici arkadaşlar alınmasın, bir iki teknik konu dışında ne yazık ki alınan bütün kararlarda TFF çatısı dışından birilerinin payı var. TFF, yabancı sınırı getirdi, 1 ay geçmeden kalktı, TFF Başkanı, “Küme düşmenin kaldırılması teklif edilemez” dedi, tüm liglerde düşme kaldırıldı, harcama limitleri esnemez diye diretiyorlar, o da eli kulağındadır, yüzde 15’lik pay 30’lara çıkar. Peki, Özdemir ve icra kurulu yönetemiyorsa futbolu, ‘esas aktör’ kim? Kulüpler Birliği şu sıralar lig organizasyonunda ipleri ele almış. Her söylediklerini yaptırıyorlar; kamuoyunun nabzını tutup, bir karar alıyorlar, TFF’ye, “Bu böyle olmalı” ricasını iletiyorlar ve TFF de uyguluyor. Peki, Kulüpler Birliği’nin içindeki üst akıl kim? Kulüpler Birliği’nde topa basan, oyun kuran 4 büyüklerin başkanları değil, Başakşehir, Sivas hiç değil. Başkan Mehmet Sepil de mantıklı fikirlere evet diyen arabulucu pozisyonunda. Türk futbolundaki hayati kararları ortaya atan ve kabul ettiren kişi Kasımpaşa yöneticisi Fatih Saraç. Bir ara Ciner yayıncılıktaki pozisyonu gereği adı siyasette geçen o günlerden sonra politik mecradan uzaklaşıp hayatını spora adayan Saraç, son dönemde futbolun perde arkasındaki patronu. Ne fikir ortaya atsa kabul gördü. Çünkü, elinde telefon 7 gün 24 saat kulüpleri arıyor, dert dinliyor, sentezliyor, yazışmaları ayarlıyor ardından da Kulüpler Birliği’nde gündeme getirip, talebi bir şekilde hayata geçirtiyor, hatta kulüpler birliğindeki kavgalıları barıştırıyor! TFF’de değişim yaşanacaksa yeni Başkan Fatih Saraç’tan başkası olmaz! Kulüpler Birliği’nin TFF Genel Kurulu’ndaki oy potansiyeli düşünülürse, bu ismi bir kenara yazın! Söz TFF’den açılmışken, baba-oğul hakemlerin aynı klasmanda maç yönetmesine engel getirdiler, bir de TV-gazete yorumculuğu yapanların gözlemci-temsilci olmasının yolunu tıkadılar. Bir insanın yolunu mesleği nedeniyle kapayamazsınız, bir başkasını babası, bir diğerini de oğlu nedeniyle engelleyemezsiniz. Bu ortaçağ kafasıdır. 

Bir paragraf da PAOK-Beşiktaş maçı için; Yunan takımını beli silahlı Başkanı Savvidis, geçen gün güya futbolculara bir mektup yazıp, “Büyük Yunanistan” çağrısında bulundu. O mektubun neyi amaçladığı, kimleri galeyana getirmek istediğini biliyoruz, ne var ki bizimkilerden ses çıkmadı. Diyelim ki Beşiktaş transfere dalmış gözden kaçırdı konuyu, TFF’nin dış ilişkiler sorumluları ne iş yapar? UEFA’yı arayıp bilgilendirdiler ve tarafsız saha talebinde bulundular mı? Yoksa seyircisiz de olsa Beşiktaş’ı ateşin ortasına mı atacağız? Futbol meraklısı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu en iyisi şu işe el atsın! 


Yazarın Son Yazıları

Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020
Futbolu TFF mi yönetiyor? 1 Ağustos 2020