Arif Kızılyalın

Muslera'yı kim sakatladı?

14 Haziran 2020 Pazar

Zirve paydaşları Trabzonspor'la Başakşehir'in kazandığı haftada Galatasaray Rizespor deplasmanında ne yapacaktı?

Maçın ilk dakikalarında yanıt aranan soru buydu; taa ki 14. dakikaya kadar; Muslera'nın sakatlandığı ve ayağındaki 2 kırıkla Rize Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı ana dek.

O an maç artık 2. plandaydı.

Tüm Türkiye Muslera'nın sakatlığına odaklandı; Uruguaylı file bekçisi kasıtlı mı, kazara mı sakatlanmıştı?

Önce şunu belirtmekte fayda var ki orada pozisyona giren Rizesporlu Skoda'nın günahı yok. Şutunu attı, sakatlanmamak için dizini uzattı, darbe Muslera'nın bileğiyle fibula kemiğinin buluştuğu yere geldi.

Ayağı kırılmıştı Muslera'nın.

Sadece iyi bir kaleci değildi Muslera, her camianın saygısını kazanan bir isimde, Galatasaraylılar çöktü, Rizelilerin beti benzi kaçtı.

Evet, darbeyi yapan Skoda'nın hırsından başka kabahati yok, hırs da futbolculuğun gereği.

Ne var ki Muslera'nın sakatlığına futbolun o çirkin endüstriyel tarafı neden oldu.

Evet, FIFA'ya her geçen gün kural dayatan IFAB, 1.5 yıldır yardımcı hakemlere diyor ki, "Ofsaytsa bile bayrağını kaldırma, pozisyon bitsin VAR'a bakarsın.."

Yani gol olsun, olmasa da yalandan sevinilsin, reyting yapılsın!

Oysa futbol bildik kurallarla oynansa, Erdinç Sezertam gibi 3. sınıf bir yardımcı hakem bile o ofsaytı kaldırır; Muslera da olmayan pozisyona kurban gitmezdi...

Şimdi Galatasaray mı başvurur, yoksa iktidara şirin gözükmek için taklalar atan TFF mi bilinmez. önce FIFA'ya, sonra IFAB'a bu pozisyonun video görüntüsü ile başvurup bu hatalı kararı düzelttirebilir.

Kim bilir belki de Muslera'nın sakatlığı bir yanlışı düzeltir!

Bu arada geçen yıl ligin sonlarında Emre Akbaba'nın Rize'de ayağının kırıldığını Rize vilayetinin sporcu sağlığı bağlamında Galatasaray'a iyi gelmediğini de belirtelim. Muslera'nın ardından bugünkü maçta Andone'nin de diz yan bağlarından sakatlanması ise gerçekten bir tür uğursuzluk olsa gerek.

Maça gelirsek; Galatasaray belli ki hem fizikçe hem kafaca hazır değildi. Yoksa şampiyonluk kovalayan bir takım bu kadar edilgen futbol sergilemez. Etken hale geçemediler. Marcao'suz savunmaya çözüm bulamamış Fatih Terim, Ahmet kötü, onun yerine çekilen Lemina daha kötüydü. Ligin ikinci yarısında fırtına gibi esen o orta saha ise gitmiş yerine topu dürterek oynayanlar ordusu gelmiş. Keza takımı son haftalarda uçuran Onyekuru da galiba en kötü maçını oynadı; oyun disiplini ise hiç yoktu!

Evet, Galatasaray kaybetti; sadece maçı değil, en iyi oyuncusu Muslera'yı, moralini ve en önemlisi umudunu!


Yazarın Son Yazıları

Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020
Futbolu TFF mi yönetiyor? 1 Ağustos 2020