Arif Kızılyalın

Liverpool'un şehir kültürü ve 'ilgisiz' TFF!

14 Nisan 2020 Salı

Prof. Dr. Vamık Volkan dünyaca ünlü bir psikanalist. Geçen hafta Habertürk'e çıktı. Koronavirüs salgınının, dünyada bugüne kadar görülen tüm felaketlerin önünde bir toplumsal çöküşe yol açacağını söyledi ve ekledi: "Kayıplarımız olacak, maddi ve manevi, bunların, geçmişimizin yasını tutarak, ders çıkartarak, en önemlisi toplumun tüm paydaşlarına sarılarak aşacağız bugünleri. Başka da çare yok." Kayıp sonrası yaşamdaki birliktelik olgusuna ilk örnekler verilmeye başladı Batı toplumlarında. Örneğin, Liverpool, milyar sterlinlik zararının faturasını kulübün en alt seviyesinde çalışanlara kesmeye kalkıp ücretsiz izin uygulamasını başlatmıştı. Bu eşyanın tabiatına aykırı bir durumdu. Kulüp belki Amerikalı bir patronun parası ile dönüyordu ama üyeler ve taraftar, alın terinin yanındaydı. Şehrin emekçi kültürü ağır bastı. Kulüp özür diledi, CEO Peter Moore kesilmesi gereken bir fatura varsa önce İngiltere lig birliğine gidileceğini işaret etti. Umarız Liverpool'un bu tavrı tüm kulüplere, şirketlere örnek olur.

Dünya kulüplerinin yaşadığı ekonomik kriz, bizde de yavaş yavaş etkisini gösterecek. Çünkü futbol sistemimiz, günlük yaşamaya alıştı. Geçenlerde beIN Sports, futbol kulüplerinin sözleşme gereği hak edişi olan 200 milyonluk nisan ayı taksidini yatırmayacağını, bu şartlarda mayıs ve hazirandaki ödeme takviminin para aktarımına uygun olmadığını duyurdu. Türk futbolunun iflas bayrağını çekmesi anlamı taşıyan bu gelişme için elini kıpırdatan oldu mu? Olduysa da kimsenin haberi yok! Çünkü TFF, yarınların yol haritasına ilişkin bir girişimde bulunmadı. Galiba Nihat Özdemir Başkanlığı'ndaki TFF, Alman ya da İspanyol federasyonunlarının Katarlıları arayıp, "Ödeyin şu TFF'nin parasını" demesini bekliyor! Ortada mücbir sebeb var, ancak TFF'nin de Anayasal güvence ile korunan bir yapısı ve kulüplerin "hakkını aramak" gibi bir yükümlülüğü söz konusu. Güzellikle mi anlaşırlar, yoksa ellerindeki banka teminat mektubunu mu bozdurmakla tehdit ederler bilinmez, 3 ayı içeren 600 milyonun makul bir tutarı kulüplere ödenmezse çatı çöker, işin kötüsü parasız kalan bizim camialar faturayı çalışanlarına kesecekleri için kara bir tablo yaşar Türk sporunun emekçi tarafı! O yüzden Sayın Özdemir, Katarlı yayıncının yakasına yapışmak zorunda. "Sen nasıl Türk futbolu sayesinde abone yaptığın üyelerinden paranı tahsil ediyorsan, reklam kuşağından şu kadar milyon kazanıyorsan, anlaşmana sadık kal" demeli TFF.

Üstelik Kulüpler Birliği de beIN Sports'a, "Paramızı ödeyin" restini çekmişken!

Sayın Özdemir bu adımı atar mı bilinmez, ama Türk halkı, bugünleri ve yaşananları da asla unutmaz! Prof. Vamık Volkan'ın dediği gibi, birbirimiz için hareket etmenin tam zamanı!


Yazarın Son Yazıları

Muslera'yı kim sakatladı? 14 Haziran 2020
Kural tanımayan futbol! 9 Haziran 2020
Oynatmaya az kaldı 5 Mayıs 2020
'Daha modern' olimpiyat! 22 Nisan 2020