Alev Coşkun

Türkiye’nin toplumsal koşulları CHP’yi umut partisine dönüştürdü: Karaoğlan rüzgârı esiyor

22 Temmuz 2020 Çarşamba

CHP’nin yeni kurultayı 25-26 Temmuz’da çok zor bir dönemde toplanıyor. Medyaya baskıların yoğunlaştığı, televizyon kanallarına cezaların verildiği, baroların bölünmek istendiği, tek adama dayalı sistemin uygulandığı bir dönemdeyiz. CHP kurultayının Türkiye’ye demokrasi yolunda öncü ve örnek olmasını diliyoruz. 

1977 SEÇİMLERİ

Milliyetçi Cephe Hükümeti, seçimlerin 5 Haziran 1977’de yapılmasına karar verdi.

 Halk, CHP’ye ilgisini gösteriyor, dağ-taş, “Karaoğlan Ecevit” yazılarıyla donatılıyordu. Türkiye’nin toplumsal koşulları çerçevesinde CHP umut olmuştu.

1977 seçimlerinde tüm illerde önseçim yapıldı. CHP Genel Merkezi tüm Türkiye’de sadece 11 adet kontenjan kullanabildi. Daha fazlasına örgüt izin vermiyordu. Kontenjandan milletvekili listelerine konulanların isimleri aşağıda veriliyor:

Hikmet Çetin (Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı), Altan Öymen (Gazeteci), Kemal Kayacan (Amiral, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı), İrfan Özaydınlı (Hava Korgenerali, Eskişehir Hava Üssü Komutanı), Bayram Turan Çetin (Vali), Prof. Gündüz Ökçün (SBF Öğretim Üyesi), Zeki Eroğlu (Almanya’da İşçi), Sevil Korum (DPT Uzmanı), Prof. Ahmet Taner Kışlalı (Hacettep Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Gazeteci), Lütfi Doğan (Diyanet İşleri Başkanı), Prof. Kenan Bulutoğlu (Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi).

1973 ve 1977 seçimlerinde kontenjandan milletvekili olan bu 22 kişiden 12’si çeşitli yıllarda bakanlık yapmış, ikisi CHP Genel Başkanı olmuş, 12’si de önseçimlere girmiş ve tekrar seçilmişlerdir.

ECEVİT’E SUİKAST GİRİŞİMLERİ

Seçimler sürerken CHP’nin iktidar olacağı anlaşılmıştı. Bu halk desteği karşısında kontrgerilla tuzakları da ortaya çıkmaya başladı.

Ecevit, İzmir Havaalanı’nda bir komplo ile karşılaşmış, kontrgerillanın kurşunundan bir rastlantı sonucu kurtulmuştu. Polisin tabancasından çıkan kurşun, Ecevit’in arkadaşı Mehmet İsvan’ın dizine saplanmış ve İsvan hastaneye kaldırılmıştı. Bu konuda tartışma sürerken Ecevit’in Taksim’de yapacağı mitingin de ertelenmesi isteniyordu.

CHP’nin Taksim mitinginde CHP Genel Başkanı’na bir suikast yapılacağı söylentileri ortalığa yayılmıştı. Bu durum Başbakan Demirel tarafından resmi bir mektupla Ecevit’e bildirildi ve mitinge gitmemesi istendi.

Ecevit, tüm bunlara aldırış etmeden Taksim mitinginde yüz binlere karşı konuştu. Mitingde Ecevit, “Halk, bu bozuk düzene karşı geliyor, düzeni değiştirme kararı verdi. Bu durum beni aşar...” diyordu.

1977 SEÇİMLERİ VE CHP’NİN LİDERLİĞİ

5 Haziran 1977 günü yapılan genel seçimler sonucunda CHP yine en büyük parti oldu ama elde ettiği sayı “tek başına iktidar” olmak için yine yetmemiştir.

Uygulanan seçim sistemi, CHP’nin iktidara gelmesine engel oluyordu. 5 Haziran 1977 seçimlerinde, resmi sonuçlar şöyledir:

Seçimlere katılma oranı yüzde 72.4 olmuştu. Aynı gün 22 ilde yapılan Senato seçimlerinde AP yüzde 38.3 oy alırken CHP’nin oy oranı yüzde 41.4 olmuştu. Yüzde 33.3’ten yüzde 41.4’e yükselmişti.

Bu başarıda Ecevit faktörü, halka dönük “Ak Günler Bildirisi” CHP programı ve milletvekillerinin önseçimlerle saptanması en önemli rolü oynamıştı. Halk seçtiği milletvekili listesine sahip çıkıyordu.

CHP en yüksek oyu almasına karşın Meclis’te tek başına hükümet kurma yetkisini elde edememişti. Bu nedenle Ecevit, 1978 Ocak ayında dışarıdan takviyeli 3. Ecevit Hükümeti’ni kurdu.

12 EYLÜL 1980

12 Eylül öncesi Türkiye’de sağ-sol çatışması en üst düzeye tırmanmıştı. Daha sonra yazılan kitaplar, yapılan araştırmalarda, 12 Eylül öncesi bölünme ve çatışmalarda dış güçlerin etkileri açık olarak belirtilmiştir.

CHP iktidarına karşı TÜSİAD başta olmak üzere bir cephe oluşmuştu. Kıbrıs başarısı karşısında ABD, Türkiye’ye ambargo uyguluyordu. CHP ilk seçimde tek başına iktidar olacaktı. Dış güçler bunu engellemeye çalışıyorlardı.

12 Eylül askeri müdahalesi açıkça bir Atlantik ötesi planlama sonunda gerçekleşmişti.

12 Eylül 1980 askeri darbesi, CHP’yi ve tüm partileri kapattı. Ecevit ve Demirel Hamzaköy’de gözetim altına alındı.

PARTİLER KAPATILIYOR

12 Eylül 1980 askeri darbesi, CHP’yi ve tüm partileri kapattı. Ecevit ve Demirel Hamzaköy’de gözetim altına alındı.

1982 Anayasası 6 Kasım 1982 günü yapılan referandumla yürürlüğe girdi. Ecevit ve Demirel Hamzaköy’den bırakıldı ancak siyaset yapmaları yasaklandı. 

6 Haziran 1983 tarihinde Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu. Başkanlığa Erdal İnönü getirildi. Bu arada Necdet Calp da Halkçı Partiyi kurdu. 6 Kasım 1983’te yapılan genel seçimlere, SODEP ve Demirel’in kurduğu DYP seçimlere sokulmadı.

1980’den sonra sol oyların parçalanması için adeta yarış yapılıyordu. Halkçı Parti, SODEP, SHP, DSP partileri kurulmuştu.

CHP’nin mirası adeta paylaşılıyordu. 1980’den sonra kurulan sol partiler, onların kurultayları bu yazının kapsamını aşmaktadır. Bu konu ayrı ve titiz bir inceleme  gerektirir.

TÜM ÜYELERİN KATILIMI İLE LİSTE DÜZENLEMESİ

Bu yöntem, Türk siyasal tarihinde ilk kez 1987 seçimlerinde SHP tarafından uygulandı. SHP Genel Başkanı Erdal İnönü, tüm üyelerin katılımı ile yargıç denetiminde önseçim yapılması kararına öncülük etti. Örneğin İzmir’de Erdal İnönü’nün de aday olduğu Karşıyaka/ Bakırçay seçim çevresinde 24 bin üyenin katıldığı, yargıç denetiminde önseçim yapıldı.

Bu uygulama, delege ve tabanda büyük bir motivasyon (güdümleme) yarattı. CHP delegesi, kendi listesini kendisinin düzenlemesi nedeniyle çok mutlu olmuştu. Açıkça bu bir demokrasi şöleniydi. 

Seçim sonuçları SHP’yi bir anda ikinci parti düzeyine yükseltti. SHP yüzde 24.8, Demirel’in DYP’si yüzde 19.1 ve DSP yüzde 8.5 oy aldılar.

1989’DA YAKALANAN POTANSİYEL

1987 seçimlerinde yüzde 36.3 oy alan ANAP, tek başına iktidar oldu. Ancak SHP, yüzde 24.8, DSP ise yüzde 8.5 oy aldılar. Toplam sol oylar ANAP’a yakındı.

25 Haziran 1988 günü yapılan kurultayda  Erdal İnönü yeniden genel başkan, Deniz Baykal da genel sekreter seçildiler. Merkez Yönetim Kurulu Baykal’ın eline geçmişti.

1989 Yerel Yönetim seçimlerinde SHP İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep, Kayseri gibi 6 büyük belediye başkanlığını, ayrıca 39 il, 283 ilçe ve 327 belde belediye başkanlığını kazandı. DSP sadece 10 ilçe ve 28 belde belediye başkanlığını kazanmıştı. SHP genel oyların yüzde 28.7’sini alarak birinci parti konumuna yükselmişti.

Halk Erdal İnönü- Baykal ikilisini beğenmiş, tutmuştu.

Ancak siyasetin “benmerkezli ihrası” etkisini gösteriyor, SHP iki yıl içinde 4 kez kurultay yapıyordu. “Sabır” denilen kavram ortadan kaybolmuş, illa genel başkan olma hırsı SHP’yi dış çalışmalardan ziyade iç mücadeleye yöneltmişti. Kuşkusuz bu dönemin de objektif tarihinin yazılması gerekir. 

CHP’NİN YENİDEN AÇILIŞI

CHP’nin yeniden açılış kurultayı Atatürk Spor Salonu’nda toplandı. Genel başkanlık yarışını Erol Tuncer’e karşı Deniz Baykal az bir farkla kazandı.

1990-2010 arasının analizi kuşkusuz ayrı bir yazı dizisinin konusudur.

CHP’NİN SON ZAFERİ

CHP, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde çok önemli bir başarı kazanmıştır. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Muğla, Hatay, Mersin, Çanakkale gibi en önemli kentler kazanılmıştır. 


Bu başarının sürdürülmesi gereklidir. Türk demokrasisinin gelişimi ve sağlığı için bu gereklidir.

Ekrem İmamoğlu,  İstanbul’da 23 Haziran 2019’da yenilenen seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Zaferini halkla kutladı.

SİYASİ PARTİLER YASASI

12 Eylül 1980 Darbesi’nin demokratikleşme yönünden en olumsuz sonuçlarından birisi, Siyasi Partiler Kanunu’dur (SPK). Bu yasa, partilerin genel merkezlerine olağanüstü yetkiler tanımıştır.

12 Eylül 1980’den önce, partilerde önseçim bir ilke idi, bir temel kuraldı. 


12 Eylül bütün bu uygulamaların üstünden silindir gibi geçmiştir. SPK’de eskiden olduğu gibi bugün de önseçim olmasına karşın, 12 Eylül öncesinin aksine, merkez yoklaması esas, önseçim istisna bir uygulamaya dönüşmüştür. 

KILIÇDAROĞLU’NUN ÖNERİSİ

HP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdar-oğlu, haziran ayı başında, demokratik yaşamımız açısından son derece önemli iki öneri ileriye sürdü. 

1. Yüzde 10 barajını kaldıralım, yüzde 7, yüzde 5 ya da yüzde 3’e indirelim.

2. Milletvekillerini parti lideri değil millet belirlesin.

Bu öneriler son derece önemlidir. Bu nedenle, 11 Haziran 2020 tarihli gazetemizde “Kılıçdaroğlu’ndan Önemli İki Öneri” başlığı ile Olayların Ardındaki Gerçek sütununda bu konu ele alındı ve bu öneriler nedeniyle demokratikleşme yolunda Kılıçdaroğlu’nun son derece önemli ve ileri bir adım attığı belirtildi.

1980’den sonra önseçim kurumu ortadan kalktığı için açıkça söylemeliyiz ki her partide “lider sultası” doğdu. Bu durum özellikle CHP tabanında hoşnutsuzluk yaratmıştı. Son on yıldır önseçim yapılmıyor.

Sonuçta halkla Meclis yabancılaştı. Halkla Meclis arasına engel konuldu, halkla Meclis arasına duvar örüldü.

Delegeler ya da tüm üyelerin katılımı ile yapılacak önseçimler demokrasiyi gerçekleştirecek ve Meclis’i halkla tekrar barıştıracaktır.

Seçim barajı konusuna gelirsek, Türkiye’de uygulanan yüzde 10 seçim barajı çok yüksektir. Seçimde eşitlik ve adalet ilkesini zedeliyor. Bunun “makul”, “akılcı”, “mantıklı” bir düzeye indirilmesi gerekiyor. Böylesi yeni bir düzenlemenin, Türk demokrasisinin geleceği açısından sayılamayacak kadar çok yararı olacaktır.

CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, bu iki önerisini kurultay kararı olarak kurultaydan geçirirse CHP’nin önü açılacaktır. 


CHP’nin yeni kurultayı çok zor bir dönemde toplanıyor. Medyaya baskıların yoğunlaştığı, televizyon kanallarına cezaların verildiği, baroların bölünmek istendiği, tek adama dayalı bir sistemin uygulandığı bir dönemdeyiz. CHP kurultayının ülkemize  demokrasi yolunda öncü ve örnek olmasını diliyoruz.


Yazarın Son Yazıları

CHP 101 YAŞINDA 9 Eylül 2020
Zorunlu bir açıklama 29 Mayıs 2020