Bilim de düşman mı sayılıyor?

02 Kasım 2020 Pazartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “fikri iktidar olamadık” sözlerinden kendilerine görev çıkaranlar toplantılar düzenliyorlar.

Kütahya’da Dumlupınar Üniversitesi bu toplantıların ilkini yaptı. Yenileri de olacak gibi görünüyor.

Savları hep aynı temele oturuyor:

Batı bütün ilmini İslamdan aldı.

Batı’dan çarpık ideolojiler ve taklitçilik geldi.

Biz, köklerimize, kendi aslımıza dönmeliyiz.

Pozitivizm denen akım, inancı inkâr etmektedir.

Şimdi, düzenledikleri toplantılarla bu savlarını kanıtlamaya çalışıyorlar.

Pozitivizm, gözlemlere, deneylere, kanıtlara dayalı akıl yürütme ile sorgulama ile araştırma ile gerçeklere ulaşmayı amaçlayan bilimsel yöntemin anahtarı.

Bunu reddedip akıl yürütme yolunu bırakıp inançla dünyayı açıklamaya kalkarsanız dogmalara saplanmanız kaçınılmaz.

Bilim yolundan kaçınmanız size hiçbir şey kazandırmaz.

Gerçeklere gözünüzü kapatsanız da o gerçek gelir sizi bulur.

Depremler ve Covid-19 pandemisi

İzmir yöremizde büyük bir deprem oldu. Can kayıplarımızı, yıkılan yapılarımızı üzüntüyle yaşadık.

Açıklamalar hep bilimden geldi.

Jeologlarımız, inşaat mühendislerimiz, alanın uzmanları, fay hatlarındaki kırılmaları açıkladılar. Yapıların zemin etütlerini sorguladılar. Temelin nasıl yapılması gerektiği, kullanılan malzeme, depremi düşünen yapı sistemi sorgulandı.

Bilim konuştu, bilim ne olduğunu açıkladı, bilim ne olacağını anlattı.

Siz bu bilimin dayanağı olan “pozitivizm”i kötüleyerek ne yapmak istiyorsunuz?

Sormayalım mı? Araştırmayalım mı? Fay kırılmalarını kabul etmeyelim mi? Dogmalara mı sığınalım? 

Olay budur.

Gelelim Covid-19 pandemisine.

Neden maske takıyorsunuz? Onun yerine muska takmayı neden düşünmüyorsunuz?

Maske takıyorsunuz, çünkü onun virüsten koruduğunu çok iyi biliyorsunuz.

Neden o kötülediğiniz Batı’dan gelecek olan aşıyı bekliyorsunuz?

Fransa’dan Pastör Enstitüsü’nden gelecek aşıyı kullanmayacak mısınız?

Elbette kullanacaksınız. Çünkü o aşının koruyucu olacağını biliyorsunuz. 

Çocuklarınızı o kötülediğiniz Amerika’lara, Avrupa’lara gönderdiniz. 

Hastalıklarınız için, o kötülediğiniz ülkelerde çare aradınız.

Bilimin ne olduğunu çok iyi biliyorsunuz.

Ama iş toplumu uyutmaya gelince, inkârcılığın sonu gelmiyor.

Ama ekonomi de sizin martavallarınızla yürümüyor.

Çünkü, ekonomi de bilimdir

1 ABD Doları 8.35 TL. (31 Ekim 2020.)

Kimse ücretini dolarla almıyor elbette.

Ama doğalgaz dolara ayarlı.

Benzin- mazot dolara ayarlı.

Elektrik dolara ayarlı.

Tarımın girdileri, endüstrinin kullandıkları dolara ayarlı.

Çarşı pazar fiyatlarla ateş almış.

İşsizlik yangın gibi ortalığı kasmış kavurmuş.

Saray’ın pembe gözlüklerini takanlara göre “her şey çok iyi, daha da iyiye gidiyor”.

Bunları inanmadan söylüyorlarsa kötü.

Eğer inanarak söylüyorlarsa daha da kötü.

Hani, faizler düşerse enflasyon da düşerdi!

Hani, dolar daha da düşecekti, millete dolar sattırdılar.

İş geldi, dolarla alınan çantanın tartışmasına dayandı.

Marka mıydı, çakma mıydı, konuşulup duruluyor.

Siz ekmeğe bakın, ekmeğe.

Siz, ete, ota, peynire, süte bakın.

Kendinizi aldatırsınız ama bu halkı artık aldatamazsınız.

Çünkü, ekonomi bilimdir. İnkâr etmek size bir şey kazandırmaz.

Ya muhalefet?

Neden iktidar bu kadar pervasız?

Aklına geleni yapıyor, ağzına geleni söylüyor da neden?

Çünkü, karşısında güçlü bir direnç görmüyor.

Güçlü bir direnç.

Atatürk Cumhuriyeti’ni temsil eden güçlü, azimli, kararlı direnç.

Laik Cumhuriyeti coşkuyla paylaşan, toplumun sürüklendiği darboğaza kararlılıkla karşı çıkan güçlü bir direnç.

Tarikatlardan, cemaatlerden oy beklemeyen, halkın sağduyusuna iktidar kararlılığıyla, gür sesiyle ulaşan güçlü direnç.

İktidar olduğu zaman ne yapacağını mırıltılarla değil, haykırışlarla açıklayan, ilkelerini doğrudan açıklamaktan korkmayan cesur bir güçlü direnç.

İşte ortada bu muhalefet yok.

Sadece konuşarak muhalefet olunmaz.

Muhalefet, halkın arasındaki yapıcılıktır.

Muhalefet halka güven veren öncülüktür.

Muhalefet halkın özlediği tutarlılıktır.

O zaman iktidar olursunuz.

Güvenilmez ortaklarla değil, kendi özgüveninizle yürüdüğünüz zaman iktidar olursunuz.

Ancak o zaman...


Yazarın Son Yazıları

Tarafsız olmak mı?.. 25 Ocak 2021
Lümpen - politika... 18 Ocak 2021
Vicdan yükü... 11 Ocak 2021
Dayanışma... 4 Ocak 2021
Mutasyon... 28 Aralık 2020
Bitirmeyi bilmemek... 30 Kasım 2020
Mafya... 23 Kasım 2020
Ertesi gün sendromu... 16 Kasım 2020
Kölelik kalktı mı? 9 Kasım 2020
İllüzyon... 19 Ekim 2020