Bayramınız kutlu olsun...

25 Mayıs 2020 Pazartesi

Dürüst gazeteciler hapiste. Unutmuyoruz.

Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Murat Ağırel, Hülya Kılınç.

Doğruları yazdılar. Kitapları var. Haberler verdiler. Toplumu aydınlattılar.

Suçlandılar, hapsedildiler. Bayramı orada geçirecekler.

Osman Kavala hapiste. Sivil toplum kuruluşu yöneticisi. Suçlandığı konulardan beraat ediyor ama hapisten çıkamıyor.

Selahattin Demirtaş hapiste. Terör örgütü ile ilgisi bulunamıyor ama olsun hapisten çıkamıyor. “Seni başkan yaptırmayacağız” sözü onun bağışlanmaz suçu.

Yasal suçu kanıtlayamayan hiç kimse hapiste olmamalıdır. Adalet güvencesi bir toplumun temel değeridir.

Adaletin olmadığı yerde bayramlar da bayram olamaz.

Fıstıklı baklava yemekle bayram kutlu olmaz.

Bayram, kardeşlikle, adaletle, güvenle, paylaşılmış refahla kutlanır.

Ancak bunlar ülkemde sağlandığı zaman size,

Bayramınız kutlu olsun” diyeceğim.

Gençlerimizin bayramı mı?

Gençlerimiz mutlu değil.

Bütün araştırmalar bunu gösteriyor.

Neden ve nasıl mutlu olsunlar ki?

Bu ülkede üniversite eğitimini bitirip meslek sahibi olanların bir hedefi vardı.

Çalışacaklar, kazançlarıyla bağımsız bir yaşamları olacak.

Aile kuracaklar, ev alacaklar, arabaları olacak, çocuklarını büyütüp yetiştirecekler.

Böyle hayalleri vardı gençlerimizin. Bu hayalleri için çalışıyorlardı.

Artık gençlerimizin bu hayalleri gerçekleşmiyor.

Bu ülkede genç işsizliği en yüksek işsizlik oranında.

Her üç gençten biri iş bulamıyor.

Üniversite bitirmiş dört gençten birisi işsiz.

Kendi eğitim gördüğü dalda iş bulan genç sayısı daha da düşük.

Gençler geleceklerini yurtdışında görüyor.

Amerika, Kanada, Avrupa.

Onları kim suçlayabilir?

Ülkemde iş bulmak, işinde güvenli olmak artık iktidar gruplarına yakın olmakla eşdeğer.

İktidar, tarikatlarla cemaatlerin güdümünde.

Eğer o grupların birinin içinde değilsen iş bulman rastlantılara kalıyor.

İş piyasası artık işini hangi yetkinlikle, ne ölçüde nitelikle yaptığına değil, yöneten gruba ne ölçüde bağlı olduğuna bakanların elinde.

İşe alımlar liyakate değil, sadakate bağlanmış durumda

Gençler nasıl umutlu olsunlar?

Gençlerimize adaletli, güvenli, umutlu bir gelecek sağladığımız zaman, “Bayramınız kutlu olsun” diyeceğim.

***

Ramazan ayı boyunca oruç tutanlara soruyorum:

Oruç tutmak bir ibadettir.

Oruç tutmak sadece yememek, içmemek, sahurdan iftara kadar sabretmek değildir.

Oruç tutmak, aynı zamanda kötü düşünmemek, yalan konuşmamak, iftira atmamak, kalp kırmamak, insanlara eziyet etmemek demektir.

Şimdi, elinizi vicdanınıza koyarak cevap veriniz:

Oruç tutan iktidar sahipleri bu kutsal ay boyunca böyle mi davrandılar?

Kendinden olmayanları suçlarken orucun kutsallığını düşündüler mi?

Kendinden saymadıklarını aşağılarken söyledikleri sözlerin oruçlarına uymadığını hesaba kattılar mı?

Kendi yandaşlarına hesapları kitapları aşan paralar öderken bu haksızlıkların yanlışlığını bir an olsun düşündüler mi?

Hayır. Elbette ki hayır.

İktidar sahipleri bu güçlerini sadece ve sadece kendi iktidarlarının gücünü artırmak için kullandılar.

Onun için de iktidarları oldu ama itibarları kalmadı.

İtibarı kalmayanın iktidarı da kalmayacaktır.

Bunu da göreceğiz.

Peynir ekmek-hazır yemek...

Kahvaltı sofrası demek, peynir zeytin, ekmek ve çaydı.

Peynirin kilosu 50 lira.

Zeytinin kilosu 40 lira.

Fukara yemeğinin fasulyesi 24 lira.

Nohut 22 lira.

Bunların soğanı var, yağı var, pişiren ateşin bedeli var.

Bayramda baklava 140 lira.

Ekonomi halkın refahı için değil, paranın daha az elde çoğalması için çalışıyor.

Emeğin değerli olduğu, emekçinin refahın ortağı yapıldığı zaman gelince “Bayramınız kutlu olsun” diyeceğim.

Uygar bir geleceğin kararı ile “Bayramınız kutlu olsun”...


Yazarın Son Yazıları

İllüzyon... 19 Ekim 2020
Atatürk fenomeni... 21 Eylül 2020
30 Ağustos’u kutlamak... 31 Ağustos 2020
Müjde!... 24 Ağustos 2020
Lider-başkan -yönetici... 17 Ağustos 2020
Uğur Celasun’u yazmak... 3 Ağustos 2020