Kılavuzu karga olanın...
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Kılavuzu karga olanın...

16.07.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP iktidarının rejim değişikliğini sağlamasının yolu, 2010 referandumunda açıldı. Bu tarihte 1923’te kurulan Cumhuriyetin sonlanmasının önü açıldı. Şu halde, o gün kalem oynatan, fikir söyleyen, siyaset yapan, toplum önüne çıkan herkes sorumluluk almış demektir. Kimse “kandırıldım” diyerek buradan sıyıramaz. Son günlerde yapılan tartışmalara bu ölçüyle yaklaşmak gerekir. Elbette insanlar yanlış yapabilir; ancak hangi konuda, ne tür niyetle tutum takındığınız kim olduğunuzu belirler.

Dönemin yazar-çizer tayfası “liberal salgın”dan hayli etkilenmişti. Güçlü Erdoğan figürünün ardına saklanıp tarihsel öç alma hayali içindeydiler. Oysa siyasal İslam hareketi kendi ajandasına sıkı sıkıya bağlıydı. Kaldı ki Erdoğan gibi güçlü, baskın bir siyasetçinin hepsinden deneyimli olduğunu görmemek körlüktür. “12 Eylül ile hesaplaşıyoruz, vesayet düzeni bitiyor” söylemi etrafında toplanan tayfa, şimdi çoğunlukla ya “kullanışlı aptalız” türü mizahi savunmalar yapıyor, ya da dünü unutturmak için türlü taklalar atıyor

***

Hasan Cemal örneği ibretliktir! Tüm yaşamı yanlış tahliller, kararlarla geçmiş bir gazeteciden söz ediyoruz. Sandı ki “Adalet Yürüyüşü”ne katılmak onu siyasal yanlışlarından arındıracak. Oysa takındığı tutumun sonuçlarını daha yeni görüyoruz. Erdoğan’ın kendisine “ağabey” diye hitap etmesinden etkilenmiş zamanında belli ki! O sıfat ancak kullanışlı olduğu süre için geçerliydi. İşlevi tamamlanınca kenara itildi, benzer durumda olan diğer isimler gibi.

Cemal, bugünlerde “kimse bir şey yapmasa bile bu iktidar gidici” türünde yazılar kaleme alıyor. Elbette Cemal’e özel husumetle vermiyorum örneği, benzer kanıda olan çok kimseye rastlıyorum. Yine büyük yanılgı içindeler. Erdoğan, yeni düzeni inşa ederken tüm bunları hesaba katmıştır. Gerçek, güçlü siyasal mücadele olmaksızın Erdoğan kaybetmez. Devletin tüm olanakları elinde, dahası kapitalizmin gereğini eksiksiz yerine getiriyor. Hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Salgın günlerinde hangi kararları alıp uyguladığına bakın, dediğim açıkça görülür.

***

Sorun siyasal hareketlerin kimin kılavuzluğunda yol aldığıyla ilgili. Mücadelesiz sonuç almak mümkün değildir. Düzen tamamen değişmişken, basın tutsak edilmişken, hukuk iktidarın sopasına dönmüşken, bu yersiz iyimserliği anlamak mümkün değil! Diyeceğim; kimle, hangi koşullarda, ne tür konularda “ittifak” yapıldığı önemlidir. Topluma tek bir reçete varmış gibi davranmak, bir de bunu “yetmez ama evet” ekibiyle yapmak, baştan yenilgiyi kabul etmek demektir. Doğrusu tam tersidir.

***

Eleştiri yapmak değerlidir, ancak oraya sıkışmak kolaycılıktır. Kriz dönemleri beraberinde çözüm koşullarını da doğurur. Toplum kaba ayrımla ikiye bölünüyorsa eğer bunun dışında seçenek olduğunu ortaya koymak gerekir. Örneğin ilkeleri net bir toplumsal manifesto yayımlanıp tüm ülkede, yerel ölçüde tartışılabilir. Örgütlü toplum her zaman güçlüdür, ses getirir. Bu süreçte arkaya itilen, emekçi hakları, Kürt sorunu gibi meselelerde kapsayıcı dil kullanmak mümkündür. Laiklikten herkes vazgeçerken, inatla “Cumhuriyet” vurgusu yapılıp bundan ne anlaşıldığı söylenebilir. AKP geniş ve mutlu yandaşlar yarattı, doğru. Bir o kadar da mutsuz, aidiyet duygusu örselenmiş kesim de var ama. Diyeceğim; eylemsizlik, nasılsa bataklıkta çırpındıkça batıyorlar, anlayışı çözüm değildir.

***

AKP’nin yarattığı seçkin (!) sınıf sık hata yapıyor, giderek artacak bu; benzerine rastlamadığımız görgüsüz, cahil bir kesim var. Bu çevrenin Erdoğan’ın en büyük sorunu olduğu anlaşıldı. Bir de dalkavuklar var. Öyle bir iklim yaratıyorlar ki sanki ülke güllük gülistanlık halde, herkes kötü, ama onlar iyiymiş gibi. Bu, siyasal körleşme sağlıyor. İnsanların yoksulluk, işsizlik benzeri sorunları kolluk kuvvetleriyle, mahkemelerle giderilemez. Buradan da sıkıntı çıkacak, net. Üstelik futboldan İstanbul Sözleşmesi’ne kadar her sorunu tek kişinin çözmesi imkânsız, bu yük taşınabilir değil. Tüm bunlara bakarak “sabır” diyemez siyaset kurumu. Eğer toplumun karşısına herkesin kendini bulacağı bir sözleşmeyle, reçeteyle çıkılmazsa ahali durumu kanıksar, güven duymaz.

***

Baykal hiçbir şey yapmadan, sadece Meclis dışında kaldığı için CHP’yi Türkiye’nin ikinci partisi yapmıştı. O günden bu yana çok şey yaşandı. Beklemenin böyle ödülleri vardır ama eğer doğru dürüst muhalefet yapmazsan, suç ortağı sayılırsın. Siyaset çözüm üretme işidir. Değişen dünyayı sığ dille, sınırlı bilgiyle kavramak mümkün değildir. Salt algı üzerinden bir yere dek yürümek mümkündür.

Muhalif yerel yönetimler önemli olanak yarattılar. Sözgelişi tüm belediyeler bir araya gelse, ortak iş yapsalar ve aldıkları kararlar, uygulamalar toplumla paylaşılsa somut adım olmaz mı? İşe tarımdan koyuluyorlar madem, neden kol kola, belli koordinasyonla yürümez işler. Ülkenin üreten, düşünen, yaratan, ekonomiye katkı sağlayan çok değerli kentlerinden somut aydınlanma çıkışı yapılabilir. Örgütlü olmak iyidir, bir başına kurulan düşler, geçici mutluluk sağlar.

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020