İktidar nasıl gider?

03 Eylül 2020 Perşembe

Bir iktidar, hem yöntem hem de izlediği politikalar açısından, nasıl geldiyse öyle gider!

***

Yöntem açısından, Erdoğan/AKP iktidarı da seçimle geldi, seçimle gidecek:

Kimsenin bundan kuşkusu olmasın.

Her ne kadar iktidar seçimi kendi lehine etkileyecek önemler alıyor ve alacaksa da...

Memnuniyetsizlik oranı çok yükseldiği zaman:

Seçim ortamı baskılansa da hatta 16 Nisan 2017 halkoylamasında yapıldığı gibi hem ortam baskılanıp hem de yasalara aykırı oy sayımı yapılsa bile, sonuç değişmez.

***

İzlediği politika açısından da nasıl geldiyse öyle gidecek:

Bakın neler vaat etmişti gelirken?

1) Temel Hak ve Özgürlüklerin genişletilmesi ve güvenceye alınması...

2) Demokratik Kurum ve Kuralların tam işletilmesi, iktidarın hesap verebilirliğinin artırılması...

3) Hukuk Devletinin daha adil, şeffaf ve etkin bir hale getirilerek güçlendirilmesi, yolsuzlukla mücadele...

4) AB’ye tam üyelik için çalışma, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygunluk ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarına saygı...

5) Daha istikrarlı bir ekonomi, daha ileri bir refah düzeyi, daha değerli bir Türk Lirası ve emek sömürüsüne son verilerek, gerçek Sosyal Adalet...

6) Daha etkin bir terörle mücadele...

7) Komşularla sıfır sorun...

8) Daha bağımsız ve daha barışçı dış politika... Peki, Erdoğan/AKP iktidarı bu politikalar bağlamında ülkeyi nerelere getirdi?

1) Temel Hak ve Özgürlükleri daha da daralttı, sansürü kurumlaştırdı..

2) Demokratik Kurum ve Kuralları tahrip etti, iktidarın hesap verebilirliğini minimuma indirdi. Parlamenter Demokrasiyi lağv etti, rejimi Şahıs Yönetimi’ne çevirdi.

3) Yargı bağımsızlığını yok etti, Hukuk Devleti’ni yozlaştırdı, siyasal iktidara bağladığı yargıyı kullanarak, TSK’yi, Üniversiteleri, medyayı dağıttı, tam denetimine aldı, yolsuzluklarla mücadeleyi zorlaştırdı.

4) Avrupa Birliği’ne tam üyeliği hayal haline getirdi, AİHM kararlarına direndi.

5) Ekonomiyi tam anlamıyla çökertti, Türk Lirası’nın değerini misliyle düşürdü, emekçileri iyice sömürdü, Sosyal Adaleti iyice bozdu.

6) Önce terörle müzakereye oturdu, güçlendirdi, sonra da masayı devirdi ve bazı meşru muhalifleri bile terörle suçlamaya başladı.

7) Bütün komşularla kavga etti, birçoğundaki dış temsilcileri bile geri çekti.

8) Dış politikada İhvancı yaklaşımla komşular dahil, herkesi kızdırdı. Suriye’de söylediklerinin hiçbirini yapamadı. Ortadoğu yetmiyormuş gibi Kuzey Afrika’ya da karıştı. ABD Başkanı’ndan garip bir mektup aldı. Rusya’dan satın aldığı füzeleri devreye sokamadı. ABD ve Almanya Devletleri kendi vatandaşları için yargıya müdahale etti. Suriye savaşının maliyetini, iltica isteyen milyonlarca nüfusla, ülkenin sırtına yükledi. 

Yani Erdoğan/AKP iktidarı “izlediği politikalar açısından” da söylediklerinin tam tersini yaptığı için “nasıl geldiyse öyle gidecek!

Bir başka deyişle, seçmen, Erdoğan’ı ve AKP’yi, verdiği sözlerden dolayı iktidara getirdi, bu sözlerini tutmadığı hatta bunların tam tersini yaptığı için de iktidara getirdiği gibi iktidardan da yollayacak!

***

Dikkatli okurlarımın gözlerinden kaçmamıştır:

İktidar, muhalefet partilerinin başarılarından dolayı değil, kendi başarısızlıklarından dolayı gidecektir.

Muhalefetin yükselişi, Davutoğlu ve Babacan partilerinin ortaya çıkışı, geçmişte dini ve etnik çizgilerden gelen partilerin Demokratik Rejim üzerindeki ittifakı, Erdoğan/AKP iktidarının başarısızlığından ve en sonunda da Demokratik Rejimi “Şahıs Rejimi” hale getirmesinden kaynaklanıyor.


Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet nedir? 29 Ekim 2020