‘CHP’nin tarihsel laneti’

30 Temmuz 2020 Perşembe

“CHP’nin Tarihsel Laneti”:

Cumhuriyeti Demokrasi ile taçlandırmak için toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasal (sınıfsal) koşullar olgunlaşmadan “Çok Partili Düzen”e geçmesi...

Demokrasi uğruna, yanlış zamanlamadan dolayı, taçlandırmak istediği Cumhuriyetin altının oyulmasına yol açması...

O zamandan beri de görev olarak, hem Cumhuriyeti korumak hem de Demokrasiyi kurmak için yaptığı cansiperane ve canhıraş mücadeledir!

***

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihte eşi yoktur:

Çünkü hiçbir parti, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir ülkede, CHP’nin sahip olduğu özelliklerin hepsine birden sahip olamamıştır:

1) Ülkeyi işgal eden, Birinci Dünya Savaşı’nın galip devletlerine karşı, Sivas Kongresi’nde “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” olarak Kurtuluş Savaşı’nı örgütlemiş, yönetmiş ve kazanmıştır.

2) Padişahın (Sultan ve Halifenin) dinsel geleneksel otoritesine karşı, halka, millete dayalı Cumhuriyeti kurmuştur.

3) Atatürk Devrimleri yoluyla bir DinTarım toplumunu, 15-20 yıl gibi mucizevi bir hızla, Kentsel, Ulusal, Çağdaş, Çok Partili, “Demokratik, Laik ve Sosyal, Hukuk Devleti”ni hedefleyen bir toplum haline getirmiştir.

4) Tek Parti Döneminde, iktidarın bütün güçlerini elinde toplamış Devrimci Parti olarak, bu güçlerinden vazgeçmiş, Demokrasi uğruna, kendisine muhalif olan partiye (yani ne yazık ki karşıdevrimcilere) barışçı yollarla iktidarı devretmiştir.

5) Çok Partili Düzen’e geçildiğinde, Toplumsal ve ekonomik (sınıfsal) azgelişmişlikten dolayı, iktidarın devredildiği muhalefet, bir önceki dönemin, yani Din-Tarım Dönemi’ndeki Toprak Ağaları ve Tarikatların temsilcileri olduğundan, Demokrasiyi yozlaştırınca, Demokrasi’nin yeniden kurulması için bu kez muhalefette, canhıraş bir mücadele vermiştir.

6) Muhalefetteki mücadelesini, Demokrat Parti’nin 28 Nisan 1960’ta, Anayasa’yı yerle bir ederek yaptığı “Tahkikat Encümeni Darbesi” ile yitirmiş, ama Demokrasiyi savunmaktan vazgeçmemiştir.

7) Menderes’in “28 Nisan 1960 Tahkikat Encümeni Sivil Darbesi”ne karşı yapılan “27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi”nden sonra, siyasal tarihimizde bir kara leke olan idamları önlemek için yaptığı mücadeleyi kaybetmiş, fakat bir an önce seçimlere gidilmesini sağlayarak, Darbe Yönetimi’nin kısa sürede sonlandırılmasını ve yeniden Demokrasiye geçilmesini başarmıştır.

8) Ama toplum Demokrasiyi kuracak ve kollayacak bilince hâlâ erişmediği için 1965’te sandıktan çıkan sağ iktidarın (Toprak Ağaları ile Tarikatların, Emperyalizm ile yaptığı ittifakın) 1961 Anayasası’nın altını oymasını engelleyememiştir.

9) Emperyalizmin, Toprak Ağaları ve Tarikatlar ile el ele, askerleri de içlerine alarak yaptıkları 12 Mart 1971 darbesine karşı Ortanın Solu ve Karaoğlan atılımlarıyla Demokrasi mücadelesini sürdürmüş ve 12 Eylül 1980 darbesi ile yeniden başarısızlığa uğramıştır.

10) 1980’den sonraki son kırk yıl, CHP’nin Emperyalizm, Toprak Ağaları ve Tarikatlar koalisyonuna karşı varoluş savaşı ile geçer:

Parti önce kapatılmış, sonra, Erdal İnönü tarafından SHP olarak sürdürülme, seçimlerde Meclis dışında kalacak kadar kötü yönetilmiş, sonunda Kılıçdaroğlu liderliğinde, Parlamenter Demokrasi’nin rafa kaldırıldığı bugünlere kadar gelinmiştir.

11) CHP bugün yine, yüklendiği siyasal görevin “Tarihsel Laneti” ile yeniden “Demokrasiyi Kurma ve Yaşatma İttifakı” peşindedir...

Belki de 1946’dan bu yana ilk defa, farklı görüşlerden ve kökenlerden oluşan muhalefetteki siyasal partiler, “Demokrasiyi Kurma ve Yaşatma Bilincine” kavuşmuş GİBİ görünmektedir.

***

Dilerim, “İkinci Yüzyılda” CHP, bu “Tarihsel Laneti” kırarak...

Farklı siyasal görüşlerin Yerel Seçimlerdeki “Demokrasi İttifakıyla” gerçekleştirdikleri, “Cumhuriyeti Demokrasi ile Taçlandırmak İdealini” sürdürebilecektir.

Sevgili okurlarımın Bayramını kutluyor ve 14 Ağustos Cuma gününe kadar iki hafta izin rica ediyorum.


Yazarın Son Yazıları

Muhalefet ne yapabilir? 4 Eylül 2020
İktidar nasıl gider? 3 Eylül 2020