Deniz Yıldırım

6 maddede İYİ Parti’nin artan önemi

24 Ekim 2020 Cumartesi

Seçimden önce “illet, zillet ittifakının parçası” olarak görüyorlardı; ne olduysa oldu, iktidar, İYİ Parti’yi “yerli ve milli” kategorisine yükseltti. Doğal olarak bu partinin Cumhur İttifakı’na katılması için basınç da arttı. İYİ Parti bir yandan da iç bölünmeleriyle daha fazla gündemde yer tutmaya başladı. Tesadüfi değil.

Kriz, işsizlik, pahalılık ve adaletsizlikler iktidar koalisyonundaki partilerin toplam oylarını giderek düşürüyor. Önlerinde iki yol var: Ya bu sorunları çözer ve seçmen kitlelerini yeniden genişletirler ya da karşılarındaki siyasal rakiplerin birleşik bir seçeneğe dönüşmesini önlerler. İktidar, görünen o ki ikinci yolu izliyor.

İYİ Parti’ye dönük tutum değişikliğinin nedenlerini de buradan okumak gerekiyor. 

Birincisi, İYİ Parti’nin muhalefet cephesinde yer alması, sağdan ve soldan neredeyse tüm milliyetçi siyasal aktörleri, partileri etrafında kenetleyen Saray’ın “milliyetçi cephe” stratejisinde boşluk yaratıyor. Dolayısıyla iktidar, İYİ Parti’yi kazanarak ya da etkisiz kılarak “milliyetçi sağ” siyasetleri firesiz etrafında kenetleme ve tutma arayışında.

İkincisi, milliyetçi ve merkez sağ siyasetleri birleştirme arayışındaki İYİ Parti’nin muhalefetteki varlığı, her ideolojide/siyasette otoriter yeni sisteme karşıtlık temelinde bir yarılma olduğu tezinin iktidara ve ortağına karşı işlenmesine de olanak sağlıyor. Bu ideolojik yelpaze çeşitliliği sayesinde, yeni sisteme itirazın geniş bir ideolojik-siyasal temsil tabanına oturduğu görünür kılınabiliyor.

Üçüncüsü, İYİ Parti son anketlere göre büyüyor. Bunda, İYİ Parti’nin milliyetçi siyaset tarzıyla iktidar koalisyonunun ülkeyi getirdiği ekonomik sefaletin eleştirisini tek çatıda birleştirebilmesinin ve Akşener’in uzun süredir sahada olmasının payı var. Ekonomik yoksullaşmanın milliyetçi seçmenleri iktidar ortağı partilerden koparma riskinin artması, MHP’nin “askıda ekmek” gibi kimi uygulamalarla ekonomik alanda kendisini iktidar partisinden az da olsa ayrıştırmaya çalışmasını da açıklıyor. Dolayısıyla İYİ Parti’nin büyümesinin önlenmesi ve iktidar ittifakına çekilmesi, iktidar içi partiler arasındaki oy kaymalarına göre daha önemli bir önceliğe dönüşüyor AKP-MHP açısından.

CHP’ye yalnızlaştırma taktiği

Dördüncüsü, İYİ Parti’nin bir yandan Cumhur İttifakı’na karşı tutum geliştirirken diğer yandan da parlamenter sisteme dönüş için masaya hazır olduğu tezini işlemesi, iki ittifak kanadında da elini siyasi müzakere açısından güçlendiriyor. İktidar, kimi kısmi tavizlerle İYİ Parti’yi bu masaya oturtmaya çalışacak ve seçime ancak bu zemin oluştuktan sonra gidecektir. Böyle bir ortamın görünür hale gelmesi ise CHP ile İYİ Parti’nin arasını açar. İktidar bunu da hedefliyor.

Beşincisi, yine anketlere göre CHP büyüyemiyor; bu ekonomik sefalet ortamında atılım yaparak tabanını istediği ölçüde genişletemiyor. Dolayısıyla CHP, kendisi bir seçenek olduğu için değil, yaptığı ittifaklar sayesinde yükseliyor. İktidar koalisyonu bunu görüyor, bu nedenle “havuç ve sopa” taktiğiyle CHP’nin tavan ve taban ittifaklarını dağıtmayı hedefliyor. Bunu da bir yandan İYİ Parti’yi yanına çekmeye çalışarak, diğer yandan da HDP’ye dönük baskıları artırarak, özetle rakipleri içindeki çelişkileri belirginleştirerek yapıyor. Elbette CHP içinden doğacak partilere de ellerini ovuşturarak baktıkları kesin.

Altıncısı, İYİ Parti hem milliyetçi seçmenin iktidar partilerinden uzaklaştırılmasında hem de CHP solu ile İslamcı sağ muhalefet arasında merkezi bir denge kurulmasında kritik işlev görüyor. İYİ Parti’nin bu dengeden çekilmesiyle iktidar bir yandan CHP ile DEVA, Gelecek, Saadet gibi partiler arasındaki ideolojik uyuşmazlığa daha fazla vurgu yapabilecek, kültürel-dinsel çelişkileri işleyebilecek; diğer yandan da CHP ile HDP’yi daha fazla yan yana gösterme, muhalefeti “gayri milli” olmakla itham etme siyasetini güçlendirebilecek.

Bütün bu nedenler, İYİ Parti’nin siyasal belirleyiciliğinin ve öneminin düşünüldüğünden daha fazla artacağı bir döneme girdiğimizin işareti. İzleyip göreceğiz.


Yazarın Son Yazıları

‘Yeni tedbir paketi’ 2 Aralık 2020
‘Beyin göçü’ 25 Kasım 2020
Yeniden yol ayrımı 21 Kasım 2020
Aşı herkesin hakkıdır 18 Kasım 2020
Trump’sız Trumpizm 7 Kasım 2020
Ekmek, çay, çanta 31 Ekim 2020
Geçinemeyenler 28 Ekim 2020