Yasak

17 Kasım 2020 Salı

Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Covid-19 salgını korkunç boyutlara ulaştı. Bu kez dehşet karşısında Türkiye yalnız değil, birçok gelişmiş ülkede de salgının denetimden çıktığı görülüyor.

Zamanında yeterli önlemler alınmadığından salgın tüm dünyada kadere dönüştü, kitleler halinde kırıyor ve nelere varabileceği de henüz kestirilemiyor.

Bu durumlarda bizim gibi tarım toplumu kültürünü aşamayan ülkelerde genellikle sorunların çözümünde neden sonuç ilişkisini gözleyerek, nedenleri elbirliğiyle inceleyip önlemler üretmek sonra da bunları disiplinle uygulayarak sonuç alma yerine yasak koyma yolu tutulur.

En kolay, en ceberut ama en etkisiz, en cart curt yöntemdir bu.

Covid-19 konusunda da öyle oldu. İş döndü dolaştı, kalabalık caddelerde ve alanlarda sigara yasağına geldi dayandı.

Yanlış anlaşılmak istemem, karşı karşıya olduğumuz boyuttaki bir afetin üstesinden gelmeye çalışırken, kaçınılmaz olarak kimi yasaklarla karşılaşıp, homurdanmadan katlanmamız gerektiğini, bu konuda bizimle birlikte başka ülkelerin de iyi bir sınav vermediğini, dolayısıyla çok acıtacak yasaklara katlanmak zorunda olduğumuzu kabul ediyorum.

***

Bununla birlikte, çok dikkatli olup önlemleri, yasakları otomatiğe alan bir tavır haline getirmemeliyiz.

Toplumsal yaşamda kamu yararına yasaklar getirilmesi kimi zaman kaçınılmaz olur. Ama yasakları koyarken, şu altın kuralı gözden uzak tutmamak gerek:

Bir yasağın gerekçesi sınırını da belirler. Yasağın nedeni ortadan kalkınca da devamı ondan beklenen yararı yok eder. Mecellede belirtildiği gibi “mani zail olunca memnunun avdet etmesi” gerekir.

Önlem olarak yasaklama getirirken bu girişimin beklenen yararı sağlaması da yasağın uygulanabilir, hatta kolay uygulanabilir cinsten olmasıyla mümkündür. Uygulanma olanağı olmayan önlemler de salt bu yüzden sakattırlar.

Ülkemizde sigara yasağı bunu getirenlerin bekledikleri kadar olmasa da belli bir yarar sağlamıştır. O yasak getirildiği günlerde tütün kullanmama karşın yasağı destekledim, sonra da tütün kullanmayı bıraktım. Ama bir süre sonra sigara yasağının sınırlarının amacını aşacak şekilde genişletilmeye çalışıldığını gördüm.

Sigara yasağının gerekçesi tütün kullanmayanların da kullananlarla birlikte kapalı alanlarda tüttürüyorlarmışçasına etki yapması ve onların da pasif içici olarak zarar görmeleriydi.

İnce bir ayrıntı söz konusuydu, sigara yasağı kişiyi kendinden korumak değil, sigara içmeyeni içenin verdiği zarardan korumak için getirilmişti. Yasağın sınırlarını da gerekçesi belirtmekteydi. Ama yetkililer o alanda bu altın kurala uymayarak kişiyi kendine karşı korumayı yeğlemişlerdi.

Şimdi yine aynı yanlışa düşülmesi sakıncalı sonuçlar doğurucaktır.

***

Açık alanda sigara içilmesinin Covid-19 bulaşını artıracağına dair bir veri olmamasına rağmen yine de tedbir olsun diye böyle bir yasaklamaya gidilmesi, toplumda çok büyük yıkıcı etkiler yapabilecek önlemlerin alınması sırasında çok ince eleyip sık dokunmaması olasılığının güçlenmesine yol açabilir.

Covid-19, ülkemiz açısından da insanlık açısından da etkilerinin nerelere kadar varabileceği daha henüz kestirilemeyen bir afet, akılcı önlemler alınması, kaçınılmaz yasaklara gidilmesi ve bunlara sıkı sıkıya uyulması da şart.

Ama ne olur, kaçınılmaz olan bu yol tutulurken, yasaklamaların uyulabilir nitelik ve yoksa bir suçun önlenmesi için en etkin yolun bunların cezalarının artırılması olduğunu düşünenlerin yanlışına düşeriz. Tecrübeler göstermiştir ki bir suçun cezasını orantısız ölçüde artırmak, o cezanın uygulanmaması ve o yasanın kadük olması sonucunu doğuruyor.


Yazarın Son Yazıları

İşte güzel haber 5 Ocak 2021
Böylesi daha doğru 1 Ocak 2021
Bir şulesi var ki... 22 Aralık 2020
O ne biçim söz öyle!.. 18 Aralık 2020
Mucize beklerken 15 Aralık 2020
Özüne bakalım 8 Aralık 2020
Ordu ve AKP 4 Aralık 2020