Yazgülü Aldoğan

Boşuna çaba, çünkü size güvenmiyoruz!

02 Nisan 2020 Perşembe

Saray’ın derdi ne virüs ne sağlık, öncelik siyaset! Yerel seçimde kaptırdıkları büyükşehir belediyelerini: Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Tunç Soyer, Zeydan Karalar, Muhittin Böcek’i çalıştırmamak. Demokrasi anlayışına ters. Milyonlarca kişinin oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarını valinin emrinde memur saymak, İçişleri Bakanı’nın insafına terk etmek, yerel yönetimden gelmiş biri için ne büyük gaf! Bundan önce belediyeler AKP’nin elindeydi diye bağış toplama yetkisini ver, şimdi ellerinden kaçtı diye yetkisi yok de! Üstelik Konya Belediyesi toplarken, üstelik belediye seçimlerini kaybettikleri günün yıldönümünde. Belediyelerin yaptıkları işleri, yapacaklarını baltalamak, engellemek için her dakika başka bir operasyon.

Dünyayı sarsan bir salgın var, insanlar ölüyor ve ölecek. İnsanlar işsiz kaldı, hayat durdu, yakında aç da kalacaklar. Bırakın belediyeler insanlara yardım etsin. El ele verin, birlikte çalışın. Kin ve nefret bitmedi, çalışmanı engellerim zihniyeti değişmedi. Seçilmişe zerre kadar saygı yok.

Bağış toplamayı yasaklıyorlar. Niye? Halk belediyeye güveniyor, para oraya akacak. Halk size niye güvensin? Şimdiye kadar toplanan yardımlardan, kesilen vergilerden hangisinin yerine ulaştığını gördük? Devletin hesaplarına bağış, amirin imzalı emriyle yapılıyor; utanmanız lazım. Millet Haluk Levent’e güveniyor, Saray’a güvenmiyor! Kurulan vakıfların topladığı paralarla Muhammet Ali’nin malikânesini satın aldığınızı unutmadık, yurt yapıyoruz kandırmacasıyla New York’un en lüks yerinde gökdelen kiraladığınızı da! Kim size niye para versin! TOBB bile vermedi, on milyon çekirdek parası TOBB için. Belediyeler yardım yapıyor diye engellemelerin ayarı kaçtı, Et Balık Kurumu’ndan et almak isteyen Ankara Belediyesi’ne parasıyla et satmamışlar! Diyelim ki devlet gerçekten söylediği gibi kayıtlı 2 milyon kişiye yardım yapacak. Kim bu 2 milyon kişi? AKP mahalle sorumlularının, muhtarların hazırladığı listedekiler! İBB Başkanı İmamoğlu ne diyor? “200 bin kişiye yardım yapıyoruz, korona çıktığından beri 50 bin kişi daha başvurdu.” Ve bunların AKP’li olma şartı yok. Devlete hiç mi yardım yapılmasın, yapılsın. Birçok şirket devlete malzeme göndermiş, işte bu. Devlete para vermeyin, nereye gideceğini bilmiyoruz, ne üretiyorsanız onu verin!

Moruklar ve lümpen gençler

Bu virüs salgını çok şeyi değiştirecek. Bünyesi zayıflar, kronik hastalığı olanlar, bazı yaşlılar ölecek. Bunu ülkeleri yönetenlerin bir fırsat gibi gördüğünü düşünüyorum artık; Trump açık açık söyledi, “200 bin kişi ölürse bu başarıdır” diyor. Tıpkı baharda ağaçların budanması gibi, nüfusu yeniliyor, doğal seleksiyon. Emekli olmuş, yorulmuş, hastalanmış, sisteme artık sadece yük olan bir insan grubundan kurtulmak için ne büyük fırsat! Sağlık harcaması, emekli maaşı derken kaynak israfı değil mi? Güya korumak için “Yaşlılar” diye bir kategori icat ettiler. “Yaşlılar” dedikleri 65 yaşın üstü, yani kamuda emekli olma yaşı. Kurumsal bir kavram. Yoksa kim yaşlı, kim genç, bir rakamla netleştirilemeyecek bir değer. Günümüzde sağlıklı beslenen, bedensel aktivitelerini aksatmayan, çalışan, üreten, okuyan, gezen, sosyalleşen, bırakın 65’i, 80’in üstünde insanlar var. Beden, akıl ve ruh sağlıkları, pek çok elli yaşındakinden iyi. Ama “YAŞLI” diye damgalayarak yaptıkları algı operasyonuyla 65 yaşın üstündeki herkesi “bunak ve moruk” statüsüne yerleştirip “huysuz ihtiyar, muhtaç” hissettirerek aşağıladılar, kötü hissettirdiler, kötülük yaptılar! Sokakta işsiz güçsüz ve bilinçsiz gençler aylak aylak dolaşıyor. Krizin bile akıllandırmadığı, global kapitalist sistemin baskıcı, tek adam yönetimlerinin dayanmak istediği taban da bu: korkuyla bastırılmış, korktuğu için devlete sığınmış, köle gibi çalışacak, itiraz etmeyecek, eğitimsiz, ucuz işgücü. Bu kadar acımasız bir sistem global kapitalizm. Ama tam tersi olacak. Maymunun gözü açılacak. Egemenlikleri tepetaklak olacak. Bilimin, aklın, demokrasinin hâkim olacağı yepyeni bir dönem başlayacak, çünkü takke düşecek kel görünecek! Dikkat edin, koronavirüs bile ne kadar eşitlikçi; ne asalet dinliyor ne zengin ne ünlü ne genç ne siyah ne beyaz, ne Müslüman ne de erkek herkese bulaşıyor!


Yazarın Son Yazıları

Gazeteciyim, casus değil! 11 Haziran 2020