Olayların Ardındaki Gerçek

Kafkaslar’da Savaş

01 Ekim 2020 Perşembe

Geçen pazar günü, Ermeni ordusu, Karabağ toprakları üzerinden Azerbaycan’a saldırdı. Bunun karşılığını da gördü ve Azerbaycan ordusu Nahçıvan sınırındaki önemli köyleri Ermeni işgalinden kurtardı.

Bu sorunun bir geçmişi vardı. Kısa bir tarihsel özet verelim ve bu son çatışmanın sebepleri üzerinde duralım.

Karabağ’daki sorunların kökleri çok eskiye dayanıyor. Karabağ’da ilk Türk-Ermeni çatışması 1905 yılında oldu.

1988 yılında Karabağ’daki Ermeniler, Sovyetler Birliği içinde ilk isyanı çıkararak Karabağ Ermenileri Ulusal Konseyi’ni kurdu ve Azerbaycan’dan ayrılarak Ermenistan’a bağlandığını ilan etti.

1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılması sonucunda Ermeniler, Dağlık Karabağ’da özerklik ilan ettiler. 1992’de Ermenilerin giriştiği Hocalı Katliamı ile sorun vahşete dönüştü. Ermeniler, bu bölgedeki 7 kantonun tamamını ele geçirdi.

1992 Savaşı öncesinde bölge nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan 1 buçuk milyon Azerbaycan Türkü, yaşadıkları 7 bölge olan Laçin, Kelbecer, Ağdan, Fuzuli, Cebrail ve Zengilan’dan, kendi vatan topraklarından göç etmek zorunda kaldı.

O günlerde bu sorunun çözümü için Avrupa Güvenlik İşbirliği (AGİT) çatısı içinde Rusya, ABD ve Fransa eşbaşkanlıkları altında Minsk Grubu kuruldu. Ancak o günden bugüne 30 yıla yakın bir sürede hiçbir gelişme olmadı.

Son çatışmaların başladığı yer son derece stratejik önemi olan bir bölgedir. Petrol ve doğalgazın geçit bölgesidir. Rusya, ABD, Türkiye ve İran’ın önem verdikleri bir bölgedir.

Neden Şimdi?

Sıcak çatışmanın kuşkusuz birçok siyasal ve ekonomik nedenleri vardır. Ermenistan hükümeti, bu çatışmayı neden bugünlerde başlattı?

Ermenistan hükümetinin Amerika’nın başkanlık seçimlerinin propaganda sürecinin tam ortasında böylesi bir saldırıyı zamanlama açısından olumlu olarak değerlendirdiği anlaşılıyor. Amerikan seçimleri nedeniyle, Amerika’da yaşayan güçlü Ermeni lobisini yanına çekmek isteyecek olan Trump’ı etkilemek düşüncesinin öne çıktığı anlaşılıyor.

Saldırı Bölgesi

Saldırı, Tovuz bölgesine yapılıyor. Bu bölge, Bakû - Tiflis - Kars demiryolunun geçtiği yerdir. Ayrıca Türkiye’ye doğalgazı sağlayan TANAP Boru Hattı ve ayrıca Bakû - Tiflis - Ceyhan Boru Hattı da bu bölgeden geçiyor.

Bu hususlar göz önüne alındığında, konu gerek Türkiye gerekse Azerbaycan açısından son derece önemlidir. Ancak askeri ve siyasi strateji uzmanlarının üzerinde durduğu diğer bir önemli nokta da şudur:

Ermenistan’ın ordusu aslında Rus askeri uzmanları tarafından eğitiliyor ve Ermeni sınırları Rusya’nın koruması altındadır. Böyle olduğuna göre Ermeni siyasal karar organları Rusya’nın bilgi ve onayı olmadan bu saldırı girişimini başlatabilirler mi?

Bu soruya yanıt arayan stratejistlerin görüşü şöyledir: Ermenistan Başbakanı Paşinyan, aslında ABD yanlısı bir politikacıdır. Paşinyan’ın sadık ve ABD yanlısı tutumu artık bardağı taşırmaktadır. Bu nedenle Putin, Paşinyan’a ve dolayısıyla ABD’ye bir ders vermek istemiştir.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un üstü kapalı da olsa işgal edilmiş bölgelerinin Azerbaycan’a geri verilmesini, bölgeye barış güçlerinin konuşlandırılmasını isteyen açıklaması unutulmamalıdır.

Öte yandan Doğu Akdeniz, Suriye ve Libya’da Türkiye ile Rusya arasında birliktelikler ve çeşitli sürtüşme noktaları vardır. Rusya, bir bakıma Türkiye’ye “dikkatli ol” sadece Suriye, Akdeniz ve Libya’da değil, siyasi ve ekonomik olarak Kafkaslar bölgesinde benimle birlikte olman gerekiyor işaretini vermektedir.

İlk Sonuçlar

Bağımsız devletin kuruluşundan bugüne petrol ve doğalgaz nedeniyle ekonomik yönden kendine yeten Azerbaycan’ın askeri yönden de gücünü göstermesi son derece önemlidir. Azerbaycan, bölgede önemli köyleri alırken doğal sınırlarını da güçlendirmiş oluyor.

Azeri ordusunun Kafkaslar’da gücünü göstermesi, bölgenin istikrarı yönünden de önemlidir.

Bu sıcak çatışmada Türk kamuoyu tereddütsüz Azeri kardeşlerinin yanında yer alıyor. Meclis’te bulunan dört parti (AKP, CHP, MHP ve İYİ Parti) ortak bir bildiri yayımlayarak Azerbaycan’ın yanında olduğunu açıkladı. Bu nokta da çok önemlidir.

Bu çatışma ve kazanımlar Dağlık Karabağ sorununun çözümünde ciddi bir adım ve kazanım olacaktır. Ancak sorunun kökten çözümü özellikle Rusya’nın tutumuna bağlıdır. Türkiye’nin ve Türk dünyasının bu kritik dönemde Azerbaycan’ın yanında yer alması, destek vermesi gereklidir ve çok önemlidir.


Yazarın Son Yazıları

Kafkaslar’da Savaş 1 Ekim 2020
Doğu Akdeniz Isınıyor 30 Ağustos 2020
Siyasi güçlerin oyunları 23 Ağustos 2020
Hareketli Bir Hafta 16 Ağustos 2020
Din ve Politika 27 Temmuz 2020