AKP ile pazarlık yapan kirlenir...

23 Aralık 2020 Çarşamba

Sistem tartışması siyasetin ana unsuru olmaya devam edecek. Gündemde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, “AKP ile masaya otururuz ama...” diye başlayan değerlendirmesi var. Muhalefetin başından beri itiraz ettiği bugünkü sisteme karşı önerdiği “güçlendirilmiş parlamenter sistem” Saray’ın da gündeminde. Bunun iki nedeni var:

1- Bugünkü yapı içinde yüzde 50’yi bulmanın olanaksızlığı.

2- Mevcut sistemi savunmanın ve sürdürmenin olanaksızlığı...

Bu tartışmalar sistem değişikliğinin başında yapıldı. CHP’nin o günlerdeki uyarılarının hemen tümü şu anda yaşanıyor.

Kılıçdaroğlu’nun, “Eğer hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistem kurmayı kabul ederlerse oturur konuşuruz” sözlerinin ardından Akşener de soru üzerine şöyle dedi:

Biz güçlendirilmiş parlamenter sistemi AKP ile konuşuruz ama masada ana muhalefet de olmalı...

***

AKP’de yukarıda aktardığımız iki madde nedeniyle tartışmayı gündemde tutma isteği var. Ancak bunu yapabilecek siyasal gücü ve aydın gücü yok.

AKP yola çıkarken fazlasıyla yararlandığı, daha doğrusu kullandığı İkinci Cumhuriyetçilerin desteğini kaybetti. Muhafazakâr aydınların desteği de hızla eriyor. Geriye “profesyonel aydınlar” kalıyor! Onların verdiği desteğin de halk katında karşılığı yok.

Bütçe görüşmeleri sadece Saray’ın değil, tüm çevresinin ve iktidar milletvekillerinin de halktan koptuğunu gösterdi. Özellikle bakanların sadece “Saray’a bakanlar kurulu” üyesi sıfatıyla Meclis’e geldiği, “milli iradenin tecelli ettiği yer” dedikleri parlamentoya karşı hiçbir aidiyet hissetmedikleri görüldü.

İktidar, halka vereceği bir şey kalmamasının getirdiği çaresizlikle sadece şuna sarılabilecek durumda:

Bizden başka ülkeyi yönetecek seçenek yok!

Ürettikleri bütün siyaset bunun üzerine.

Muhalefetin bu noktada iktidarla girişeceği “yeni sistem” ya da “güçlendirilmiş parlamenter sistem” tartışması ne kadar akılcı?

Zira bu konularda iyi niyetli, samimi bir yaklaşım yok. İktidar bu tartışmayı diri tutarken şunu da “başarmış” oluyor:

Muhalefeti bu zeminde tutup ülkenin içinde bulunduğu durumu ve başka bir iktidar çözümünü ikinci plana itmek!

***

AKP’nin bugüne kadar iktidarını sürdürmedeki “başarılarından” biri de çok seçenekli düşünebilmesi.

Türkiye’de muhalefetin ABD’ye karşı ateş püskürmesini sağlamaya girişirken ABD’de lobi yapıp “Bu iktidarı deliğe süpürmeye kalkmayın, kullanın, bu iktidar giderse sizin için daha kötüsü gelir” kulisi yapabilmek, beceri ister...

HDP’nin üzerine çok sert giderken el altından, “Bizimle olursanız, en azından tarafsız kalırsanız, rahat edersiniz” fısıltılarını yaymak beceri ister...

MHP ile 2023’ün iktidarına hazırlanırken, Osman Öcalan’la temas kurup Kürt kökenli seçmenlere hitap eden HDP dışı bir parti arayışına girmek beceri ister...

Halkın yardıma muhtaç kesimlerini artırıp onlara “Biz gidersek bu yardımlar da kesilir” diyerek yoksulluğu yönetmek ve kendine bağlamak... Sonra da “AKP yoksulluğu bitiren parti” diyebilmek beceri ister...

Böyle bir iktidarla sistem tartışması yapmak yerine halkla yeni bir iktidar mücadelesi yapmak daha akılcı bir yoldur...

Elbette kutuplaşmaya karşı olmak gerekir. Türkiye bu tip siyasetten çok çekti.

Ancak şu da bir gerçek:

Bu aşamadan sonra AKP ile pazarlık yapan kirlenir!


Yazarın Son Yazıları

Gara-bet durum! 23 Şubat 2021
Vurun gençliğe... 9 Şubat 2021
Anayasa mı kaldı? 4 Şubat 2021