Mehmet Ali Güller

AKP’nin ters normalleşmesi

14 Kasım 2022 Pazartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dış Politika Danışma Kurulu üyesi Şakir Özkan Torunlar’ı 11 Kasım 2022’de “İsrail devleti nezdinde Türkiye büyükelçisi” olarak atayarak İsrail’le normalleşme sürecini tamamlamış oldu. 

Böylece Suriye ve Mısır’la normalleşme başlayamadan, İsrail’le normalleşme tamamlandı bile. Bu terslik, AKP’nin normalleşmeyi stratejik düzlemde değil de taktik düzlemde yürütmesinden ve Türkiye’nin çıkarlarından önce iktidarda kalmayı öncelemesinden kaynaklandı.

Oysa tersine Türkiye, Ortadoğu normalleşmelerine Suriye ile başlamalı, Mısır ile sürdürmeli, ardından Körfez ülkeleri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile geliştirmeli ve programa en son İsrail’i eklemeliydi. 

Bu şu bakımdan da önemli: İsrail’le hızla normalleşmek Suriye’yle normalleşmeyi zorlaştıracak parametrelere sahip...

GOLAN, HAVA SALDIRISI, TÜRK HAVA SAHASI KULLANIMI

Şu soru artık önümüzde: İsrail’in Suriye topraklarındaki (Golan) işgalini sürdürdüğü, periyodik şekilde Suriye topraklarına hava saldırısı düzenlediği şartlarda, Türkiye-İsrail normalleşmesi Türkiye’nin Suriye’yle normalleşmesini nasıl etkiler? 

Zira şu kısmı Türkiye’yi ilgilendiriyor: Anımsayın, İsrail uçakları AKP’nin izniyle Türk hava sahasını kullanarak kuzeyden bile Suriye’yi bombalıyordu. İsrail uçakları Akdeniz’de uçup, Türk topraklarına girip, dönüp Hatay-Urfa hattından Suriye topraklarına giriyordu. Hatta İsrail uçaklarının bombardımandan sonra bıraktığı yakıt tanklarının topraklarımıza düşmesi büyük sıkıntı yaratıyordu. 

Bu arada, İsrail’in Türk hava sahasını kullanarak Suriye topraklarını vurması sadece 2011’den sonra, yani Türkiye’nin de içinde yer aldığı Atlantik cephesinin Esad yönetimini devirme operasyonuna başlamasından sonra değildi. Daha 2007’lerde bile “İsrail yakıt tanklarını bulan Türk çoban” başlıklı haberleri arşivlerde bulabilirsiniz.

Türkiye-İsrail ilişkileri bozulunca, en azından bu konu fiilen ortadan kalkmış oldu. Şimdi İsrail’le normalleşmek bunların yeniden yaşanması riskini doğurmayacak mı? O nedenle Ankara’nın Türk hava sahasını İsrail savaş uçaklarına açmaması kritik önemdedir; zira şartlar geçmişte “yanlışlıkla” meydana gelen durumların bile artık kabul edilemeyeceği nazikliktedir.

İSRAİL’İN SURİYE HEDEFLERİ

AKP’nin hedefi Esad’ı devirmek, İsrail’in hedefi de Suriye’nin dörde bölünmesiydi. İsrail savunma bakanı, “Suriye’nin bir omlet olduğunu, omletten yeniden yumurta yapılamayacağını” savunuyordu. Sonuç? AKP de İsrail de kaybetti, Esad ayakta.

Ancak İsrail açısından mesele şu: Suriye’yi omlet yapamadılarsa da Suriye’de siyasi çözüme geçilmesini engellemeye çalışıyorlar. Bunu da periyodik hava saldırısı düzenleyerek ve ABD sponsorlu PYD devletinin kurulabilmesini destekleyerek sağlamaya çalışıyorlar. 

Suriye’nin krizli hali, İsrail için biri kısa, diğer ikisi uzun vadeli üç hedef demek çünkü:

1) Ortadoğu’daki İsrail sorununun ve İsrail’in parça parça sürdürdüğü Filistin’i işgal politikasının üzeri örtülmüş oluyor. Filistin meselesi esas gündem olamıyor. 

2) “PYD devleti” inşası, İsrail açısından “paratoner devlet” işlevi görecek. Şimşekler oraya düşerken İsrail rahatlayacak.

3) İsrail, fırsat çerçevesinde Suriye topraklarındaki işgalini genişletecek.

SORUNLAR KONU EDİLMEDEN NORMALLEŞİLDİ

Kısacası, İsrail’le “normal” bir şekilde normalleşildi. Normalleşirken hiçbir konu masaya getirilmeden, konu edilmeden, normal normal eski ilişkiye dönüldü.

Yukarıda işaret ettiğimiz doğrudan Suriye’yi ilgilendiren konular da Filistin sorunu da İsrail’in işgal politikası da Gazze ablukası da sorun edilmedi...

Haliyle sormak durumundayız: Normalleşirken hiçbir konu sorun edilmediyse, Türkiye İsrail’le neden anormalleşmişti peki?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları