İlhan Selçuk

'Saat Kaç?..'

10 Kasım 2009 Salı

PENCERE

İLHAN SELÇUK

‘Saat Kaç?..’


Atla deve değil, gözünüzde büyütmeyin, insanlık tarihini ele alırken dönüm noktaları vurgulandı mı iş kolaylaşır...

Geçmişte insanın tohumlanmasından sonra başlayan göçerlik süreci insanın toprağı tohumlamasına dek sürdü...

Sonra?..

Bir arada yaşamanın zorunlu kıldığı kurallar devlet düzenini ortaya çıkardı...

Sonra?..

Akıl devreye girinceye dek devlet düzeni inançla, dinle özdeşti...

Ne zamana kadar?

*

Tarih krallar, imparatorlar, şahlar, padişahlar, savaşlar, istilalar falan, filan meşheri...

Ezber.. ezber.. ezber..

Canımıza okunuyor...

Tarihin anlamını açıklamadan öğrenciye yaşanan olayları ezberletmek, belleğe işkencedir...

Başlangıçtan 1789’a dek geçmişte kurulan tüm devletler dincidirler...

İster Hıristiyan olsun..

İster Müslüman..

İster başka dinden..

Ne olursa olsun..

Ne fark eder ki?..

İnsan birey değil, kuldu geçmişte; kralın, imparatorun, senyörün, padişahın, prensin, şahın emrinde kul...

*

Koskoca tarih kapsamında insan bilim devrimiyle birlikte sanayileşme sürecine girmiş; ‘Rönesans’ı, ‘Reform’u, ‘Aydınlanma’yı yaşayarak laikliği benimsemiş, demokrasi düzenini kurmuş...

Nerede?..

Hıristiyanlık dünyasında!..

Nerede?..

Avrupa’da..

Ya İslam coğrafyasında ne var ne yok?..

Dinci devlet sürüyor...

Ve sürmekte..

*

Bir tek istisna Türkiye!..

Ve müstesna Atatürk !..

Ülkede en bilimden uzak kişinin bile bu olanağanüstü durumu öğrenmesi, bilmesi, kafasına çakması geleceğimizin güvencesi için gerek...

*

Batı‘daki gibi bilimsel devrim, Reform, Rönesans, sanayileşme, Aydınlanma evrelerini yaşamadan çağdaşlaşmak için, hem emperyalizme karşı ulusal kurtuluş savaşı veren, hem savaşı Aydınlanma Devrimi’ne dönüştürerek laik Cumhuriyet devleti kuran lider Mustafa Kemal Atatürk’tür...

Ve bu nedenledir ki Türkiye bugün Avrupa Birliği’ne üye olabilecek kimliğe erişmiştir.

Gireriz, girmeyiz..

O başka iş!..

*

Reform, Rönesans, Bilimsel Devrim, sanayileşme, endüstri burjuvasının ve proletaryanın oluşmasıyla tabandan tavana doğru dinci devleti yıkarak laikliği benimsemek ve demokrasiye geçmek bir başka tarihsel süreç...

Emperyalizme karşı Milli Kurtuluş Savaşı’yla tavandan tabana laiklik ve demokrasiyi kurmak bir başka tarihsel süreç...

Atatürk zorunlu olarak ikinci süreci yeğledi ve hayata geçirdi...

Tarihte bir eşi daha yoktur...

Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin de tarihte ve günümüzde bir eşi daha yoktur...

*

Her devrimin ‘eşyanın tabiatı icabı’ bir karşıdevrimi oluşur...

Bugün Türkiye’de imam okulunda şartlanmış bir kişinin iktidara oturması karşıdevrimin başarısını vurgulamaktadır...

Karşıdevrim tabanını oluşturdu, iktidara geçti...

Biz buna karşı ne yapıyoruz?..

Türkiye bugün uygarlık kapsamında topun ağzındadır...

Dinci devlete geri dönüşü savunan partiler, gazeteler, televizyonlar, tarikatlar, cemaatler, kurumlar, okullar seferberlik durumundadırlar...

Tümü de Atatürk düşmanıdırlar...

İnsanlık tarihinde bir olağanüstü uygarlık devrimini gerçekleştirmiş kişiyi yıkmak istiyorlar...

Evet, tekrar soruyorum: Biz bu seferberliğe karşı ne yapıyoruz?..

Türkiye topun ağzındadır..

Top ne zaman patlayacak?..

Saat kaç?..

(10 Kasım 2006 tarihli yazısı)
 


Yazarın Son Yazıları

Patrikhanenin Sicili... 11 Haziran 2012
Mumcu'nun Saptamaları... 7 Haziran 2012
Kardeşimi Kutluyorum 14 Mart 2010
Karikatüre Övgü... 13 Mart 2010
Semih'in Kahkahaları... 19 Aralık 2009
4.000 Eczacı 18 Aralık 2009
Kümes Devri Bitti mi?.. 6 Aralık 2009
Fes-Türban... 5 Aralık 2009
Türk mü Dedin?.. 4 Aralık 2009
Layık Olmak!.. 3 Aralık 2009