Feyzi Açıkalın

Kraliçe Iotape’nin plajı da MUÇEV’de

18 Ağustos 2020 Salı

Düşünün, Helenistik dönemin Ermeni krallıklarından birisi olan Kommagene’nin son kraliçesisiniz. Kocanız, kral 4. Antiokhus, Nemrut’tan Akdenize uzanan toprakları bir bir Romalılara kaptırarak güneye çekilen krallığın son temsilcisi.

Kilikya diye adlandırılan bölgede, Torosların güney sahillerindeki şahane bir koy, krala Romalılarca belki de ödül olarak verilmiş. Buraya kurduğu şehire de size olan sevgisi, saygısından dolayı adınız olan IOTAPE’yi uygun bulmuş.

İsa’dan yani milattan sonraki ilk on yıllarda orada hüküm sürmektesiniz. Muhtemelen Hıristiyanlığın kısıtlamaları, yasaklamaları, bağnazlığı daha bölgenizi etkilememiştir.

Eşinizle, dostlarınızla şehrin yerleştiği yamaçlardan denize, kumsala inip keyif çatmaktasınız. Şehrin hemen altındaki o muhteşem koy ile sınırlı kalmayıp komşu plajları da arada deniyorsunuz.

Derken, yaşadığınız devirden yaklaşık 2000 yıl sonra bir başkaları o keyif çattığınız komşu kumsala göz koyuyor. Siyasal dinci bir yönetim biçiminin popülist bir belediye başkanı, yöredeki muhafazakar kadınların denize girebileceği yeterli alan olmadığını öne sürerek orasını “Kadınlar Plajı” ilan ediyor…

Plajın adını da, şaka gibi olmalı, muhtemelen sizin adınızdan devşirerek, apartarak “Aysultan” koyuyorlar. Böylece “sultan” sanını da veriyorlar, 2 bin yıl sonra size!

Devir yarım dönüyor; yani dinci yönetim duruyor ama belediye başkanı seçim kaybediyor. Doğal olarak yeni seçilen yerel yönetimin plajı işletmesi gerekirken, “Dur bakalım” deniyor, alanın çevre bakanlığına devredildiği söyleniyor.

İşin aslı sonradan anlaşılıyor. Ülkenin, Çanakkale’den başlayarak Hatay’a kadar uzanan, nerede bütün kıyı alanlarının peşkeş çekildiği MUÇEV isimli şirket sizin plajınızın yeni sahibi olmuştur.

İkibin yıl sonra uyanıp o topraklara geri dönüyorsunuz. İlk şaşkınlığınız tabii ki o muhteşem koyun içindeki hamam ve benzeri yerlerin kırık döküklüğü oluyor. Tatilciler, mangalcılar arabesk müzikler eşliğinde o güzelim şehrinizi çöplüğe döndürmüş.

Ne büyük bir çelişkidir ki, şehrinize sahip çıkmayan, onu uygarlığın bir parçası görüp bugünlere taşımada titizlik göstermeyen ahir zaman işgalcileri, hemen yanınızdaki plajın işletmesi ile ilgileniyorlar.

Aklınıza doğal olarak, MS 71 yılında şehrinizi alarak egemenliğinize son veren Roma İmparatorluğu geliyor. İmparator Vespasianus’un, kocanızı Partlar ile işbirliği yaptığı için tahttan el çektirdikten sonra bu bölgeyi Suriye’ye bağladığını ama denizle iç içe yaşamın sürmesine engel olmadığını düşünüyorsunuz.

Şimdikilerin(!) çok daha istilacı, vandal, doğa düşmanı olduğunu öğrenip, göz yaşları içinde hemen çağımızı terkediyorsunuz. Muhtemelen, bir daha dönmemek üzere…


Yazarın Son Yazıları

Harç mı haraç mı? 24 Eylül 2020
Hilafette turizm 21 Temmuz 2020