Enver Aysever

Alkışlar Kadıköy Belediyesi’ne

28 Kasım 2019 Perşembe

Gün geçmiyor ki kadına yönelik şiddet haberine rastlamayalım. Birçoğu ölümle sonuçlanan bu saldırılara karşı kadınlar örgütlü olarak ayaktalar. İzinli yürüyüşte bile polis şiddetine uğramaları karşısında ne denir, bilemedim. Kadına yönelik şiddetten sayılmıyor sanırım polisin tutumu. Orada cinsiyetçi bir tutum yok, polis için “kadın erkek fark etmiyor”! Gülüyoruz bu hale ama durumun ne denli ürkütücü boyutta olduğu bu örnekte iyice anlaşılıyor.

Yerel yönetimlerin alabildiğine tartışıldığı günlerdeyiz. RTE kıskaca aldığı Ankara ve İstanbul belediyeleri hakkında tehditkâr, alaycı konuşmaya devam ediyor. Meclis çoğunluğu AKP’de olunca başkanları eli kolu bağlı hale geliyor. Kasası tam takır olan belediyeler kaynak bulmak için borçlanmak zorunda. Kamu bankaları kapılarını çoktan kilitlemiş durumda. Borçlanma izni için Meclis kararı gerekiyor. Başkanları sıkıştırarak: “Bakınız CeHaPe döneminde yine çöp dağları yükseldi” demek için pusuda bekliyor RTE. Bir yandan da “borç yiğidin kamçısı” diye gülerek anlatıyor salı toplantısında. Bu lafı hiç sevmedim. Batan bir ülke onurunu satar sonunda! İş o hale geldi.

Artık yerel yönetimler sadece çöp toplamak, temizlik işlerine bakmakla yükümlü sayılamaz. Dünya değişti. Kente kimlik vermek, toplumu dönüştürmek, uyarmak konusunda ödevleri var. Belediye başkanları çoğulcu, katılımcı yol tutarak ancak başarılı olurlar. Hele de İstanbul gibi gözde bir kentte durum iyice önemli hale geliyor. Nasıl bir çevrede yaşadığımız kişiliğimize doğrudan etki ediyor. Toplum ilk aşamada dönüşmeye başlıyor. Başkanların düşünsel birikimi önemli... Dünyaya nasıl baktıkları, ne türden gelecek düşündükleri yaşam alanlarımıza biçim veriyor. Hele de siyasal İslam bunca saldırganken.

Sözü Kadıköy Belediyesi’ne getireceğim. Bu hafta doğru bir karar ve yöntemle ülkeye damga vurdu. Kadına yönelik şiddete, cinayetlere dikkat çekmek için on parkın adını katledilen kadınlara verdiler. Riskli bir karardır bu. İnsanlar ölümü, şiddeti, vahşeti dinlenme, eğlenme alanlarında anımsamak istemez. Eğer bu sorunla yüzleşeceksek başka çare yoktur.

Gittiğiniz bir parkta, çocuğunuz ve eşinizle keyifli vakit geçirirken; erkek şiddetiyle can vermiş birinin varlığını fark etmek irkiltir, kendine getirir kişiyi. Ancak böyle öğreneceğiz eşit, adil bir dünya kurmayı. Emine Bulut, Ceren Damar, Mehtap Bülbül, Muhterem Evcil, Özgecan Aslan, Helin Palandöken, Esin Işık, Deniz Aktaş, Fatma Şengül, Müzeyyen Boylu adları parklarda yaşayacak. (Eminim biri çıkıp “neden bu isimler, hangi ölçüyle seçildi” diye soracaktır. Yanıt şu olmalı: Başka belediyeler de diğer isimleri koysun parklarına!)

Başkan Şerdil Dara Odabaşı ile yaptığım konuşmada salt bu konuda değil, toplumsal eşitsizliğin her alanında gereken çalışmayı yapacaklarını dile getirdi. Bu yönde birim oluşturduklarını, her tür “öteki”ye karşı duyarlı tutum alacaklarını ısrarla vurguladı. Kadınlar, engelliler, çocuklar, göçmenler, farklı mezhep ve dine ait kimseler için özel çalışmalar yapılacak Kadıköy’de. Umutla dinledim. Çünkü bugün Kadıköy tüm İstanbul’u temsil ediyor.

Güncel olağan nüfusu dört yüz elli bin olan Kadıköy, hafta sonları iki milyon kişiyi ağırlamak zorunda kalıyor. Neden? Gezi süreciyle birlikte Beyoğlu eğlence, sanat merkezi olmaktan çıktı. Kötü bir Kapalıçarşı halini aldı. Soluk almayan herkes kapağı Kadıköy’e atıyor. Hal böyle olunca da sorumluluk, iş yoğunluğu da artıyor belediye için. Bir yandan da olanak doğuyor.

Muhafazakâr semtlerden de misafir ağırlayan Kadıköy, Kadın Meclisleri ile giriştiği işbirliğinde olduğu gibi, kimi toplumsal olayları görünür kılma şansına sahip oluyor. Bu son derece önemli... Kendi semtinde sevdiğiyle el ele olamayan biri, Kadıköy’de rahat soluk alıyor. Bir yandan da bunun getirdiği sorumluluğu da öğreniyor. Kadın ve erkek eşittir. Her koşulda! Dile kolay, ama o kadar da kolay değil işte!

Siyasetin tuhaf kumpas işleriyle biçimlendiği şu günlerde, anımsatmak gerekir ki, yerel yönetim iktidara giden yoldur. Yerel yönetici yaşamımıza doğrudan müdahale eden, dokunan kişidir. Kadıköy önemli bir hamle yapmış durumda. Doğrusu burada ömrünü geçiren biri olarak, daha ileri adımlar atılmasını da bekliyorum. Elbette taşın altına elimi koymaktan da kaçmayacağım.


Yazarın Son Yazıları

Erbaş’ın kılıcı! 3 Ağustos 2020
Bana Dostunu Söyle... 30 Temmuz 2020
Tıpış tıpış! 23 Temmuz 2020
Günah Keçisi! 13 Temmuz 2020
Tavşan muhalefet 9 Temmuz 2020
HalkTV kapanırsa! 6 Temmuz 2020
Küllenmeyen yangın! 2 Temmuz 2020
Demokrasi için yürümek! 25 Haziran 2020
Bit yavrusu! 18 Haziran 2020