Meriç Velidedeoğlu

‘Kafatası Mağarası Plajı’

28 Mart 2014 Cuma

“2013” yılında, sözde “Ergenekon” ve sözde “Balyoz” davalarının, “Silivri”de, “Hadımköy”de, “Hasdal”da, “Maltepe”de bulunan asker ve sivil tutukevlerinde kalan “tutuklu”larımızla “kısıtlı” da olsa görüşme olanağım olmuştu.
Geçen cuma günü de yine “Hasdal”daydım; açık görüşme vardı.
Bu tutukevinde, “Deniz Kuvvetleri”mizin “Tüma”dan “Dz. Yb”sine dek -şimdi- “42” komutanı bulunduğu için yeni adı “TCG Hasdal” tıpkı “TCG Anıttepe” (Türkiye Cumhuriyeti Gemisi Anıttepe) gibi.
Bu adı koyan da “Şükran Dalkanat”; oğlu Dz. Kur. Alb. Cenk Dalkanat’la birlikte tüm komutanların hâlâ bir “gemi”de görevli olduklarını düşündüğü için... Ne de olsa “ana yüreği” diyemeyiz, çünkü yerden göğe haklı ve yerinde bir “ad”... Her ne denli “TCG Hasdal”ın “42” komutanı: “Özgür olmak için mutlaka dışarda olmak gerekmez!” inancında olsalar da... Kuşkusuz bu “tezgâhlanmış” davalardan tutuklu, hükümlü olan “TSK”nin bütün “komutanlar”ı ve “yurtseverler” için de öyle.
Önceki yıl “TCG Hasdal”da, “Cumhuriyet”in “90. yılı”nın kutlanmasına tanık olmuştum; tıpkı resmi bir törendeki gibi “Atatürk Ordusu”nun komutanları olmanın “onur”u ve coşkusu içinde kutladılar; üstelik “Yargıtay”ın verdiği olumsuz kararın -bir bakıma- “duş” etkisi henüz daha sürerken...
Dahası, “Gen. Kur. Başkanı Özel”in, onların “suçsuz” olduklarına inandığını söylemesiyle “umut”ları artmış, yeniden “yasal” bir “süreç” başlatacaklarını belirtmişlerdi.
Kuşkusuz çok “haklı”lar; çünkü kesinlikle herhangi bir “af” beklemedikleri gibi bunun sözünün edilmesine bile karşı çıkıp dikiliyorlar.
Değerli dostlar; bu “af” konusu dile getirildiğinde, “27 Mayıs 1960” hareketinin komutanlarından “General Madanoğlu”nu anmadan duramam; o da çok karşıydı “af”fa; “genel af” ilan edildiğinde tutukevindeki “hücre”sinden çıkmamak için günlerce direndi durdu...
Haklı mıydı diye sorulursa kısaca şunu derim: “Yargı bağımsızlığı’nı her ortaya koyuşta, bunun evrensel ‘insan hak ve özgürlükleri’nin, ‘çağdaş demokrasi”nin ‘olmazsa olmaz’ı olduğunu her ‘vurguladığımız’da, ‘27 Mayıs’ın ‘ürün’ü olan ‘1961 Anayasası’ndan ‘söz’ ettiğimizi unutmamak gerekir!”
Ayrıca, yarım yüzyıl sonra bugün, “27 Mayıs”a -özellikle seçim alanlarındaki konuşmalarında- sık sık saldıran “R.T. Erdoğan”ın, “yargı bağımsızlığı”nı ne duruma getirdiğine ne denli “maskara”laştırdığına -bu “açı”dan da- bir bakalım derim.
Yeniden “TCG Hasdal”a dönelim; geçen cuma günkü görüşmede “umut”un daha da yeşerdiği bir ortam vardı; çünkü “17 Aralık Operasyonu” ve ardından ortaya dökülenlerle “iktidar”ın yoğrulduğu “hamur”un; rüşvet, yolsuzluk, hak yeme, yalan-dolan, yasaları çiğneme, ikiyüzlülük, yüzsüzlük, utanmazlık, pişkinlik, kara çalma, iftira, “yurtseverler”e düzenlenen -insanlık dışı- “tuzak”lar ve “ülkeyi bölen” açılımlar dolaysıyle de “TSK”ye kurulan “kumpas”la yoğrulduğu açığa çıkmıştı...
“Bölünme” ile birlikte inanılmaz bir “vatan hainliği” olan bu “kumpas”ın, “Erdoğan” tarafından -pişkince- “itiraf” edilmesiyle “TSK”nin komutanlarının, askerlerinin “suçsuz” oldukları “ilan” edilmiş oluyordu; böylece “TCG Hasdal”da “da” yeni bir “ivme” oluşmuştu.
Bu durum, “Amiral Abdullah Gavremoğlu”, “yeniden yargılanmak” için “18 amiral”in imzasıyla dilekçe verdiklerini söylerken sesinden de yansıyordu.
Sanırım bu “ivme”nin verdiği umut ışığıyla, “TCG Hasdal”ın komutanları, dünyanın denizlerinde, okyanuslarda “seyir durumu”ndayken ya da bulundukları limanlarda yer yer yaşadıklarından, kimi anılarından söz ettiler; yazının başlığı da o anılardan biri.
“TCG Giresun” gemisi, “Afrika”nın “Hint Okyanusu” kıyısındaki “Tanzanya”nın limanı “Der Al Salam”a demir attığında, kimi subaylar limandan az-çok uzakta, “Zengibar” (Zanzibar) Adası’ndaki -pek merak ettikleri- ünlü “Kafatası Mağarası Plajı”nı görmek isterler; gemi Komutanı Kur. Alb. C. Dalkanat: “Gidin ama, bir emir gelirse anında hareket edileceğini de unutmayın!” der.
Gerçekten de, bu uyarıdan çok kısa bir süre sonra, “M. Albama” adlı “ABD” gemisinin “Somalili” korsanlarca kaçırıldığı, “TCG Giresun”un da “Albama”ya destek olması için harekete geçmesi bildirilir.
Bilmem anımsanır mı, bu kaçırılma olayı, ünlü oyuncu “Tom Hanks”in rol aldığı “Captain Philips” adlı filmle beyaz perdeye aktarılmıştı.
Ayrıca, oluşan bu “umut” ışığını “söz”ün dışında, fotoğraflar üzerinde yaptığı düzenlemelerle de ortaya koymuş “Dz. Kur. Alb. Önder Çelebi”, sergilenmeleri gerekir.
P a z a r g ü n ü y a p ı l a c a k “seçim”in de ülke için bir “umut” olduğuna inanıyorlar; bu “doğrultu”da kullanılan her “oy”un kendileri için de “umut” olacağını, ne de olsa “Hasdal’da sizden biri var!” seslenişiyle belirtmişler.
Bu “ses”e “CHP”ye vereceğim oyla ben de yanıt vereceğim!  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Erasmus 19 Mart 2021
‘12 Mart 1921’ 12 Mart 2021
‘Manifesto!’ 5 Mart 2021

Günün Köşe Yazıları