Enver Aysever

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

17 Aralık 2020 Perşembe

Dünya Covid-19 hastalığıyla başa çıkabilmek için katı önlemler alıyor. Devletlerin gücü, ideolojik tutumu da böylece anlaşılmış oluyor. Gelişmiş kapitalist ülkeler bu beladan kurtulmak için varını yoğunu ortaya koyuyor. Uzun süreli kapanma kararı almak kolay değil. Tüm toplumun beslenme, barınma, sağlık güvencesini sağlamak gerekli. Bu koşullara hazırlıklı olmak liberal demokrasilerde hukuk güvencesiyle sağlanıyor. Kapitalizm tıkır tıkır işliyor.

Bizde durum vahim, göstermelik önlemlerle yol almak mümkün değil. Her mahallede, apartmanda, ailede Covid hastası var. Ölümler arttı, herkesin canını yakar halde. Hafta sonu içki satış yasağı koymak gibi anlamsız kararlar iyice güven kaybı doğurdu. Yazık ki toplum medya gümbürtüsüne boğulduğu için, canı doğrudan yanınca anlıyor sorunun boyutlarını. Bundan sonra tüm dünyada durgunluk, kriz bekleniyor. Bizim buna nefesi güçlü imamlar dışında önlemimiz var mı?

***

AKP güç kaybettikçe salgın koşullarının doğurduğu iklimden faydalanıp baskıcı tutumu sürdürecek. “Bizden başka ülkeyi yönetecek kadro yok, tek seçenek reis” tezi fiili olarak bitti. MHP dümene geçti. Ne derse yaptırıyor. Son günlerde ısrarla pazarlanan “Kürtsüz Demokrasi”, ittifaklardan “Millet” olanının belini bükmek için. Yüzde on üç oyu görmüş Kürt seçmeni saf dışı ederek yeni denklem aranıyor. CHP’yi HDP ile eşitlemek de başka bir taktik. Tutar mı? Sanırım bu saatten sonra ülke daha çok tencereyi tartışacaktır. Hayatta kalma güdüsü diğer tüm tartışmaların üstünü örter.

Kürtsüz Demokrasi” ne denli çağdışı bir yönetimde olduğumuzu gösteriyorsa da, dağ kadrolarının ve kimi kanaat önderi Kürt sözcüsünün ABD’ye yeşil ışık yakması da denklemi o kadar sarsıcı hale getiriyor. Karayılan’ın “Marksizm modası geçmiş” sözleri, Demirtaş’ın “sosyalizm vicdandır” vurgusuna ters. Biden ile birlikte oluşan süreçte ön almak için söylem değiştirmek, liberal rüzgâra teslim olmak büyük hata. Kim milli, kim gayri milli tartışması anlamsızdır. Emperyalizm Türk, Kürt ve tüm bölge halkının sorunudur. Yanlış teşhis tedavi edilemez yaralar açar.

***

Yanlış teşhis deyince, ekranlarda boy gösterirken işkembeden sallamanın da ölçüsü kaçtı. “Biz Araplara benzemeyiz, iki günde İsrail’i alırız” diyene mi rastlarsınız, yoksa başımıza gelen her kötülüğün nedenini Suriyeliler sanana mı? Garip bir cehalet hali bu! Toplumun gözü içine bakarak, yalan söylediklerini de gayet iyi bilerek, nasıl rahat konuşuyorlar, hayret! AKP’li yıllar hamasetin nasıl iş göreceğini bize her yönüyle kanıtladı. Lakin tersini de gördük; bilim yoksa, sanat yoksa, üretim yoksa, hukuk yoksa er ya da geç gemi batıyor. O günlerdeyiz.

Pişkin biçimde “kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller” diyebilmek utanmazlıktan, gamsızlıktan, şımarıklıktan öte nasıl açıklanır. Bu türden sarhoşluk ardı ardına yanlış yaptırır. İnsanlara “bir lokma bir hırka ile yetin” diyen Diyanet, Bodrum’da yüz milyonluk külliye yaptırıyor. Hangi dinde kardeş acaba kuru ekmek bulamayan işçiyle, saltanat süren diyanet başkanı?

***

Söz ettiğim konuların tümü ideolojiktir. Eğer liberal demokrasi savunusunda ısrar ederseniz Amerikancı, milliyetçi, dinci olursunuz. Birbiriyle çelişmez hiçbiri. Piyasacılık kutsal ortaklıktır aralarında. “Kuru ekmek” şakası (!) yapan AKP’li vekil sınıf bilincine sahiptir. Patronların tümü aynı ırktan, aynı dindendir. Erdoğan’ın yerli yerinde tarifinin somut göstergesidir. Gerçekten AKP paranın nereden geldiğini sormamaktadır. Yeter ki gelsin, yeter ki doğru cebe gitsin!

Ekmeği nasıl paylaşacağımızı konuşmadan bu meselelerin içinden çıkamaz, havanda su döver dururuz. Sınıf meselesini konuşmayan her siyasi, kanaat önderi, akademisyen esasen gericiliğe hizmet etmektedir. Bakın daha aşı kime, hangi yolla, kaça yapılacak belli değil!

Bazısı soruyor “Her mesele sınıfsal mıdır?” diye.

Sınıfsaldır sınıfsaldır.


Yazarın Son Yazıları

Grev 1 Mart 2021