Enver Aysever

Loris Teyze!

12 Ekim 2020 Pazartesi

Hatay yanarken yüreğim dağlandı. Güzel memleketimde her nedense(!) yazları ardı ardına yangınlar çıkar, sonra bir bakarız ki oralarda ya oteller, ya siteler yapılır. Şimdi maden işleri de eklendi gerçi! Hatay baba memleketi, orada doğmadıysam da toprağını, suyunu, insanını bilirim. Çok zaman önce başladı Hatay’ı karıştırma isteği, tanığım, elbet öfkeli ve üzgünüm. Gelin size biraz Hatay’ı anlatayım.

***

Hep söylenir ya “çok dinli, çokkültürlü, barış şehri” diye, doğrudur. Çocuktum, yaz tatili için dedemlere kalmaya gitmiştim. Babaannem komşu gezmesine götürmüştü. Ev sahibi hanımın adı “Loris” idi. O güne dek böyle bir isim işitmemiştim, ancak Müslümanlara verilen bir ad olmadığının da ayırdındaydım. Eve dönünce sordum babaanneme, anlattı: Loris Teyze Müslümanmış, ancak annesi, Hıristiyan komşusunu o kadar çok severmiş ki kızı olunca onun adını vermiş evladına. Çocuk aklımla içime işlemişti öykü.

***

Uzun yıllar sonra, hâlâ hayatta olan bir siyasetçiyle söyleşiyorduk. Konu Hatay meselesine gelince dedi ki: “Her zaman gözümüz orada olmalı, bölge Alevilerinin akrabaları öte taraftadır, bu yüzden nüfus yapısı her zaman önemlidir.” Sordum; “Nasıl bir kuşkunuz var?” diye. “Bilinmez böyle işler, Suriye’nin gözü o topraklardadır” diye yanıtladı. Aslında ima ettiği açıktı, Türkiye’yi değil, Suriye’yi seçer yerli halk diyordu.

Beni nasıl biri olarak tanırsınız” diye sorunca da “Yurtsever birisin!” dedikten sonra, “Tüm Antakyalı öyledir. Ben de o toprağın insanıyım” dedim. Herkese kefil olmak mümkün değil elbet, ancak Antakya halkı yurtsever, ilerici, demokrat, yürekten memleketine bağlıdır. Ayrıca laiktir. Dinsel, mezhepsel ilişkilerle yaşamına yön vermez. Birinin kendini kanıtlamak zorunda olması üzücü elbette! Ancak devlet yurttaşına hep kuşkuyla bakınca, yazık ki insanlar türlü sembollerle, söylemlerle hep “makbul vatandaş” olduğunu göstermeye çabalıyor.

***

Özal zamanında bölgenin nüfus yapısı bilerek değiştirildi. Afganistan göçmenleri yerleşti. Amaç “Alevi” nüfusu seyreltmekti. Son ürkütücü Suriye siyaseti de başka bağlamda, aynı amacı gütmektedir. İnsanları “Esad” yanlısı olmakla suçladılar. Bin yıllardır yan yana yaşayan insanların içine ayrımcı tohumlar ekildi. Tutmaz, o ayrı. Ancak IŞİD militanlarının Antakya caddelerinde neler yaptıklarını bölgede herkes biliyor, unutulmadı.

***

Şimdi birdenbire farklı noktalarda çıkan yangınlar elbette sistemli olduğunu gösteriyor. Terör saldırısı olduğu açık, ancak görünenle yetinmek mümkün değil, ardını takip etmek gerek. Türkiye’nin ikinci sinir ucu haline getirmeye çalışıyorlar Hatay/Antakya’yı. Çok tehlikeli oyun bu. Suriye siyasetinin çuvallaması ardından yeni süreç başlamalı. Yeniden iki kardeş halk arasında dostluk köprüsü kurulmalı. Dinsel, mezhepsel, etnik kışkırtmalara karşı dikkatli olunmalı.

Hatay’a yakın zaman önce gitmiştim. Yangını izlerken gözlerim doldu. Arsuz, İskenderun, Samandağ, Antakya merkez, dünya güzeli yerlerdir. İnsanları çelebi, konukseverdir. Ayrımcılık göremezsiniz. Dedemle gittiğim Affan Kahvesi’ni düşündüm. Çokkültürlü olmanın güzelliğini ve bunun yurtsever olmaya asla engel olmadığını da gördüm, yaşadım. Ne zaman bu yurtta hep birlikte, birbirimizden kuşku duymadan yaşarız, işte o zaman bu yangınları çıkaranlar da gün gibi açığa çıkacak!


Yazarın Son Yazıları

Cin, cemaat, cehalet! 26 Kasım 2020
Bir kira, bir yuva 12 Kasım 2020
Kapitalizmin tanrısı! 5 Kasım 2020
Enkaz! 2 Kasım 2020
Loris Teyze! 12 Ekim 2020
Kendine adalet! 8 Ekim 2020
Kayyım cumhuriyeti 5 Ekim 2020