Enver Aysever

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

19 Kasım 2020 Perşembe

Hani vardı ya bir lakırdı “hepimiz aynı gemideyiz” diye, anladık bu yüzümüze bakarak alay etmenin en utanmaz hali! Yeniden ülkeyi yarım yamalak kapıyorlar, kararname ile ne yapıp yapmayacağımız söyleniyor ya, ana fikir net: İşçi, emekçi, yoksul çalışacak ve ölecek, diğerleri talihliyse bir ihtimal hayatta kalacak!

Durum sadece “bazıları” için farklı. Onlara doktor da özel, hastane de! Diyeceğim düzene eyvallah ettiğin için böyle öleceksin kararname ile. Ardından da tüm olanlara mukadderat denecek!

***

Neresinden baksan elinde kalıyor memleket. Sağlık bakanına “yiğit”, “mert” diye övgüler düzenler, şimdi hedefe konunca, asıl sorumluyu unutturmak için sövüyorlar. Yazık, damat bakan da böyle güme gittiydi. Kim ki, bu düzende ayrıcalığı var sanır toslar duvara! Ha, belki mafyacı olursan, düzen bekçiliğinde önde durursan bir müddet geciktirirsin mukadderatı, hepsi bu! Hukuk olmayınca kaba kuvvet alır yerini, o vakit kimin gücü kime yeter belli olmaz gerçi!

Nerden aldılarsa talimatı, çoğu kokuyu kendiliğinden alır gerçi, başladılar yine “vesayet düzeni yıkılacak”, “şaha kalkıyoruz”, “yaşasın demokrasi” diye yandaşlar. Ah şu omurgasız liberaller(!) hemen durumdan vazife çıkarırlar. Nasıl da beceriyorlar her dönem haklı olmayı. Biden ile muhabbeti olanlar göründü önden, arkadan onların açtığı kapıdan girecek diğerleri. Geçmişte de böyle olduydu, “müstemleke” ruhuna sahipsen eğer, sahip fark eder mi ki? Bakın, orada da gemi aynı gemi değil!

***

Hep avuntu hali “sonuna dek karanlık olacak değil ya, elbet bu günler de geçer” teranesi tekrarlanır, durur. Mutlaka öyle de, ilkin hakikatle yüzleşmek gerekmez mi? Kılıktan kılığa girer bu düzen bekçileri; muhafazakâr olur, milliyetçi olur, Atatürkçü bile olur, her kıyafeti de pek yakıştırır kendine. Türlü şatafatlı paketlerle sürülür piyasaya. Kanmak istersin bazen, kimi zaman da sahiden aldanırsın. Hukuk reformu yaparken görürsün mesela onları, bazen dizi bile çekerler sana, duygulanır gözyaşı dökersin manzaraya! Diyeceğim, uyanık değilsen eğer, itiraz ediyorum sanırsın da her gün düzeni yeniden üretmeye devam edersin!

***

Hastaneler ağzına dek doldu, “imdat” desen sesini duyacak sağlıkçı kalmadı. Canıyla, kanıyla virüs belasıyla mücadele eden insanlar göz göre öldüler de ailelerine tek kuruş güvence bırakamadılar. Meslek hastalığı saydıramadılar Covid’i daha ne olsun. Bilmeyen de sanır ki hemşiresi, hekimi barda, diskoda eğlenirken kaptılar virüsü. Bu insanlara test bile yapılmıyor, yaradana sığınıp görüyorlar işlerini. Düzen öyle kışkırtır ki seni, acillerde canını kurtaracak sağlıkçılara saldırırsın. Gücün egemenden hesap sormaya yetmez, vurursun acımasızca sabahlara dek uykusuz çalışan emekçiye! Yiğitliğin hep garibanadır, güçsüzedir, fark etmezsin bile! Hazindir halin…

***

“Ne olacak, ne öneriyorsun?” diyenlere hayretle bakıyorum. Yahu “aman tadımız kaçmasın” diye diye gelmedik mi bugünlere? Bırakın da kaçsın artık tadımız; çocuklara tecavüz ettiler kaçmadı, meydanlarda dövdüler sövdüler kaçmadı, göçük altında can verirken kaçmadı, madenlerde boğulurken kaçmadı, ne zaman kaçacak da kendine geleceksin, merak etmekteyim!

Gevezeliği bırakıp “hakikati” söylemek lazım! Düzen sapır sapır dökülürken, “ben aynı işi daha ucuza yaparım” diyen grev kırıcı gibi davranmanın âlemi ne? Buradan kimseye ekmek çıkmaz! Bir kere yıkıldı mı bina, altından sağ çıkamazsın, gördük! Yanlışlıkla nefes alınca da bunu hayat sanırsın, değil be kardeşim, “kabahatin büyüğü senin”!

***

Dün dokuz lira olan doları, yedi buçuğa düşürünce, “ekonomi ayağa kalktı” diye kakalayanların düzeninde yaşıyorsun, anla artık! Kıdem tazminatına el koyacaklar, çalışma koşulların güvencesiz olacak, alın terinle kazandığın ekmeğinin yarısına vergi diye çökecekler! Verecekler eline kutsal kitabı, bayrağı, oturtacaklar televizyonun önüne, uyutacaklar seni.

***

Marx’tan ödünç alalım yine sözü: “İşçi sınıfına ekmekten önce onur lazım.” Hepimiz işçiyiz, emekçiyiz, bu soygun düzeninde ağır ağır can veriyoruz! Ya onuruna sahip çıkacaksın ya da…


Yazarın Son Yazıları

Tuz koktuktan sonra! 31 Aralık 2020
Değişim hamaseti! 24 Aralık 2020
Kullar ve yurttaşlar! 21 Aralık 2020
Modern gericilik! 14 Aralık 2020
Paranın dini imanı 3 Aralık 2020
Cin, cemaat, cehalet! 26 Kasım 2020