Olayların Ardındaki Gerçek

Dış Politikada Zikzaklar... Zararları Kim Ödeyecek?

24 Kasım 2022 Perşembe

İleride siyasi tarihçiler, Erdoğan’ın özellikle dış politikada büyük zikzaklar yaptığını yazacaklardır.

Özellikle Ortadoğu politikalarında görülen bu keskin dönüşümlerin köklerinde yeni Osmanlı yaratmak gibi gerçeklerle ters düşen hayaller vardı. İşte örnekler: Arap dünyası İsrail’le yakınlaşırken ve ciddi bir neden yokken İsrail’le çatışmak...

Müslüman Kardeşler’in (İhvan) iktidardan devrilmesi sonrası, Erdoğan’ın din köklerine dayalı dış politikası nedeniyle Mısır’la ilişkilerini kesmesi... 

İhvan hareketini kendileri için tehlikeli gören ve Mısır’da Sisi’nin darbe ile iktidara gelmesini onaylayan Suudi Arabistan başta olmak üzere Katar hariç tüm Arap devletleriyle ilişkilerin soğuması. Kardeşim Esad’dan, diktatör Esad’a yönelinerek yakında “Emevi Camisi’nde birlikte cuma namazı kılacağız” sloganına bağlanılması. 

Böylece, devlet politikası kişiselleşiyor, din unsurlarının etkin olduğu bir ideolojiye dönüşüyordu.

O derece ileriye gidildi ki, Mısır’daki muhaliflerin rabia işareti Erdoğan’ın iç politikadaki simgesi oldu. Bütün toplantılarında ve mitinglerinde kullanıldı. Erdoğan’ın ümmet ideolojisine dayalı Ortadoğu politikası iç politikada bir araca dönüştürüldü.

Şimdi bu politikadan dönüş başladı. Ancak bu politika, özellikle ekonomik alanda Türkiye için büyük yıkımlar getirdi. İşte birkaç rakam: 

Türkiye-BAE ticaret hacmi 2017’de 14.7 milyar dolar iken 5.2 milyar dolara düştü. Suudi Arabistan’la ticaret hacmi 2015’te 5.6 milyar dolar iken 215 milyon dolara geriledi. BAE’nin Türkiye’de 12 milyar dolarlık yatırımı askıya alındı.

İsrail ve Mısır’la ilişkilerin dondurulması Türkiye’ye milyarlarca dolarlık zararlara neden oldu. Bu bağnaz ve din saplantılarına dayalı dış politika nedeniyle Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz olanakları tehlikeye girdi. Mısır bu konuda Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan ile işbirliğine yöneldi.

Bu kişisel Ortadoğu politikalarının geçersizliği anlaşılınca ve seçimler yaklaşınca Erdoğan önce Suudi Arabistan ardından BAE ve İsrail şimdi de Mısır’la yakınlaşma politikası izliyor. Yakında Suriye ile barışma devreye girecek. Dokuz yıl önce Sisi’ye “zalim ve katil” diye hitap eden Erdoğan, “Türk halkı ile Mısır halkı kardeştir” diyor. Madem kardeşti durduk yere dokuz yıldır neden kavga ettiniz sorusu önem kazanıyor.

Tüm bu gelişmeler iyi de aradan geçen dokuz yılın zararlarının hesabını kim verecek? Erdoğan’ın din ideolojisine dayalı kişisel politikalarının zararlarını kim karşılayacak? Kuşkusuz önemli bir soru da şudur:

Erdoğan, Mısırlı muhaliflerin rabia işaretini iç politikada etkin bir biçimde kullandı. Peki, şimdi bu sembol ne olacak?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları