Olaylar Ve Görüşler

Türkiye’nin dönüşüm tarihi - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

16 Nisan 2022 Cumartesi

Son kitabımı 90’ıncı yaşımı geride bıraktığım sırada yazmıştım. Amacım kendi hikâyemden çok daha fazla Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin hikâyesini ve bu biçimde yaşanan tehlikeli dönüşümü anlatmak olmuştur. Atatürk’ü bir mucize, bir dahi olarak tanımlamak bence yerinde olur. 

En elverişsiz koşullarda tek başına yaptıkları birer mucize gibi değilse nedir? Kuşkusuz ona inananlar ve destekleyenler vardı. O kişilerin başında İsmet İnönü gelir. Ama karşısında olanlar daha çoktu. Kurtuluş Savaşı’nın kahramanları, silah arkadaşları, saltanatın kaldırılması gibi konularda olduğu gibi Cumhuriyetin ilanına da karşı çıktılar. 

Oysa onun önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti uygarlık ve çağdaşlık yolunda büyük adımlar attı. Bir İslam toplumunda böyle bir kalkınmanın, böyle bir devrimin benzeri yoktur. Yazık ki ölümünden sonra ve çok partili düzene geçişimizle birlikte bu devrimci yola sadık kalınmamıştır. Atatürk’ü tanımış, yakınında bulunmuş bazı politikacıların tutumu şaşırtıcı olmuştur. 27 Mayıs öncesi muhalif gençler için “tenkil tenkil” (Uzaklaştırma) diye haykıran Celal Bayar maalesef bunlardan biridir. 

DP’NİN GELİŞİ...

Açık söylemek gerekirse, Atatürk’ten sonraki dönemlerde laikliği gerektiği gibi savunan bir iktidarımız ne yazık ki olmadı. Daha çok başlangıçta demokrasinin vazgeçilmez unsuru laiklik iyice ihmal edilmiş ve dinci muhalefete yol açılmıştır. 1945’te Demokrat Parti kuruldu. Daha muhalefetteyken bile bu parti biz Atatürkçü laiklerde güven uyandırmamıştı. İktidar olduklarında hiç yanılmadığımızı anladık. Daha 40’larda Amerika’nın desteği ile eğitime büyük darbe vurulmuştu. Büyük eğitimciler  Hasan âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç görevden uzaklaştırıldı. Türkiye’ye özverili yurtseverler ve büyük yazarlar yetiştiren Köy Enstitülerine saldırı başladı ve bu okullar DP tarafından kapatıldı. Bir başka aydınlanma odağı Halkevleri yok edildi. Bu oldukça hareketli ve olaylı geçen uzun yaşamımın anıları bu Cumhuriyetin dramını özetlemektedir. 

KATKI OLSUN DİYE

Atatürk’ü kaybettiğimizde 9 yaşında olan ve “Cumhuriyet nasıl kuruldu, ne umutlarla yola çıktık ve sonra nasıl umut kırıcı olaylar ve gelişmelerle karşılaştık ve bugünkü kaygılı günlere ulaştık” sorularını kendine soran, bu dönüşüme şahit olan birisi olarak bunları her fırsatta özellikle gençlere anlatıyorum. 

Çünkü akranlarım azalırken bunları aktarmayı görev olarak görüyorum. 

Umarım bu yazdıklarım, gerçekleşmesi gereken bir uyanışa katkı sağlar. 

PROF. DR. COŞKUN ÖZDEMİR



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları