Meriç Velidedeoğlu

İkileşti mi?

22 Mayıs 2020 Cuma

Değerli dostlar, bu yıl “19 Mayıs” günü yapılan “Anıtkabir” ziyaretini, “Gençlik ve Spor Bakanı” başkanlığındaki bir heyet yaptı.

Bugün ülkemizin, “T.C. Devleti”nin başındaki Erdoğan uzun süredir İstanbul’da yaşıyor.

Boğaz kıyısında ünlü “Huber Köşkü”ndeki bu yaşam sürecini kesmemek, bölmemek(!) için olsa gerek, Atatürk’ün ülkemizi düşman işgalinden kurtarmak için attığı “İlk Adım” olan “19 Mayıs 1919”u kutlama törenine katılmadı, dolaysiyle “Anıtkabir” ziyaretine de...

Bununla da yetinmedi Erdoğan; “Ulusal Bayramlar” arasında yer alan bu günün “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” olan adını da makaslayıp, “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak değiştiriverdi...

Ve değerli dostlar, aylardır aylardır İstanbul’da yaşıyor Erdoğan; oysa bilindiği gibi “Devlet Başkanları” genelde ülkenin “Başkent” olan ilinde yaşarlar; kuşkusuz seyrek de olsa, kısa bir süre “Başkent”ten uzaklaşabilirler, ne ki bizde olduğu gibi “aylarca aylarca” değil; böylesi pek görülmez...

Bu durumda devletimizin “İkinci Başkent”i mi var.

Belki şöyle sorulsa daha iyi olur;

“Beştepe Sarayı” ile “Kışlık Başkent”: Ankara

“Huber Köşkü” ile “Yazlık Başkent”: İstanbul olmak üzere “İki Başket”imiz mi var?

Ne dersiniz?

Ve değerli dostlar, Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu “Ulusal Bayram”ın “101. Yılı”nın kutlandığı şu günlerde, ülkemizde yaşanan işsizliğin en yoğunlukta olduğu kesimi, gençlerin, “Genç İşsizler”in oluşturduğu ortada; istatistikler açıkça bildiriyor.

“Gençlerin yüzde 57’sinin işsiz olduğunu” gözlerimizin önüne seriyor.

Öte yanda işsizliğin ülke içinde en büyük sorun olduğu da gözler önünde; gün geçtikçe dallanarak artıyor.

CHP’den çözüm önerileri geldi; Başkan Kılıçdaroğlu sunduğu “16 Madde”yi tek tek açıkladı; CHP’nin Milletvekilleri, sorunları yazılı ve görüntülü basına açıklayıp ortaya koyarken, bunların TBMM’de konuşulmasının gerektiği Başkan Şentop’a bildirildiğinde, verdiği yanıt olumsuzdu; oysa bizden daha çok “Covid-19”dan etkilenen Avrupa ülkelerinin Meclisleri açıktı... Kapanmamışlardı.

Değerli dostlar, bugün yaşadığımız bu Meclis’i kapatma olayını bir de geriye dönerek gözden geçirsek diyorum; “Ulusal Kurtuluş Savaşı”mız sırasında, henüz daha “İkinci İnönü Zaferi” kazanılmamıştır; ne var ki, “Birinci İnönü Zaferi”nin acısını çıkarmak isteyen “Yunan Ordusu”na, yardımlar “çığ” gibi yağmaktadır, hedef, Başkent “Ankara”dır, “Büyük Millet Meclisi”dir.

Cepheden düşman ordusunun ilerleyiş haberleri gelince, Ankara’daki kimi resmi kurumlar, özellikle okullar Kayseri’ye gitmek için yola çıkarlar.

Kuşkusuz “Türk Ordusu”da sonuç alacak bir plan doğrultusunda harekâtını sürdürmektedir.

Önde giden Yunan Ordusu, Ankara’ya “70” km. uzaklıktaki Polatlı’ya doğru ilerlerken, yaptığı top atışları, Meclis’ten de duyulmaya başlayınca, kimi milletvekillerinin “Meclis’i kapatıp” Kayseri’ye taşınma taraftarı oldukları duyulunca, kimi milletvekilleri de şiddetle karşı çıkarlar...

Ve “Büyük Millet Meclisi” bir an bile kapanmadan çalışmalarını sürdürür... İsmet Paşa (İnönü) komutasındaki ordu, Yunanları yenip, “İkinci İnönü Zaferi” ile Başkent Ankara’yı Yunan işgalinden kurtaracaktır.

Evet, savaş ortasında kalan “Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)” bir an bile kapanmamıştır.

Tatih böyle yazıyor...

Kuşkusuz, TBMM’nin bugünkü durumunu da tarih yazacaktır...

Ne dersiniz?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Erasmus 19 Mart 2021
‘12 Mart 1921’ 12 Mart 2021
‘Manifesto!’ 5 Mart 2021

Günün Köşe Yazıları