Sanayiye Strateji?!

05 Aralık 2008 Cuma

İstanbul Sanayi Odasının (İSO) düzenlediği 7. Sanayi Kongresi, (Sürdürülebilir Rekabet Gücü- Sanayi İçin Uygun Ortam) krizin tam ortasına düştü! Siyasetin başıkriz yokmuş gibi davranırken sanayici iktidarı eleştirdi, dünyayı örnek gösterdi,dış dünya ne önlem alıyorsa, fazlasını istemiyoruzdedi. İSO Başkanı Tanıl Küçük, Türkiyeyi altı yıldır yüzde 6.8 büyüten ılıman rüzgârlar şimdi tersine esiyor, dünya yüzyılın krizini yaşıyor, ağustos ve eylülde sanayi üretimi üst üste küçüldü, kasımda ihracat yüzde 22 azaldı dedi...

İSO Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi, denetimsiz küresel mali sisteme ve ihtirasa dönüşmüş kazanma hırsını, kriz tetikleyicileri olarak gördü. Demokrasilerin olmazsa olmazları olan yetkinin geniş toplum kesimi ile paylaşılarak uygulanmasını; denetim, tam şeffaflık ve eşgüdümün nitelikli kadrolarca sürdürülmezse şirketi de ülkeyi de batıracağını anımsattı. Hükümeti daha iyi bir demokrası için, özgürlükçü-katılımcı- paylaşımcı olmaya çağırdı! Ekonomik Sosyal Konsey nerede, dedi. Şevket Radonun gelişmiş ülke tanımını anımsattı: “Kendi problemlerini, kendi insanları ve o insanların ürettiği projeler ile aşan.. Bunu üstelik bir meydan okuma olarak nitelendirdi ve gelin bunu kabul edelim dedi!

Küçük ve Kaviyi dinlerken sanayicilerimizin düşünsel planda ve ülkeyi savunmada nihayet aldıkları yolu düşündüm! Siyasetin karakterinin, düşünme kapasitesinin, uygulamalarının ve her şeyi dışarıyla halletme politikalarının, yıllardır değişmez, Türkiyeye bir adım ileri götüremeyecek nitelikte ve çağdışı kaldığını! Temel sorunumuz kaliteli siyasetçi yokluğu değil mi?!

***

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da meslektaşlarıyla bu konuda aşık attı: Krizde hissettiğimiz yangının alevi değil, henüz ateşinin sıcaklığıdır dedi. Cumhuriyetin 100. Yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek hedefi koyduk, tek isteğimiz rakiplerimizin sahip olduğu yatırım ve iş yapma ortamın sağlanmasıdır; özel sektör 2003-2007 arası 265 milyar dolarlık makine ve teçhizat yatırımı yaptı; 2000’de ihracatın yüzde 37si tek bir sektöre dayalıydı, bugün hiçbir sektörün payı yüzde 20yi geçmiyor, üstelik 26 sektörde ve 21 ülkeye 1 milyar doların üzerinde satış yapıyoruz, amacımız ulus kurucusu Atatürkün milli hedefi çağdaş uygarlık düzeyidir, dedi.

Bir sanayi stratejisi gerekliliğini dile getirdi:Enerjimizi doğru yerlere kanalize edecek bir stratejiye, yol haritasına, vizyona ihtiyacımız var.

***

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan da bu isteğe yanıt verdi. Önemli noktalar şöyle: Sanayi politikasını tasarlamak için gerekli olan sanayi envanteri tamam, Girişimci Bilgi Sistemini kurduk; iki aşamalı starteji saptadık; ilk aşama krizin doğru yönetilmesi için bir sektörel İzleme ve Değerlendirme Merkezi kurarak 224 sektörü izlemeye aldık. İkinci olarak uzun vadeli gelecek tasarımı için Sanayi Strateji Belgesi hazırladık...

Bu belgenin esasını öğreniyoruz: Türkiyeyi Avrasya ve Avrupanın orta ve yüksek teknolojide yatırım üssü yapmak: ARGE yasasının ilk 4 ayında yerli ve uluslararası 25 şirket 2009da 1.5 milyar dolarlık yatırım yapmak ve 3000 ARGE elemanı çalıştırmak için başvurmuş.

Şu stratejik hedefler belirlenmiş: Güçlü şirketler yaratmak (teknolojik ve yenilikçi); orta ve yüksek teknoloji ağırlığını arttırmak; geleneksel sektörlerde yüksek katma değerli yapıya geçmek.

Bakanlığın, hiç olmazsa bir sanayi strateji belgesini (TOBB Üniversitesi ile) hazırlamış olması, şüphesiz ki iyi bir şey! Bu belgenin orta ve yüksek teknoloji üretimini hedef seçmesi de, zamanın ruhuna uygundur!

Şimdi demek var ki, biz çok strateji ve belge gördük, uygulamayı görelim!

Hayır, bunu demiyeceğiz; ama şunu diyeceğiz, yeni ARGE Yasası ile bunu sağlayacaklarını sanıyorlarsa aldanıyorlar! Orta ve yüksek teknoloji üretimine dayalı sanayi yapısı, devletten büyük destekli gerçek ulusal stratejiler gerektirir!

Bakan, Dünya ile rekabet eden bir Türkiye hayal ediyorum, bu hayali küresel kriz dahil hiçbir şeyi engelleyemeyecektir dedi!

Çağlayan, hayallerini gerçekleştirecek ortamın içinde mi? Şöyle iktidarına bir baksın: Gözleri yerel seçimlerden başka bir şey görmüyor! Sanayici de yakarıyor: Başbakan bizi bu krize ezdirme!”

İnsan düşünüyor; sanayici, AKP iktidarının kendilerini batırmak istediği şüphesi içinde mi?

 

[email protected]


Yazarın Son Yazıları