Erdoğan ve Komünistler

24 Ekim 2008 Cuma

Hoş bir haber: Başbakanlık makamında oturan kişi, AKP menşeli dolandırıcılıkların gündeme gelmesi üzerine, her zaman kuluçkasında hazırda tuttuğu incilerinden birini yumurtladı ve AKPye yönelik yolsuzluk suçlamalarının eski komünist taktikleri olduğunu söyledi ya, bir sosyalist avukat, Sedat Vural, hakaret davası açtı!

Almanlar, kurt köpekleri gibi AKP menşeli dolandırıcıların peşinde neredeyse sürek avı düzenlerken... Parti genel başkan yardımcılarından birinin belediyelerde türlü çeşitli ihale-arsa spekülasyonlarından vurgunları ortaya çıkmışken... Kendisi, 6 yıllık iktidarları döneminde kamuoyuna yansıyan ihale kepazeliklerinin hiçbirinin üzerine gitmemişken... Yine genel başkan yardımcılarından adı Barona çıkmış bir diğerinin, yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin hayali ihracattan yargılandığı ve şirketin mahkûm olduğu belgelenmişken...

Başbakanlık tahtında oturan sorumlunun (yoksa sorumsuzun mu demeli?), AKPye komünist taktiklerle yolsuzluk çamurunun atıldığını söylemesi, bütün yolsuzlukların üzerine şal atması, üstüne üstlük, sahip çıkması, acaba hangi yüksek cesaretin ürünü ve hesabı olabilir, diye düşünmeliyiz...

***

Bazı olasılıklar-inançlar üzerinde, mesela diyerek, durabiliriz:

1) Yolsuzluk belgeleri-haberleri, kendisini iktidar yapan seçmenin önemli bir kısmına ulaşmamıştır. Ulaşanı varsa bunlar komünist taktikleri diyerek, sol canavarı gündeme getirir, onların zihinlerindeki bulanıklıkları temizleriz, inancı.

2) Medyanın en az yüzde 41i bizim kontrolümüzde. Gerçek tek olmaktan çıktı. Gerçeği ikiye böldük. Gerçek, medyaya egemen olmak ve bunların iftira olduklarını yaymaktır. Çağımız başarılı iletişim çağıdır! Rezili bile en masum gösterme becerisidir. Ayrıca, pek çok iletişim şirketini de satın alır veya iyi paralarla karşı iletişimmekanizmasını harekete geçiririz... Korkmayın! Paramızı koyacak yer bulamıyoruz!

3) Karşı Medyada da, bizim besmeleler (yani beslemeler!) var. Toplumun ağzına baktığı, etkilendiği, dinleyerek fikir oluşturduğu bir dizi aydınkılıklı da boş durmuyor! Onlardan oluşturduğumuz medya ordumuzun eli armut toplamıyor!

4) Bizim seçmenin kafası küttür, eğitim düzeyi de düşüktür, aklı basmaz, onlar din-namus-Allah-peygamberden anlar... Aziz Nesin haklıdır. Bizim Allah yolunda ilerlediğimize inanırlar...

5) CHP ve solcuların Müslümanlara sürekli iftira ettiği, bir inançtır... Bu inancı hiçbir şey sarsmaz...

6) Millet, Çalıyor ama iş de yapıyorlar, çalınanların bir kısmı da bize yiyecek torbası, kömür, seçimlerde altın-nakit para, ihale mihale, kemik memik vb. olarak geri de dönüyor... Çalmasalar bize hiçbir şey vermezler... diye düşünür.

7) Seçim zamanında bol keseden atar, hediyeleri dağıtır, oyları toplarız... Önemli olan milletin cebine üç kuruşun girmesidir. Bir de Kurana el bastırtır, oyunu alırız.

8) İktidara gelen partinin yolsuzluk yapması, artık kabul edilmiş sıradan bir olaydır. Hiç olmazsa onların cepleri doydu, şimdi cüzdanları boş karnı aç olanları iktidara getirerek bir de onları doyurmayalım düşüncesini ne kadar yayarsak o kadar iyi...

9) Biz iktidarız, artık hep iktidardayız, buradan sandıkla gitmeyiz; her türlü cabbarlığı yapar, bütün iddiaları boşa çıkartırız...

10) AKPleştiremediklerimiz arasında çok az kurum kaldı... Hukuku mukuk yapma yolunda da ilerliyoruz. Zaten bir de anayasayı değiştirdik mi, bu iş biter.

11) Ortalıkta MHP dışında sağcı, en önemlisi merkez sağcı parti kalmadı. Artık çıkamaz da. Bizden başka seçenek yok.

12) CHP, bırakın yolsuzluk dosyalarıyla uğraşıp dursun, ağzıyla kuş tutsa iktidar olamaz. Son 60 yılda tek başına iktidar olamadılar. CHP solundakiler de salak takımından. Zaten onlar CHPnin hakkından gelir! Seçmenini parçalar, kopartacakları üç beş oyun önemi olmasa da, CHP hakkında yarattıkları kötü imaj bize yarar..

13) Zaten CHP de salt kürsü muhalefeti ile seçmeni avlama politikasıyla bir yere varamaz; biz seçmeni evinden, sokaktan, işyerinden, okuldan, dershaneden, yurtlardan, camiden, dinden-imandan avlıyor, satın alıyoruz...

***

Uzatmayalım, bunlar doğru mu? Biraz, kısmen, veya geçici olarak büyük bir kısmı, şimdilik... Değişmeyen gerçek yoktur!

Gerçekmiş gibigörünen fenomenler arasında yaşıyoruz. Tek gerçek: Bu tip partilerin sürekli iktidar hayalinin gerçekleşmesi imkânsızdır.. Bir de, millet hıyar değil..

Aslında şunu yazacaktım: AKP Türkiyeyi, gelir dağılımı en bozuk iki ülkeden biri yaptı. (OECDnin 24ünü kapsayan raporu, diğeri Meksika!) Türkiye nüfusun en yoksul yüzde 10luk bölümüyle en zengin yüzde 10luk bölümü arasında, gelir dağılımın en kötü olduğu iki ülkeden biri.

Sol politikaların önü hiç bu kadar açık olmamıştı!

[email protected]


Yazarın Son Yazıları