COVID-19 ve adalet reformu: Basit öneriler

26 Nisan 2020 Pazar

Koronavirüsle mücadele şu anda sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın sorunu.

Ama Türkiye’nin başka yapısal sorunları da var:

Temel Hak ve Özgürlükler sorunu.

Bu bağlamda birinci sırada ifade ve medya özgürlüğü sorunu var.

Bağımsız adalet sorunu.

Bu bağlamda, yargı mekanizmasına güvenin neredeyse sıfırlanmış oluşu, haksız, hukuksuz ve adaletsiz biçimde yargılananların, ceza alanların ve hapsedilmiş olanların sorunları var.

Ekonomik kriz ve kaynak sorunu.

Bu bağlamda Türk Lirası’nın değer kaybı, enflasyon artışı, dış borcun döndürülmesi, bütçe açığı ve kaynak sorunları var.

İlticacılar sorunu.

Bu bağlamda Suriye’den ve öteki ülkelerden gelenlerin yaşam, geçim ve sağlık sorunları var.

Eğitim sorunu.

Bu bağlamda, Milli Eğitimin, hem müfredat açısından hem de bazı vakıflarla işbirliği içinde, dinci bir eğitim uygulamasına kayması sorunu var.

Ahlak sorunu, liyakat sorunu, yağma sorunu gibi, daha başka temel sorunlar da var ama, bu yazı bağlamında bu kısa liste ile yetiniyorum.

***

Artık, 2017’den beri geçen üç yıllık süre içinde “Tek Kişi Yönetimi”nin bütün bu sorunları çözmekte yetersiz kaldığı, hatta bir bölümünü daha da şiddetlendirdiği, tarihsel, siyasal, ekonomik ve toplumbilimsel bir gerçek olarak ortadadır.

Bu nedenle ben, COVID-19 ile mücadele bağlamında, Adalet Reformu için, basit birkaç öneride bulunmak istiyorum.

***

1) Parti örgütlerinden ve dinci vakıflardan savcılığa ve yargıçlığa atananlar avukatlığa iade edilmelidir.

2) Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Kurulu gibi yüksek yargı ve yönetim organlarına siyasal iktidarın atama yapması yerine, liyakate dayalı nesnel ölçütlere göre belirlenmiş üyeler, kendi aralarından seçilmeli; adalet bakanı ve müsteşarı, bütün öteki bürokratlarla birlikte HSK’den çıkarılmalıdır.

3) Ceza yasasındaki “Terör örgütüne üye olmadan...” diye başlayan muğlak ve kötüye kullanılan madde kaldırılmalıdır.

4) Ceza kanununa, bağımsız, tarafsız, partisiz cumhurbaşkanı için özel olarak konulmuş olan hakaret maddesi, partili cumhurbaşkanı için kaldırılmalıdır.

5) İnfaz yasası denilen af yasası bağlamında, fiilen bireysel ve/veya toplu şiddete karışmış olanlar hariç, bütün tutuklu yargılananlar salıverilmeli, davalarına tutuksuz olarak devam edilmelidir.

6) Koronavirüs önlemleri bağlamında genel nüfusa uygulanan ilkelere uygun olarak, 65 yaş ve üstü mahkûmlar, ev hapsi ile cezaevlerinden salıverilmelidir.

7) Bireysel ve/veya toplumsal şiddete karışmamış olan, yaptıkları haberlerden ve/veya yorumlardan dolayı mahkûm edilmiş bulunan gazeteciler, yazarlar, televizyoncular, haberciler, yorumcular, cezalarının geri kalanını ev hapsinde geçirmek kaydıyla cezaevlerinden tahliye edilmelidir.

***

Yok edilmiş olan adalete güven bu uygulamalarla, zaman içinde yeniden oluşturulabilir...

Ama asıl sorun Bu uygulamaları yapmalıdır” dediğim siyasal iktidarın “Demokratik bir Hukuk Devleti” arzulayıp arzulamadığıdır!


Yazarın Son Yazıları