Alev Coşkun

İktidara yürüyüş kurultayı

21 Temmuz 2020 Salı

14 Ekim 1973 genel seçimleri, CHP’nin yeni bir kişiliğe kavuştuğunu gösteriyordu. Seçimler CHP için büyük bir zafer olmuştu ve CHP ilk kez halkın oylarıyla iktidara geliyordu. 1950’den bu yana 23 yılda ilk kez birinci parti olmuştu. Genel seçimlerden hemen sonra 9 Aralık 1973’te yerel seçimler yapıldı. CHP İstanbul, İzmir, Ankara kentlerini kazandı. Yüksek oyun nedenleri arasında CHP’nin sol bir parti niteliğine bürünmüş, halktan yana program ortaya koymuş olması yatıyordu.

30 HAZİRAN 1972

Ecevit’in genel başkan seçilişinden 1.5 ay sonra, 30 Haziran 1972’de toplanan CHP kurultayı, artık bir iktidara yürüyüş kurultayıydı. 

Ecevit konuşmasında, parti içinde tüm tartışmaların demokratik yollarla son bulduğunu ve halkın oyu ile engellerin aşılacağını söylüyordu.

Ertesi gün İnönü kürsüye çıktı. CHP’nin karşıtları ve CHP içinde İnönü’den güç alan kesimler İnönü’nün konuşmasından büyük umutlara kapıldılar.

İnönü, konuşmasında “CHP’nin yeni Genel Başkanı’na başarılı olması için elbirliğiyle yardım etmemiz gerekir. Genel Başkan bir güven havası yaratmak için bütün nitelikleri taşımaktadır” dedi.

Çatışma bekleyenlerin umutları söndü. Bu kurultayda, Bülent Ecevit 1085 delegeden 1032’sinin oyunu alarak yeniden CHP Genel Başkanlığı’na seçildi.

ECEVİT GENEL BAŞKAN

Atatürk’ün kurduğu ve genel başkanlığını yaptığı daha sonra, Cumhuriyetin kuruluşunda ikinci imza sahibi İnönü’nün yürüttüğü genel başkanlığa, üçüncü olarak Bülent Ecevit seçiliyordu. Ecevit, konuşmasının giriş kısmı şöyledir:

“Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne genel başkan seçtiğiniz insan Cumhuriyetten sonra doğmuştur; siyasal kişiliğini, çok partili demokratik rejime geçtikten sonra, CHP içinde oluşturmuştur. CHP ömrünün ellinci yılına yaklaşırken, kendi yetiştirdiği birini kendine genel başkan seçmiş olmaktadır.”

Genel Başkan Ecevit, daha sonra “demokratik sol” olarak nitelediği yeni sol anlayışının sınırlarını bir kez daha çiziyor, “halk egemenliği”nden söz ederek şöyle devam ediyordu:

“Bir devrimci yol ilk kez halkın bilincinde biçimleniyor; bir yeni dünya ilk kez halkın, halkla bütünleşen bir örgütün düşüncesinde oluşuyor; kendi gücünü, kendi egemenliğini, kendi özlediği dünyayı görüyor, halkımız CHP’nin izlediği yoldadır...” 

Yeni Genel Başkan CHP’de ve Türkiye’de yeni bir dönemin başladığını ilan ediyordu. Ertesi gün gazetelerde şu başlık görünüyordu:

“Şef partisinden Halk Partisi’ne...”

1973 VE 1977 SEÇİMLERİ

1973 seçim bildirgesi, CHP’nin halka dönük önerilerini ortaya koyuyordu.  

2 Eylül 1973 günü bütün Türkiye’de, bütün illerde önseçim yapıldı. CHP Genel Merkezi’ne milletvekilleri listelerinde bütün Türkiye için sadece on kişilik bir kontenjan verilmişti. Bunlar da teknokrat ve akademisyen ağırlıklıydı. Bir örnek olay olduğu için 1973 seçimlerinde CHP’den kontenjan olarak gösterilen kişilere bakalım.

Adana’dan Devlet Planlama Teşkilatı Şube Müdürü Erol Çevikçe, Ankara’dan Maliye Bakanlığı üst düzey bürokratı Cahit Kayra, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü, yazar Sabahattin Selek Balıkesir’den Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Sadullah Usumi, Bursa’dan Moskova Büyükelçisi Hasan Esat Işık, Gümüşhane’den İmar ve İskân Bakanlığı afet İşleri Genel Müdürü Erol Tuncer, İstanbul’dan Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı Ali Nejat Ölçen ve Prof. Haluk Ülman, İzmir’den Hacattepe Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Alev Coşkun, Sakarya’dan Harp-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Durukan.

CHP milletvekillerinin yüzde 67’si değişmiş, yaş ortalaması düşerek gençleşme sağlanmıştı.

14 Ekim 1973 günü yapılan genel seçimler, CHP’nin yeni bir kişiliğe kavuştuğunu gösteriyordu. Seçimler CHP için büyük bir zafer olmuştu ve CHP ilk kez halkın oylarıyla iktidara geliyordu. 

1950’den bu yana 23 yılda ilk kez yüzde 33 oyla birinci parti seçildi. 1973 seçimlerinde CHP’nin sandalye sayısı 185 olmuştu. 

YEREL SEÇİMLER

Genel seçimlerden hemen sonra 9 Aralık 1973’te yerel seçimler yapıldı. CHP İstanbul, İzmir, Ankara kentlerini kazandı.

CHP oy oranını da arttırmıştı. İl genel meclisi seçimlerinde yüzde 4.1’lik artışla oy oranını yüzde 37.4’e çıkarmıştı.

Belediye başkanlıkları seçiminde yüzde 39,6, belediye meclisi üyelikleri seçimlerindeyse yüzde 41,9 oranında oy sağlamıştı.

BAŞARININ NEDENLERİ

Bu yüksek oy oranının nedenleri şöyledir:

1. CHP sol bir parti niteliğine bürünmüş, halktan yana program ortaya koymuştu.

2. CHP Genel Merkezden tabana kadar tutarlı bir parti olma niteliği gösteriyordu.

3. CHP’de gerek milletvekilliği, gerekse  belediye başkanlığı, il genel meclisi ve belediye meclisi  seçimleri için önseçim yapılmıştı.

Önseçim partiye kişilik kazandırmış ve tüm parti örgütünü seçimleri kazanma yönünde ateşlemişti.

Seçimlerde en yüksek oyu almasına karşın CHP’nin milletvekili sayısı 185’te kalmıştı. Yüzde 29.8 oy alan Adalet Partisi 149,  yüzde 11.8 oy alan Milli Selamet Partisi 47 sandalye kazanmıştı. Sonunda Ecevit’in başbakanlığında CHP+MSP hükümeti kuruldu.

KIBRIS BAŞARISI

Ecevit, bu koalisyonu kurarken böylesi bir uzlaşmanın ve koalisyon ortaklığının “dindarlıkla laikliğin, özellikle ekonomik alanda işbirliğinin çeliştiği yolundaki tarihsel yanılgının giderileceğini” ileriye sürmüştü.

Bu hükümet ancak 7.5 ay sürmesine karşın, Kıbrıs Barış Harekâtı’nı başararak tarihe geçti.

MSP’nin kendi seçmenini memnun etmek için zaman zaman hükümet protokolünü bozucu hareketlere girmesi, bu koalisyonun uzun süre yaşamasını engelledi.  Koalisyonun çökmesi üzerine  ilk kez milliyetçi cephe hükümeti kuruldu.

DEMOKRATİK SOL DÜŞÜNCE FORUMU

Koalisyonun sona ermesinden sonra 14 Aralık 1974’te 22. Kurultay toplanmıştır. Ancak bu arada tüzük kurultayı ve Demokratik Sol Düşünce Forumu da yapılmıştı.

Bu toplantılarda CHP’nin yeni programının “Marksizmden kaynaklanmadığını” göstermek açısından “sosyal demokrasi” yerine “demokratik sol” deyimi kullanılması öngörülmüştür.

Bülent Ecevit, “solun halkla olan yabancılığının giderilmesi ve sol düşünceyle demokrasinin bağdaştırılması yolunda en ciddi çabaların CHP’de başladığını” belirtiyordu.

Ecevit, halktan kopuk aydınların “demokratik sol” düşünce sistemi ile halkla bütünleştiğini söylüyor, bunun çok önemli bir atılım olduğunu da vurguluyordu.

Demokratik Sol Düşünce Forumları, CHP’nin programının somutlaşmasında etkin düşünsel toplantılar olmuştu.

22. KURULTAY VE DÜŞÜNCELERİN YALINLAŞMASI

CHP’nin 1973 seçimlerinden başarı ile çıkması 1974’teki 7 aylık hükümet deneyimleri, parti içinde yeni tartışmalara da neden olmuştu. 22. Kurultay yaklaşırken özellikle CHP Meclis Grubu’nda çeşitli gruplar oluşmaya başlamıştı.

Bu şartlar altında toplanan CHP Kurultayı’nda Ecevit devletçilik, özel sektör ve halkın etkinliği üzerinde durarak bu konulara açıklık getirdi.

DEMOKRATİK SOL

Ecevit şöyle diyordu:

“CHP’nin demokratik sol tutumu, özgürlüklere, demokrasiye ağırlık veren bir sol anlayıştır. Klasik özgürlükçü demokrasiden bir bakıma daha ileri bir aşamadır. 

Bizim amacımız halkın iktidar olmasıdır. Amacımız tüm üretim araçlarının kamulaştırılması değildir. Tüm üretim araçlarının devletleştirildiği ülkelerde, özgürlükçü demokrasi gerçekleşemedi. O ülkelerde halk iktidarı değil, halkın üstünde bürokratlar iktidarı oluşabildi.

Bizim demokratik sol anlayışımız, ekonomik güçle siyasal gücün ayrılmazlığı noktasından hareket eder. Ekonomik güç devlette yoğunlaşmışsa, siyasal güç de devlette yoğunlaşır. Ekonomik güç özel sektörde yoğunlaşmışsa, siyasal güç de özel sektörde yoğunlaşır. Biz elbette özel sektöre de hak tanırız, devlete de  ekonomiye ve topluma yön verebilmesi için gerekli hakları ve  yetkileri tanırız. Fakat hepsinin üzerinde halk olmalıdır, hepsi halkın gözetiminde ve denetiminde olmalıdır. Kısacası, iktidarda halk olmalıdır. Bu da, ancak halkın en büyük, en etkin ekonomik güç durumuna gelmesiyle gerçekleşebilir. Biz onu sağlamaya çalışıyoruz. Onun için halk sektörünü gerçekleştirmeye uğraşıyoruz...”

Demokratik sol, amaçta olduğu kadar araçlarda ve yöntemde de demokratiktir. Bizim benimsediğimiz anlamda demokratik solculuk, tepeden inme değil, temelden yükselme solculuktur. Halka rağmen solculuk değil, halk solculuğudur. Onun içindir ki, ötedenberi söylediğim gibi, bizim solculuğumuzun sınırını halk çizer ve çizecektir.”

ÇARŞAF LİSTE

Kurultayda çarşaf liste ile seçimlere girildi ve sonunda Ecevit’in listesi büyük bir çoğunlukla seçimi kazandı. Seçilen parti meclisi Orhan Eyüboğlu’nu genel sekreterliğe seçti. Genel sekreter yardımcılıklarına Mustafa Üstündağ ve Deniz Baykal, genel basın sözcülüğüne de Alev Coşkun seçildiler.

Parti meclisinin oylarıyla seçilen bu Merkez Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşuyordu:

Mustafa Üstündağ, Deniz Baykal, Alev Coşkun, Erol Tuncer, Vamık Tekin, Ali Topuz, Kasım Parlar, Erol Çevikçe, Bahir Ersoy, Haluk Ülman, Tankut Akalın, Mehmet Aslantürk, Kemal Önder, Adil Ali Cinel.

ARA SEÇİMLER

12 Ekim 1975’te 27 ilde yapılan milletvekilliği ara seçimlerinde CHP’nin oyu yüzde 43.3’e yükseldi. CHP iktidar yolunda ilerliyordu.

23. KURULTAY

23. Kurultay, 27 Kasım 1976’da yapıldı. 1200 il delegesi, 250 milletvekili ve senatör, 55 parti meclisi ve yüksek disiplin kurulu üyesi, 30 merkez gençlik ve kadın kolu temsilcisi olmak üzere 1535 delege ve binlerce izleyici Atatürk Spor Salonu’nu doldurmuştu.

Bu kurultayda genel sekreterlik için Baykal, Turan Güneş ve Orhan Eyüboğlu yarıştılar. Kurultayda, Ecevit 1324 oy alarak yeniden genel başkan seçildi. Parti meclisi seçiminde de Turan Güneş 893 oyla en yüksek oyu aldı ve Baykal’ın listesi ise 658 oyda kaldı.

Eyüboğlu genel sekreterliğe, Ali Topuz, Hasan Esat Işık, Mustafa Üstündağ ve İsmail Hakkı Birler genel sekreter yardımcılıklarına getirildiler.

YARIN: 12 EYLÜL ASKERİ DARBESİ, 1989 RÜZGÂRI, SON ZAFER


Yazarın Son Yazıları

CHP 101 YAŞINDA 9 Eylül 2020
Zorunlu bir açıklama 29 Mayıs 2020