Yılmaz Polat’ın son kitabı "Hanedanlar Lobisi" Gazeteciler Cemiyeti'nde okurlarıyla buluştu
Gazeteci ve yazar Yılmaz Polat’ın 19’uncu kitabı olan "Hanedanlar Lobisi - Lobi Soygunu" Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen imza günü ve söyleşi ile tanıtıldı. Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihsel süreci ve Washington’daki kulis faaliyetlerini mercek altına alan eser, geniş bir katılımla düzenlenen söyleşi ve imza gününde ele alındı.
Adana’da Ahmet Erhan...
Dün Adana’da Tüyap kitap fuarında Cumhuriyet Yayınları’nın düzenlediği bir söyleşi ile Ahmet Erhan’ı andık.
Nilüfer Açıkalın’dan 'Delice': Akıl, delilik ve hakikatin kesişimi
İthaki Yayınları’ndan çıkan Nilüfer Açıkalın imzalı Delice, akıl hastanesi atmosferinde akıl, delilik ve hakikat arayışını merkeze alan 120 sayfalık çarpıcı bir anlatı sunuyor.
Orta sınıfın düşüşü
Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.
Metin Çulhaoğlu’nun Seçme Yazılar’ı okurla buluştu
Yordam Kitap, Marksist düşüncenin önemli isimlerinden Metin Çulhaoğlu’nun 1970’lerden 2022’ye uzanan yarım yüzyıllık teorik ve politik birikimini Doğruda Durmanın Felsefesi: Seçme Yazılar başlığıyla dört ciltlik kapsamlı bir derleme halinde okurlarla buluşturdu.
Fatih Ergin’den 27 Mayıs’a farklı bir bakış: Bay Gölge okurla buluştu
Gazeteci-yazar Fatih Ergin’in yeni kitabı Bay Gölge – 27 Mayıs İhtilali ve Gizli Lideri, Türkiye’nin yakın tarihindeki en kritik dönüm noktalarından biri olan 27 Mayıs 1960 askeri darbesini, resmi anlatıların ötesine geçerek ele alıyor.
Uzun Menzilli Bir Dostluk: Tahran’ın Aslan Kadınları Üzerine
Marjan Kamali’nin Tahran’ın Aslan Kadınları romanı, daha ilk sayfalarda okuru iki yüzey arasında gezdirir: Biri cilalı bir mağaza zemini, diğeri hafızanın pütürlü, kolay silinmeyen yüzeyi. Ellie’nin Manhattan’daki parfüm tezgâhında duruşu-kendisini “bakımlı” bir role yerleştirmesi, adının yakasında bir kart gibi taşınması-bir kimliğin değil, bir düzenin gösterisidir. Satış görevlisi olmanın gerektirdiği küçük teatral jestler; mavi damarlı bileklere “iyilik bahşeder gibi” sıkılan koku; müşterinin kaçışı, diğerinin nezaketi…
42'inci TÜYAP Uluslarası İstanbul Kitap Fuarı sona erdi
“Edebiyatın her hali” temasıyla 42’nci kez düzenlenen Tüyap Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, imza günleri, sergiler ve söyleşilerle yurttaşları ağırladı. Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, ekonomik koşullara karşın fuara yoğun ilgi olduğunu söyledi.
Tarafsızlık Perdesinin Ardında: Her Cephede Savaştık
İkinci Dünya Savaşı söz konusu olduğunda Türkiye için en kolay sığınılan cümle hep aynı: “Tarafsız kaldık.” Diplomasi tarihinin özeti olarak doğru görünebilir; ama hafıza açısından çoğu kez eksik ve konforlu bir kısaltmaya dönüşür. Cengiz Özkarabekir’in Her Cephede Savaştık adlı kitabı, bu kısaltmanın altını oyan, hatta onu bir soruya çeviren bir çalışma: Devletin resmî tutumu savaşın dışında kalmış olabilir; peki ya Türklerin hikâyesi gerçekten dışarıda mı kaldı?
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı
Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu
Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.
Dijital tiranlığa karşı analog bir Kuvayı Milliye direnişi: '2053 Uyanış Türkiye' raflarda
Gazeteci-Yazar Ömer Can Talu’nun kaleme aldığı "2053 Uyanış Türkiye", Şira Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Roman, ulusal değerlerin yok edildiği distopik bir gelecekte, kökleri 1923’e uzanan "Sıfırlamacılar" teşkilatının mücadelesini konu alıyor.
100 yıl önce 100 yıl sonra
ABD’nin Ortadoğu valisi (!) ve aynı zamanda Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın “Hazar petrol ve doğalgazına ulaşamıyoruz...
Selim İleri ve Leyla Gencer
Bir zamanlar Boğaziçi Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin ürettikleri çalışmaları kamusal alana taşımak ve üniversitenin entelektüel canlılığını toplumla buluşturmak amacıyla rektörlüğün üst katındaki kütüphanede “Kitaplar Arasında Buluşmalar” düzenlenirdi.
Geçmişi güncel kılmak
Can Yayınları Sait Faik Abasıyanık’ın öykü kitaplarını yeniden yayımlamaya başladı.
Türkçeyi “doğru” konuşmak ve yazmak üstüne ustalık dersleri…
Yazar Barış İnce’nin hazırladığı Türkçeyi Savunmak; hocaların hocası, dilimizin muhafızı Feyza Hepçilingirler’in hayatından, yapıtlarından ve düşünce dünyasından kesitler sunan, esin verici bir nehir söyleşi kitabı.
Tarihin Tenceresinden: Sofranın Kenarına Çekilen Sandalyeler
İnsanlık tarihini çoğu zaman savaşlarla, imparatorlarla, sınır çizimleriyle okuruz. Oysa bir adım geri çekilip tencerenin kapağını kaldırdığımızda bambaşka bir hikâye yükselir buharıyla birlikte: Kokular, açlıklar, buluşmalar, kayıplar… Z. Petek Çırpılı’nın ‘Tarihin Tenceresinden – Pişirenler, Yiyenler, Hani Bana Diyenler…’i tam da bu buharın içinden konuşuyor. Büyük tarihin parlak salonlarından çok, mutfak kapısının önünde bekleyen kalabalığı dinliyor.
Masalın kalbi korkunun siyaseti
Hem gerçekliğin tanıklığını hem de romanın düş gücünü dilinin ince terazisiyle tartan Mine Söğüt, yeni eseri “Ormandaki Kalpsiz Ceylan” ile bugünün gerçeklerine bu kez masal gözünden bakıyor.
Daha 11 yaşında... Hedefi Elon Musk'ı geçmek!
Hatay’da uluslararası bilim ve matematik yarışmalarında elde ettiği başarılarla ön plana çıkan ve ABD’den eğitim daveti alan 11 yaşındaki Ümit Keçik, günde mutlaka 1 kitap okuyor ve ayda yaklaşık 40 kitap okuyarak bilimsel çalışmalarda Elon Musk’ı geçmeyi hedefliyor.
Cağaloğlu Kitapçılar Sokağı yeniden hayatta
İstanbul’un yayıncılık geleneğinin sembolü olan Cağaloğlu, ‘Cağaloğlu Kitapçılar Sokağı’ projesiyle kültür ve edebiyatla yeniden buluştu.
Atatürk kitapları...
“Bir insanın neler yapabileceğini gösteren 20. yüzyılın olağanüstü lideri” olarak tanımlanan Atatürk için Fransız tarihçi Jean Paul Roux şöyle diyor:
İlyas Tunç’un “Ne çok gelecek ne az zaman / Yirminci Yüzyıl Trajedileri” kitabı üzerine
Uygarlık kelimesi kulağa hâlâ rahat geliyor mu? “Onlar eskidendi,” deme refleksimiz var ya — katliamlar, toplu infazlar, köy yakmalar, maden ocaklarının ağzında ölenler, Sivas’ta otelin etrafında örgütlenen kalabalık, kurşuna dizilip çukura bırakılan köylüler… İnsan şunu düşünmek istiyor: Bitti. Aşıldı. Çözüldü. İlyas Tunç’un Ne çok gelecek ne az zaman / Yirminci Yüzyıl Trajedileri tam bu uyuşturucu düşünceyi elimizden alıyor.


