Türkiye büyük düşünüyor mu?

Önce Suriye, Libya, şimdi Azerbaycan. Olası gelişmelere önceden hazırlanmak gerek...

29 Eylül 2020 Salı, 02:00
Türkiye büyük düşünüyor mu?
Abone Ol google-news

Türkiye ilgi-etki alanlarında sınamalardan geçiyor. Önce Irak-Suriye, sonra Libya, şimdi de Azerbaycan. Devlet yöneticileri, özellikle de iktidar sözcüleri, biraz da iç politikanın etkisiyle “büyük konuşuyorlar”. Türkiye’nin askeri gücü ve olanaklarını “bölgesel belirleyicilik” düzeyine yükseltme arayışları da bu söylemlere eşlik ediyor. Biraz Karabağ konusunun taraflarına bakalım önce.

Kafkasların kuzeyinde Rusya, güneyinde İran, batısında Türkiye bulunuyor. Üç ülkenin de bölgeyle ilgili çıkarları var. Rusya bölgeyi arka bahçesi olarak görüyor, belirleyiciliğini sürdürmek istiyor. Ancak bölgeye dışarıdan, küresel ölçekte müdahale var: ABD. Ve ABD bu girişimlerinden vazgeçmiyor. Rusya, Karabağ sorunu aracılığıyla Ermenistan’ı kendisine sıkı sıkıya bağlı tutmaya çalışıyor, Azerbaycan’ı ise dengelemeye çalışıyor.

ABD; Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan üzerinden bölgede Rus etkisini kırmak istiyor.

İran; Kendi bünyesindeki Türkler nedeniyle tüm dikkati Azerbaycan’ın üzerinde, İran Azerbaycanı’nda sorun istemiyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, biraz da gürültünün yardımıyla geldiği iktidarda zorlanıyor. Çünkü Batı yanlısı. Ancak Moskova ile sıkı bağlar içindeki Karabağ ekibi gücünü koruyor.

Gelelim ülkemize; Türkiye’nin kapsamlı, içeriği belirlenmiş, seçenekleri oluşturulmuş bir bölge politikası var mı? Kritik önemdeki Gürcistan’ın Rusya’ya karşı bağımsızlığının geliştirilmesi için neler yapılıyor? Mantıkla açıklanması olanaksız olan Ermenistan’daki “Türk düşmanlığı”na yönelik akıl yürütüyor muyuz? Kardeş Azerbaycan’ın istediği her desteğe açığız. Tersini kimse düşünmüyor. Ancak Azerbaycan kendini nasıl konumlandırıyor, biz nasıl konumlandırıyoruz? Toprak bütünlüğünü sağlaması için ortak bir planlama içinde miyiz?

Yalnızca Azerbaycan mı? Asya’daki diğer Türk devletlerinin geleceği için ortak bir yaklaşımımız var mı, bu hiç aklımızdan geçiyor mu? Bilmiyoruz. Ancak algıladığımız şu; her olaya ansızın yakalanıyoruz.

Sanırız Karabağ’ın güncel sorunu şu noktada düğümleniyor: Rusya, Paşinyan’ın dayak yemesini mi, yoksa gitmesini mi istiyor? İki ülke arasındaki çatışmalar buna göre şekillenecek gibi.

Büyük konuşmak liderlere tatlı geliyor. Anlaşılabilir. Bu satırlar yazılırken dolar kuru 7, 83 TL, Euro kuru ise 9,14 TL idi. Yıl sonuna kadar ciddi bir dış borcun ödenmesi gerekiyor. Dış borcu sıfırlamayı, cari fazla vermeyi planlayan bir partimiz var mı? Yoksa, büyük düşünmek olanaklı değil.