Olayların Ardındaki Gerçek

Uluslararası diplomaside önemli notlar

13 Ekim 2022 Perşembe

Son aylarda uluslararası diplomaside Türkiye açısından önemli gelişmeler oldu. Ülkemizin ulusal çıkarlarının da söz konusu olduğu bu gelişmeleri kuşbakışı özetlemekte yarar var.

YUNANİSTAN

Akdeniz’in askeri durumu yönünden 2022 yılı, ABD’nin Yunanistan’a askeri yığınak yapma yılı olarak geçecektir. 

Başta Lozan olmak üzere uluslararası antlaşmalara (1923 yılında imzalanan Lozan ve 1947 yılında imzalanan Paris antlaşmaları gibi) aykırı olarak Yunanistan silahlandırılıyor. Türkiye’ye 5.5 km uzaklıkta olan Midilli ve Kuşadası’na sadece 1575 metre uzaklıkta olan Sisam Adası, ABD tarafından silahlandırılmış bulunuyor. 

Girit Adası’nda NATO’nun füze atış üssü var. Burası lojistik üs durumuna getirildi. Burada Amerikan, Yunan ve NATO askerleri bulunuyor. ABD, Yunanistan’daki Dedeağaç Limanı’nı askeri bir üs konumuna getirdi. 

ABD’nin resmi açıklaması şöyledir: “Hibe ettiğimiz askeri araçlar ABD’nin ulusal çıkarları doğrultusunda kullanılmaktadır.” 

Bunun anlamı şudur: Bu silahların Türkiye’ye karşı tehdit olması önemli değildir, ABD’nin ulusal çıkarları önemlidir. Bugün Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’de asıl rakibi ABD’dir. 

Türkiye’nin ABD’den almak istediği ancak özellikle yasama organında getirilen kısıtlamalar nedeniyle gerçekleşmeyen F-16 uçakları konusunda, kısıtlamalardan vazgeçileceği haberleri geliyor. Bu konuda aceleci davranmamak ve beklemek gerekiyor.

UKRAYNA

Ukrayna’nın Kırım’da Kerç Köprüsü’nü bombalaması karşısında Putin sessiz kalmadı. Başta Ukrayna’nın başkenti Kiev olmak üzere ülkenin batısındaki kentlere füze yağdırıldı. Yerleşim yerleri, altyapı sistemleri hasar gördü. Elektrik, su, doğalgaz kesintileri yaşandı. Putin, olası saldırılara daha da sert karşılık vereceğini açıkladı.

Rusya’nın düzenlediği bombardımanların Karadeniz ve Hazar Denizi’nden ateşlendiği açıklandı. Avrupa’nın bu kışı zor geçireceği belirtiliyor ve Rusya’dan doğalgaz alımının durmasının başta Almanya olmak üzere, Avrupa ülkeleri için zorlu günlere neden olacağı belirtiliyor. Konu, evlerin ve işyerlerinin ısınma sorununu aşıyor, sanayide üretimin ve verimin düşmesine yol açacağı belirtiliyor. 

Rusya ve Ukrayna arasındaki bu sert gelişmelerden sonra, dikkatler Astana’da yapılacak toplantıya çevrilmiş bulunuyor. Kremlin Sözcüsü Peskov, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin’in, Astana’da “Rusya ile Batı arasında görüşmeler yapılması olasılığını” ele alabileceklerini açıkladı. Bu durum, bugünkü koşullarda barış için önemli bir adımdır.

İRAN

Mahsa Amini’nin saçları göründüğü için alındığı gözaltında yaşamını yitirmesi, İran’da yönetime karşı protestoların başlamasını tetikledi. Rejimin baskısı ve ekonomik zorlukların körüklediği gösterilerde bugüne kadar 200 kişinin yaşamını yitirdiği, yüzlerce kadının gözaltına alındığı belirtiliyor. 

Mahsa Amini olayı sadece bir kadının başörtüsü takması ya da saçının görünmesi konusunu aşmış bulunuyor. Ülkede ekonomik sorunlar, işsizlik, İran’da yaşayan milliyetlere yönelik baskıcı politikalar, kadınlara uygulanan baskılar genellikle temelde bu hareketi tetikliyor. Geçen cumartesi eylemler kent sokaklarına taştı. Tahran dahil olmak üzere birçok kentin sokaklarında protestolar başladı.

Tahran’da, İnkılap Meydanı ve Büyük Pazar’da yoğunlaşan gösterilere güvenlik güçleri müdahale ederken pazar alanında eylemciler, polise ait bazı konumları yaktılar. Yorumcular gösterilerin pazar yerine taşınmasının çok önemli olduğunu belirtiyorlar. Tahran yönetimi bu olayı şimdilik bastırsa bile artık İran’ın eskisi gibi olamayacağını belirtiyor.

LİBYA

Ekim ayı başında Libya’nın başkenti Trablus’ta, Türkiye-Libya arasında bir seri anlaşmalar ve özellikle hidrokarbon anlaşması imzalandı.

Libya konumu nedeniyle Akdeniz’de çok önemli bir ülke. Akdeniz’in Afrika’ya açılan kapısı, ayrıca zengin enerji kaynaklarına sahip. Libya ile yapılan anlaşmalar, Akdeniz’deki yeraltı kaynaklarına ulaşmanın yolunu açmış bulunuyor. Bu anlaşmalar Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki girişimlerine set çekmesi açısından da son derece önemlidir ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarına uygundur.

KIBRIS İÇİN GELİŞMELER

Son haftalarda Kıbrıs konusunda ciddi diplomatik gelişmeler söz konusudur. ABD Güney Kıbrıs’ın silahlandırılması için yardımda bulunacağını açıkladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bu zaman aralığında, Türk bölgesinde konuşlanmış bulunan Birleşmiş Milletler (BM) güvenlik güçlerine, KKTC’yi tanıması şartını getirdi. Tersi durumda, BM güvenlik güçlerine KKTC’de yer verilmeyeceğini bildirdi.

Geçen hafta Erzincan’da Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan’ın üye olduğu Uluslararası Türk Dünyası Toplantısı yapıldı. Bu toplantıya Türkmenistan ve Macaristan gözlemci üye olarak katıldılar. En yeni gelişme, KKTC’nin bu toplantıya gözlemci üye olarak davet edilmesidir. Gözlemci üye olmak için devlet olma şartı var. Bu durum KKTC’nin resmen tanınması yönünde önemli bir adım atıldığının göstergesidir. Kıbrıs’la ilgili bir başka önemli gelişme, Rusya’nın KKTC’ye karşı son tutumudur. Rusya’dan KKTC’ye direkt hava uçuşlarının başlayacağı, ayrıca Kıbrıs Rum Kesimi’nde büyükelçiliği olan Rusya’nın KKTC’de konsolosluk açacağı bildirildi. Bu gelişmeler KKTC’nin artık uluslararası düzeyde tanınırlığının göstergesidir. 

SURİYE

Erdoğan, geçen hafta Suriye konusunda çok önemli bir açıklama yaptı. Diplomatik alanda Suriye ile ilişki ve temasların sürdüğünü, gerekirse kendisinin Esad’la da görüşebileceğini belirtti. Erdoğan’ın bizzat yaptığı bu açıklama, Türkiye’nin sınır komşusu Suriye’yle ilişkilerinde çok önemli bir adım olarak kabul edilmelidir.

DOĞALGAZ MERKEZİ

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Rusya Enerji Haftası Konferansı’nda açıklamalarda bulundu. Putin açıklamasında, Türkiye’nin Avrupa için büyük bir doğalgaz merkezi olabileceğini söyledi. Bu durum gerçekleşirse Türkiye için son derece önemli stratejik bir gelişme olacaktır. Sabırla ve yetenekle bunun gerçekleştirilmesini sağlamak gerekir.

SONUÇ

 

Kuşkusuz bu gelişmeler Türkiye için çok önemlidir. Ankara, her durumda telaşa kapılmadan, acele etmeden, Ortadoğu ve dünya barışını öne çıkaran tutumla hareket etmeli ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarını gözetmelidir.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları