Olaylar Ve Görüşler

Enerjide ekonomik çözüme yönelmeli - Halit PAYZA

16 Şubat 2022 Çarşamba

Türkiye Elektrik İletim AŞ verilerine göre Türkiye 2019’da 291 milyar 22 milyon 615 bin, 2020’de 291 milyar 551 milyon 921 bin kilovat saat elektrik enerjisi üretmiştir. Görüleceği gibi elektrik enerjisi üretimi artan gereksinime karşın yeterince artış göstermemiştir. 2019’da elektrik enerjisi tüketimi 290 milyar 445 milyon 456 bin, 2020’de 290 milyar 856 milyon 21 bin olmuştur. 2020’de en düşük elektrik enerjisinin tüketildiği dönem nisan, en yoğun tüketildiği dönem temmuz ayıdır. En düşük tüketim 27 milyar 352 milyon 424 bin, en yüksek tüketim 27 milyar 352 milyon 574 bin kilovat saattir. Türkiye hem elektrik dış satımı yapan hem dış alımı yapan bir ülkedir. Buna göre 2019’da iki milyar 788 milyon 989 bin, 2020’de iki milyar 493 milyon 989 dokuz bin kilovat saat enerjiyi dışsatım yoluyla dışarıya pazarlamış, buna karşın 2019’da iki milyar 211 milyon 506 bin, 2020’de bir milyar 888 milyon 92 bin kilovat elektrik enerjisi satın almıştır. 

Görüleceği gibi Türkiye dış satımının yarısı kadar enerjiyi dışarıdan satın almak durumunda kalmıştır. Burada asıl kurulması gereken denklem elektriğin dışarıya satış bedeli ile dışarıdan alış bedeli arasındaki makasın nasıl oluştuğu, elektrik enerji üretiminin ne kadarının kamuya ne kadarının özel enerji üreten sektörlere dağılımı ve bu alışverişin iç tüketimde tüketiciye nasıl yansıdığıdır. Eşitsiz gelir düzeyi göz önüne alındığında elektriği en yüksek bedel ödeyerek kullanan yerel iç tüketiciler olmaktadır. 

BÜYÜK İHMAL

Elektrik enerjisinin yarıdan fazlası termik santrallardan karşılanırken, bunu hidroelektrik, rüzgâr jeotermal elektrik enerjisi üreten santrallar izlemektedir. Görüleceği gibi karşılığında bedel ödenmeden elektrik üretilebilecek enerji santralları ihmal edilmekte, yatırım yapılmamakta, aksine elektrik maliyetlerini artıracak üretim yöntemleri kullanılmaktadır. 

ÖZEL SEKTÖRÜN ÖNCELİĞİ

Tablodan da anlaşılacağı gibi elektrik üretiminde en büyük pay sahibi ve en çok gelir elde eden özel enerji üreten santrallar olmaktadır. Kamunun aksine özel sektörün tek bir amacı vardır, en düşük maliyetle en çok kârı elde etmek. Artı değer kavramı Adam Smith, Davit Ricardo gibi klasik iktisatçılar tarafından bilinmekteydi, ancak ona asıl değerini Karl Marks vermiştir. Marks’a göre, kapitalist ekonominin temel düzenleyici ilkesi, “emek-değer yasası’ olarak adlandırdığı kuramdır. 

Artı-değer başkaları tarafından el konulmak üzere, emek gücünün gerekli-zorunlu-ürünün ötesinde fazla üretime yaslanmaktadır. Elektrik üretiminde de özel sektör santrallarının payının büyük olması daha çok artı değere el konulduğunu, bunun için sıklıkla fiyat ayarlamaları adı altında yapılan artışlarla yapıldığı görülmektedir. 

Elektrik enerjisi fiyatlarındaki normal olmayan fiyatlandırma, elektrik üretiminin özel sektörce yapılmasının yanı sıra elektrik enerjisi üretmek için doğalgaz tüketmek gibi bir başka çarpıklıkla giderek her geçen gün artmaktadır. Türkiye’nin doğalgaz ithalatı 2021 yılı Temmuz ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30.1 artarak 4 milyar 47 milyon metreküp’e ulaşmış durumdadır. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun temmuz ayı Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu, dış alımın yaklaşık 3 milyar 479 milyon metreküpünün boru hatlarıyla, 568 milyon metreküpü de sıvılaştırılmış doğalgaz tesisleri aracılığıyla yapıldığını ortaya koymaktadır. Temmuz ayı baz alındığında bu dış alımın 2 milyar 305 milyon metreküpünün Rusya’dan, 633 milyon metreküpünün İran’dan, 568.5 milyon metreküpünün Cezayir kaynaklı olduğu görülecektir. Elektrik enerjisinin doğalgaz enerjisi ile üretilmesi zaten başlıca garabettir, Türkiye doğalgaz kaynaklarına sahip değildir, bütünüyle dış alıma bağımlıdır. Üstelik dış alımı yapılan doğalgazın yüzde 55’i elektrik enerjisi üretmek için kullanılmaktadır. Toplam elektrik enerjisinin yüzde 45’inin doğalgazla üretim yapan elektrik üretim santrallarında kullanıldığı ortadadır. 

BAĞIMLILIK ARTIYOR

Üstelik bu veri 2021 yılı verilerini yansıtmaktadır. 2022’de doğalgaz kullanımının artmış olduğu da gözetilirse daha fazla doğalgaz gereksinimi ortaya çıkacaktır. Başta elektrik santrallarında doğalgaz kullanarak elektrik üretimi yapılması, diğer sektörlerde ve konutlarda da doğalgaz kullanımının artması hem doğalgaz fiyatlarını, hem elektrik fiyatlarını, hem de bunlara bağlı sektörlerdeki üretilen tüketim mallarının fiyatlarını yukarı doğru hareketlendirecektir.

Çözüm doğalgaza bağımlılıktan kurtulmak, elektrik enerjisi üretmek için doğalgaz tüketmekten kaçınmak, elektrik enerjisi üretimini özel sektöre bırakmamak, elektrik enerjisi üretmek için bedel ödenerek satın alınmayacak doğal enerji üretimine yönelmek olmalıdır. 

HALİT PAYZA

YAZAR



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları