Olaylar Ve Görüşler

Çocukça siyasetin düşündürdükleri - Mustafa GAZALCI

09 Şubat 2022 Çarşamba

Trabzon’da, 30 Ocak 2022’de izlediğimiz bir görüntü aklı ve vicdanı olan herkesi utandırdı. Yetkililerin bulunduğu açılışta eline oyuncak verilmiş 10 yaşındaki bir çocuk siyaseten kullanıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sözde karalandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bakanlar, çocuğun talihsiz sözlerini gülerek karşıladılar. 

Çocuğun babası cezaevindeymiş. Babasına kavuşmak için öyle konuşan, şimdiden pişman olan çocuk, ileride daha çok üzülecektir. Kimse onu suçlamıyor, anlamaya çalışıyor. Asıl sorun o ortamı yaratan büyüklerde. Önceden tasarlanan bu olayın geçiştirilmesi, üstü örtülmesi doğru değildir. Bu, ağır bir çocuk sömürüsüdür. Çocuğu suça itmektir. Kötü örnek olmaktır. 23 Nisan 2010’da, temsili olarak yerine oturan çocuğa, “Başbakan sensin ister asar, ister kesersin” denildiğinde bu günler hazırlandı. Demokrasilerde yönetime gelen kişi kim olursa olsun yetkileri hukukla sınırlıdır. 

YASALARA AYKIRI DURUM

Birleşmiş Milletler’in 20 Kasım 1989’da çıkardığı Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi TBMM 27 Ocak 1995’te kabul etti. İç hukuku bağlayan bu uluslararası sözleşmenin 19 ve 36. maddesi şöyledir: “Yetişmesinden sorumlu olanlar bu haklarını çocuklara zarar verecek şekilde kullanmazlar. Çocukların bu tür zararlara uğramaması için her türlü önlemi almak devletin görevidir.”(Md 19) “Büyükler kendi çıkarları için çocukları kullanamaz.”(Md 36) Bu olayda çocuk açıkça kullanılmıştır.

1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Yasası’nda, çocukların eğitilme amacı şöyle açıklanır: “Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, ...topluma karşı sorumluluk duyan, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek.”

Tarikatların, AKP’nin getirdiği dinsel eğitimin, izinli, izinsiz açılan Kuran kurslarının, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın okul öncesi kurslarının çocuklarımızı “hür ve bilimsel” yetiştirdiği söylenebilir mi? Aralık 2021’de toplanan 20. Milli Eğitim Şurası’nda alınan okul öncesi çocuklara dinsel eğitim verilmesi kararının pedagojiye (eğitbilim) uygun olduğu açıklanabilir mi?

ATATÜRK VE ÇOCUKLARIMIZ 

Cumhuriyeti kuranlar; çocukların, gençlerin her yönden özgür yetişmeleri için eğitim alanında Öğretim Birliği başta olmak üzere birçok devrimler, düzenlemeler yaptılar. Dünyaya örnek olan Köy Enstitüleri’ni, Halkevleri’ni kurdular. Yurt dışına “kıvılcım gidip ateş olarak dönen” öğrenciler gönderdiler. Ülkemizin dört bir yanına açılan okullarla çocukların bilimsel bir anlayışla yetişmesini sağladılar. 

Atatürk, “Çocukları sağlıklı ve bilgili yetiştirilmeyen uluslar, temeli çürük binalar gibi çabuk yıkılırlar” dedi. Karşılaştığı kimi umarsız çocukları evlat edindi, onları topluma kazandırdı. Onların yanında güldü, mutlu oldu. “Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir” diye konuştu. Çocukları adına bayram yapan tek ülke olan Türkiye’ye, yıllardır 23 Nisan’da gelen her kıtadan, her renkten, her ırktan çocukları, dünya gururla izledi. Bu anlayışı tersyüz eden Trabzon’da yaşanan olayın haklı gerekçesi olamaz. Çocuk nasıl pişman olup özür dilemişse, asıl özrü, çocuğun başında o anı gülerek izleyenler dilemelidir.

MUSTAFA GAZALCI

16., 22. DÖNEM DENİZLİ MİLLETVEKİLİ, EĞİTİMCİ



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları