‘Arap Baharı’ndan Karadeniz fırtınasına!

14 Ocak 2020 Salı

Arap Baharı diye adlandırılan süreç Ortadoğu’da Irak’tan Yemen’e, Suriye’den Libya’ya felaketler dizisini hazırladı ve bugün de sürüyor. Ülkeler iç savaşlara sürüklendi, bölündü, parçalandı; milyonlar öldü, göçtü.

Bu süreç, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) gereği olarak ABD ve bazı Avrupa ülkeleri tarafından hâlâ yürütülüyor. AKP iktidarı en son İstanbul Kanalı “projesi” ile Montrö Anlaşması’nı tartışmaya açma noktasına kadar geldi. Lozan’ı da eleştiren bir zihniyete sahip AKP iktidarı, 2002’den bugüne kadar, kademe kademe BOP’un yolunun açılmasına ortam hazırlamıştır. Sırasıyla görelim:

- 1 Mart 2003 tezkeresine destek vererek ABD ve İngiltere’nin Irak’ı işgal planlarına yardım etmeye çalıştı. Ama tezkere reddedildi. Buna rağmen “geçiş kolaylıkları” sağlayarak işgale katkıda bulundu.

- İşgali izleyen yıllarda, Kuzey Irak’ta oluşan ayrılıkçı Mesud Barzani yönetimine her türlü siyasi, iktisadi ve askeri desteği sağlayarak Irak’ın bölünmesine ortam hazırladı, ABD buraya yerleşti.

- Türkiye-Suriye ilişkileri iktisadi ve siyasi olarak, her iki ülkenin ulusal çıkarları yönünde hızla ilerlerken “İhvancı siyaseti esas alarak”, Şam’a (ve Esad’a) savaş açtı: Şam’a karşı olan İslamcı odaklara “eğit-donat” uygulamaları ile yardım etti, Suriye’nin bölünmesine ortam hazırlamış oldu.

- AKP, Kobani olaylarında PKK - YPG güçlerine destek vererek kuzeydoğu Suriye’de YPG - PKK güçlerinin ABD himayesinde, fiilen güçlenmelerine ve iyice yerleşmelerine yol açtı.

- İhvancı ideolojik politikasını (ve stratejisini) Suriye’den sonra Mısır’da sürdürerek Ankara ile Kahire’nin arasını açtı. Yunanistan’ın ve Kıbrıslı Rumların Doğu Akdeniz’de fiilen egemen olmalarına ortam hazırladı.

- Körfez’de, Arap ülkeleri arasındaki kavgalarda taraf olarak, Arap dünyasını da Ankara’ya karşı hale getirdi.

- Ve Libya’da, “İhvancı ideolojik politikasını sürdürerek iç savaşın bir parçası haline geldi”.

Bütün bu siyasal İslamcı (ve İhvancı) ideolojik politikalarla, ABD’nin BOP tuzağı içine düşürülmüş olduk.

ABD, Türkiye ve İran dışındaki ülkelerde, BOP doğrultusunda hedefine büyük ölçüde ulaştı.

Rusya ile yürütülmüş olan Türk Akımı Projesi, bütün bu yanlışlar dizisi içindeki tek istisnadır. Son olarak da AKP, İstanbul Kanalı ısrarı (ve inadı) ile ABD’ye (ve BOP’a) yeni bir katkı (!) sağlamış oldu. Türkiye’nin elinde bulunan çok önemli bir gücü, tartışılır hale sokarak ABD’ye altın tepside sunmuş olacak.

İstanbul Kanalı inadı ve ısrarı aynen Arap Baharı felaketi gibi, bir Karadeniz felaketinin habercisidir. Israr edilir ise “Arap Baharı Ortadoğu’yu nasıl altüst etmiş ise kanal projesi de Türkiye, İran ve Ukrayna başta olmak üzere Karadeniz çevresini perişan edecek etkilere gebedir”.

Ayrıca, Çin-Avrupa ekonomik ilişkilerinde, yeni İpek Yolu’nu sabote etmeye yöneliktir.

Göz göre göre bu yanlışta ısrar edilmesinin arkasında yatan güdüler nelerdir? ABD’nin BOP hedefini, Karadeniz’e genişletme sonucuna götürecektir.


***

Ve bir not: 18 Ocak Cumartesi saat 15.00’te, Moda Caddesinde, Tarihçi Kitapevi’ndeki “Dış Politika ve Siyasal İslam” sohbetimde buluşmak üzere…


Yazarın Son Yazıları