Enver Aysever

Kayyum mu kayyım mı ne zıkkımsa!

22 Ağustos 2019 Perşembe

Kabaca ülkeyi şöyle ikiye ayırmak istiyorlar:
RTE, AKP, MHP, Perinçek, BBP, DSP, Feyzioğlu bir taraf;
CHP, İP, HDP (kimi destekçi sol partiler), SP, Gül, Davutoğlu, Babacan öteki taraf!
Eğer bunlardan biri değilseniz, düzen dışı sayılıyorsunuz. Ki doğrusu da budur zaten. Böyle herhangi bir ilke olmaksızın yan yana düşmeye kimileri “liberal demokrasi” diyerek halkı uyutur. Yerseniz...
Gerçek şudur: Bu türden saflaşmalar sadece diktatörlük getirir, gücü eline geçirenin iktidarını sağlamlaştırır. Kökten itiraz etmezseniz, düzen içinde sevimli muhalefet olur, “çaresiz” halkın alkışını alıp pohpohlanarak günü gün edersiniz.

***

Elbette bu söylediğim, yukarıda adı geçen kurum ve kişilerin tamamı her zaman yanlış söyler/yapar anlamına gelmez. Örneğin geçen hafta sonu; Selvi Kılıçdaroğlu, Başak Demirtaş, Dilek İmamoğlu’nun kahve içip dertleşmesi, göze hoş görünmüştür. Birinin kocası zorbaca hapse kondu, diğerininki linç edilerek öldürülmek istendi, ötekinin elinden kazandığı seçim alındı. İtiş kakış siyaseti yerine, konuşabilmek, demokratik çıtayı yükseltmek heyecan verir hepimize. Şu uyarıyı yapmak gerek: Siyasetçi eşleri simgedir, tamamen oyun dışı değildir, ancak onlardan kurucu olarak söz etmek de yanlıştır. Fotoğrafın verilme biçimi ve zamanına kuşkumu saklı tutarak, memnuniyetimi dile getirmek isterim.

***

Halk dalkavukluğu ihanettir” diye yazdım. Halk her zaman doğru karar vermez. (Çoğu zaman demeliyim) Geçen hafta Metin Feyzioğlu zırvalıklarını dinleyerek geçti. Peki, kimdi bu adam? Koca avukatların oylarıyla TBB’ye başkan olarak seçilmiş profesör! Demek okuryazar hukukçular yanılmış, bir. CHP’de Kılıçdaroğlu gitsin diye çözüm arayan ulusalcıların ve onların medya tetikçilerinin son model “kurtarıcı” ürünüydü, iki. Dahası, CHP delegesinin PM’ye en çok oyla soktuğu süper kahramandı, üç!

***

Bir diğer örnek: Türkan Saylan’ın cenazesinde güzel konuşma yapan eski müftü İhsan Özkes! Hayatta tek başarısı Saylan’ı toprağa vermek olan bu adam, “aydın din adamı” diye topluma pazarlandı. Bir baktık, CHP’de PM üyesi, yetmedi vekil oldu. Sonrasındaki seçimde delege oylarıyla birinci olarak PM’ye girdi. Sonra? Adam özüne döndü, Akit TV’de CHP’ye, onu vekil yapan halka sövdü saydı. Dün anladık derdini; Cumhuriyet yazdı, meğer “556 bin TL” dolandırılacak kadar büyük paralarla oynuyormuş. Yani dini bütün eski müftünün, tüm dincilerde olduğu gibi numarası büyükmüş!

***

Gelelim zurnanın zırt dediği yere. Diyarbakır, Van, Mardin belediye başkanları görevden alındı, yerlerine “kayyım” atandı. Önceden söylediydi RTE gerçi ama kimse itibar etmedi, yine liberaller “yapamaz” dediler. Hiç tanımıyorlar adamı ya! Tarihe geçecek demokrasi dışı bir uygulama. İrade gaspı! Başa dönelim.
İmamoğlu’nun mazbatası elinden alınıp “Ne olduğunu bilmiyoruz ama mutlaka bir şeyler oldu” dendiğinde, bu köşede “Seçim tekrarına evet demeyin, bunu meşrulaştırmayın” diye kıyamet kopardım. Tıpış tıpış gönderdiler hepimizi sandığa. Sonuç istenilen olunca da “Her şey güzel oldu” diye çığlık atıldı. İhtiyatlı olmakta yarar var oysa...

***

Güvenli bölge” tartışmasına yakında bakmaz, kafanızı kuma gömerek yaşarsanız, olan biteni anlayamazsınız. Bölge yeniden hareketlenecek, cihatçılar büyük olasılıkla ülkenin dört yanına salınacak. Büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Dağların talanı, orman yangınları, Cumhuriyet birikimi fabrikaların yok pahasına satılması bu büyük hikâyenin parçasıdır. Adına emperyalizm denir, her zaman işbirlikçileri olur.

***

Diyeceğim; tamamen bilerek ve isteyerek yaratılan bu iki kutuptan birinde yer alırsanız sandıktan çıkıp seçim kazandığınızı sanırsınız, oysa sadece “seçilmiş kayyım” olursunuz!
Kapitalizm duruma göre atamalarda değişiklik yapar, yeterince sabırlı olursanız, sıra size de gelir!