Gazeteci ve Ahlak

Gazeteci ve Ahlak

20.10.2011 04:00
Güncellenme:
Takip Et:
\n

Ahlak erdemdir...

\n

Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğü, ahlak kavramını Bir toplumda kişilerin uymak zorunda olduğu davranış biçimleri ve kurallar olarak nitelendirse de, pratikte akıl almaz sayıda insanın bu zorunluluğa hiç mi hiç kulak asmadığı, herkesin bildiği, gördüğü, yaşadığı basit bir gerçektir...

\n

Ahlakın azı, çoğu, şekli, şemali de olmaz. Az ahlaklı insan olamayacağı gibi, ahlakına pek düşkün ancak biraz hırsız insan da olamaz

\n

Mesleğine göre ahlak ise hiç olmaz. Eczacılar çok ahlaklıdır ama siyasetçiler çok ahlaksızdır şeklinde bir cümle kuramazsınız; ahlaksız, mesleği ne olursa olsun ahlaksızdır. Ancak bazı meslekler vardır ki, ahlakın vazgeçilmez ilk koşul olarak bulundurulmasını gerektirir. Gazetecilik, bu tür mesleklerin ilk sırasındadır. Bir toplumun erdemli, demokratik, soylu olmasında da, erdemsiz, geri, soysuzlaşmış olmasında da gazetecinin, medyanın büyük ölçüde payı ve sorumluluğu vardır.

\n

-Ve Türk medyası bu konuda maalesef sınıfta kalmıştır

\n

***

\n

Geçen birkaç gün içinde iki ayrı köşe yazısı okudum...

\n

Taraf gazetesinde Mehmet Baransu isimli kişi Ergenekonun kaçıncı basamağındayız başlıklı yazısında bakın ne diyor:

\n

Ergenekonda çıkmamız gereken 100 basamak var. Bugün itibarıyla 15, bilemediniz 20nci basamağa adım attık. 28 Şubatı, askeri, siyasetçisi, medyası, sivil unsurları ve tüm aktörleriyle yargılamaya başladığımızda 40ıncı basamağa çıkacağımızı düşünüyorum. Susurluk çetesinin tüm aktörleriyle soruşturulmaya başlandığı an da 60ıncı basamağa doğru yol alacağız. 70inci basamakta soruşturulması gereken isimler Ejderler yani işadamları... Yazımı asla 100üncü basamağa çıkamayacağız diyerek noktalayayım. Çünkü 70ten sonrası, uluslararası boyutlara giriyor ve Türkiye henüz o yapıyla mücadele edecek güçte ve noktada değil.

\n

Bu şahıs, bundan önce de bu tür yazılar yazmış, Ergenekon operasyonunda tutuklanacak kişilerin tariflerini vermişti. Hatta televizyonda marifetlerini anlatırken Mustafa Balbayı da içeri aldık demiş, sonra gafının farkına varıp, aldılar diyerek düzeltme yapmıştı!.. Sürmekte olan bir davaya böylesine cüretkâr biçimde müdahale eden, nerdeyse isim listesi yayımlayacak olan bu adama nerden biliyorsun, sorgu odasında mıydın diye sormak gerekmiyor mu?

\n

Gelelim Yiğit Bulut isimli Habertürk köşe yazarının Karanlık odalarda çok şey gizli başlıklı yazısına Oda TVnin, MİT Müsteşarı Hakan Fidanı eleştirmesine çok bozulmuş, aynen şu satırları karalamış:

\n

Ulusalcı görünen bu yapılanmanın İsrail-PKK çizgisinde nerede durduğunu anlayamazsak, Ergenekon dahil iç içe geçmiş birçok yapıyı analiz edemez ve detayları göremeyiz!

\n

Böylesine ağır bir suçlamayı güzelce sıvadıktan sonra yetinmemiş, Odatv iddianamesini okuyup suç namına hiçbir şey bulamadığını yazan gazetecileri de kafaları bulandırmaya çaba gösteren gafiller olarak mahkûm edivermiş. Cevap veremeyecek durumda olan, hücrelerde tutulan gazetecilerle ilgili öylesine ağır iddialar ileri sürmüş ki, savcıların ver bakalım arkadaş delilleri, iddianameye ekleyelim demesi gerekir!.. Okuyunca midem bulandı ve aynen şöyle düşündüm:

\n

-Eğer bunlara gazeteci, köşe yazarı deniyorsa

\n

Gücünüz gazilere mi yetiyor?

\n

Haberi ekranda görünce boğazıma kocaman ve acı bir yumru oturuverdi; PKKnin alçakça saldırısında 24 vatan evladı daha toprağa düşmüş, 19 asker ise yaralı. Ve cumhurbaşkanının kanları yerde kalmayacak türünden açıklaması.. Eminim diğer büyüklerimiz de buna benzer şeyler söyleyecek. Hepsi boş, hepsi yalan!.. O birliklerin komutanlarının Hasdalda tutuklu olduğu, ABDnin stratejik ortağı olduğunu övünerek ilan edenlerin, Amerika izin vermeden hiçbir şey yapamayacağı ise kocaman bir gerçek!.. Bu duruma isyan edip, Başbakanlık’ın önünde protesto yapmak isteyen gazilere dayak atan güvenlik görevlileri ise Türkiyenin asıl büyük gerçeği!..

\n

-Gazisini döven polis, gıkı çıkmayan bir toplum, erdemsizlik çukurunda debelenen bir ülke, geriye ne kaldı?!..

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Ülkemizi Geri Almak (03.10.2013)

Ülkemizi Geri Almak

Devamını Oku
03.10.2013
Ülkemizi Geri Almak (11.07.2013)

Devamını Oku
11.07.2013
İhanet!..

Devamını Oku
04.07.2013
Destan...

Devamını Oku
27.06.2013
Kibir ve Bitiş!

Devamını Oku
20.06.2013
Tarih Babanın Defteri

Devamını Oku
13.06.2013
Hürriyet Kavgası

Devamını Oku
06.06.2013
'Fıkradan da Öte'

Devamını Oku
30.05.2013
Medyanın Zavallı Halleri!..

Devamını Oku
23.05.2013
Büyük Oyun, Büyük Millet!..

Devamını Oku
16.05.2013
Vallahi Pes!..

Devamını Oku
09.05.2013
İyi Uykular!..

Devamını Oku
02.05.2013
Milli Direniş!..

Devamını Oku
25.04.2013
Say Say Bitmez!..

Devamını Oku
18.04.2013
Ayağa Kalkanlar...

Devamını Oku
11.04.2013
Afiyet Olsun Millet!..

Devamını Oku
04.04.2013
Yeni Sevr Vizyonu!..

Devamını Oku
28.03.2013
Kuvayı Milliye Destanı!..

Devamını Oku
21.03.2013
Örümcek Kafa!..

Devamını Oku
14.03.2013
Kahramanlarımız

Devamını Oku
07.03.2013
Onurlu Babanın Yürekli Evladı

Devamını Oku
28.02.2013
Barış Sürecinin İftihar Tablosu!..

Devamını Oku
21.02.2013
Rezillikler Komedyası!.. Nasıl fotoğraftı ama...

Devamını Oku
14.02.2013
Utanç... (07.02.2013)

Devamını Oku
07.02.2013
Ulusalcıları Göm, Ulusu Parçala!..

Devamını Oku
31.01.2013
Kıyamete Koşmak!..

Devamını Oku
24.01.2013
'Beyefendi!..'

Devamını Oku
17.01.2013
Davulla Tokmak!..

Devamını Oku
10.01.2013
'Zulmün Artsın'

Devamını Oku
03.01.2013
Müstahak Değiliz!..

Devamını Oku
27.12.2012
Takke Düştü, Fena mı Oldu?!.

Devamını Oku
20.12.2012
Kırılma Noktası: 13 Aralık...

Devamını Oku
13.12.2012
Milliyetçilik Oyunu da Kurtarmaz!..

Devamını Oku
06.12.2012
Küba: Ambargo Altındaki Devrim

Devamını Oku
29.11.2012
Ateşi Kanla Tutuşturmak!..

Devamını Oku
22.11.2012
İpteki Cambazlar!..

Devamını Oku
15.11.2012
'Parmaksız Zeki' TSK'yi Yargılıyor!..

Devamını Oku
08.11.2012
Dipten Gelen Dalga!..

Devamını Oku
01.11.2012
Yiğit Bir Gençlik

Devamını Oku
25.10.2012
Emir ile Kaan

Devamını Oku
18.10.2012