'Atlas Okyanusu'nda Fırat'ın Salı'
Ülkü Tamer
Son Köşe Yazıları

'Atlas Okyanusu'nda Fırat'ın Salı'

07.01.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n

Öbür gün Cemal Süreyanın ölüm yıldönümü. 9 Ocak 1990da yitirmiştik onu. Cemali anmak için böyle özel günler gerekmiyor gerçi; ama yine de çağdaş edebiyatımızın ustası çeşitli etkinliklerle bir daha gündeme gelecek.

\n

Cemalle çok uzun bir dostluğumuz oldu. Papirüsü birlikte yayımladık. Dergi kapandıktan sonra da dostluğumuzu sürdürdük. Ölümünden kısa süre önce bir şiir yazmıştım onun için. Atlas Okyanusunda Fıratın Salı / Zap suyunda Alp çiçeği diye bitiyordu. Şiirin Broy dergisinde yayımlandığı gün telefon etti bana. Çok duygulanmıştı, ağlıyordu. Sağol,dedi. Beni bu kadar güzel anlatan şiirin için...

\n

Birkaç hafta sonra da öldü. Cenazesinde karşılaştığım Muzaffer Buyrukçu, “Onu ne kadar mutlu ettiğini biliyor musun?dedi. Şiirinin fotokopisini yaptırmış, hepimize dağıttı.”

\n

***

\n

Cemal, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en özgün sanatçılarından biriydi. Doğduğu Erzincandan Parise uzanan bir yaşam serüveni içinde Maliye Müfettişliği, Darphane Müdürlüğü gibi görevlerde bulundu, ama temel işi olarak hep şiiri gördü.

\n

Sadece şiirleriyle değil, denemeleri, eleştirileri ve dergiciliğiyle de çağdaş edebiyatımıza yapıtlar kazandırmakla kalmadı, ona yön de verdi. Özellikle, çocuğu olarak nitelediği Papirüs dergisiyle edebiyatımıza yeni çizgiler, taze renkler kattı.

\n

Cemal, İkinci Yeni akımının başlangıcında, şairlerin birbirlerine öykündükleri dönemde, başka sanatçıları en çok etkileyen önemli bir edebiyatçı olarak belirdi.

\n

Bunun temelinde, artık başka türlü bir şiir yazıldığı için değil, kendini daha önceki şiirin çizgileriyle anlatamadığı için başka türlü bir şiire yönelmesi yatıyordu.

\n

Onunki, bilinçsizce etkilenmelerin yarattığı bir öykünme değil, bilinçli bir yapılanmaydı.

\n

Garip şiirinin duruluğunu koruyarak o duruluğu zenginleştirdi, dilin olanaklarını zorladı. “Türkçeden bir kıl kopar; içinde güneşler, dünyalar, ırmaklar vardır diyordu. O güneşlerin, dünyaların, ırmakların peşine düştü.

\n

Kolaycılıktan hep kaçındı. “Alışılmışla ilgilenmedi.

\n

Şaşırtıcı bir imge düzenini, dizginleri bırakılmış düşgücünün çağrışımlarını yadırganmayan bir anlatım içinde verdi.

\n

Kendi sesini hemen buldu; kişiliğini koruyarak o sesi hep geliştirdi.\t

\n

***

\n

Şiirlerinde ilk göze çarpan, aşk ve cinsellikti: Erotik bir şiirdir benimki. Sanırım en belirgin özelliğim budur. Dipte tarih içinde uygarlık ve varolma sorunu tartışılır.

\n

Tarihten ve gününün insanından kaynaklanan toplumsalcılığını inceliklerle örülü bir sanat anlayışıyla yansıttı. Anlattığından da, anlatımından da hiç ödün vermedi.

\n

Batı şiirini de, Türk şiirini de özümsemişti. Atlas Okyanusunda Fıratın Salı, Zap suyunda açan Alp çiçeğiydi. Dünya şiirinin olanaklarından yararlanırken kendi özünü hep önde tuttu.

\n

Şiirin bütün sınırlarını araştırdı; sadece kendisine değil, çağdaşlarına da yeni kapılar araladı.

\n

Bu arada kapalı önyargısıyla yaklaşılan bir şiirin ne kadar açık olabileceğini kanıtladı.

\n

Bu özellikleriyle, İkinci Yeni akımını küçümseyenlerin bile saygıyla andıkları, yadsıyamadıkları bir sanatçıydı.

\n

***

\n

Bir anıyla bitireyim:

\n

1975’te Darphane Müdürlüğü yapmıştı Cemal. Çalışanların çok sevdiği, saydığı bir yöneticiydi. Ama masasının başında uzun kalamadı.

\n

Neden mi?

\n

Bir gün, dönemin Maliye Bakanı geldi Darphaneye. Dünya görüşü açısından Cemalle taban tabana zıttı. Onun yöneticiliğini içine sindiremiyordu. Ziyareti sırasında hesap-kitap ve çalışma düzeni açısından bir kusur bulamadı. Yanında Cemal, arkasında çalışanlar binayı dolaştılar.

\n

Sonunda, Burası çok pis,dedi Bakan.

\n

Olabilir, dedi Cemal. Ama siz gelinceye kadar tertemizdi.

\n

Ertesi gün de görevden alındı.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Notlar...

Devamını Oku
05.01.2013
Yoksul Köylü

Devamını Oku
29.12.2012
Hep Andığımız Memet Fuat

Devamını Oku
22.12.2012
Mücap-Adile- Selim

Devamını Oku
15.12.2012
Bir Tiyatro Anısı

Devamını Oku
08.12.2012
Doğru Bir Seçim

Devamını Oku
24.11.2012
Yeni Bir Kitaplık

Devamını Oku
17.11.2012
AST Yarım Yüzyılı Devirdi

Devamını Oku
10.11.2012
Sağım Solum Şair

Devamını Oku
03.11.2012
Bir Bayram Anısı

Devamını Oku
27.10.2012
Anılar: Adnan Özyalçıner

Devamını Oku
20.10.2012
Şen Olasın Halep Şehri

Devamını Oku
06.10.2012
Yaşasın Kurşunkalem!

Devamını Oku
29.09.2012
Sıfırcı Hoca'nın Sazenuşhan'ı

Devamını Oku
22.09.2012
Önce Dilinizi Öğrenin

Devamını Oku
15.09.2012
'Güneşin ve Ateşin Tadı'

Devamını Oku
08.09.2012
Genç Yazarlara

Devamını Oku
01.09.2012
Antep

Devamını Oku
25.08.2012
Tiyatronun Büyülü Işığıydı

Devamını Oku
18.08.2012
Kitabevi-Okur DeğilKitapçı-Okur İlişkisi

Devamını Oku
11.08.2012
Arif Güzel'leri Yaşatmalıyız

Devamını Oku
04.08.2012
Frankfurt Hazırlıkları Başladı

Devamını Oku
28.07.2012
Güle Güle Dodo

Devamını Oku
21.07.2012
Hiç Ödün Vermedi

Devamını Oku
14.07.2012
Vüs'at O. Bener...

Devamını Oku
07.07.2012
Peride Celâl (30.06.2012)

Devamını Oku
30.06.2012
Tiyatroculuğu Hemen Öğrenenler - 2

Devamını Oku
23.06.2012
Tiyatroculuğu Hemen Öğrenenler

Devamını Oku
16.06.2012
Tiyatroya Destek

Devamını Oku
09.06.2012
Üç Ölüm

Devamını Oku
02.06.2012
Gece Kimin Sahibi?

Devamını Oku
26.05.2012
Öğretmen (19.05.2012)

Devamını Oku
19.05.2012
Altunizade Maçları

Devamını Oku
12.05.2012
Sanat Yaşamın Bir Parçası Olmalı

Devamını Oku
05.05.2012
'Kolayca Yayımlatan' Yazarlar (21.04.2012)

Devamını Oku
21.04.2012
'Kolayca Yayımlatan' Yazarlar (21.04.2012)

Devamını Oku
21.04.2012
Hakkı Telif Beyefendi Nerede?

Devamını Oku
07.04.2012
Ortalık Barbara Cartland'lardan Geçilmiyor

Devamını Oku
31.03.2012
Baskının Yaratıcısı ve Uygulayıcısıydı

Devamını Oku
17.03.2012
Gazanfer Özcan'ı Gülümseyerek Anmak

Devamını Oku
18.02.2012