RTE Bahçeli’yi harcar, Bahçeli de RTE’yi; zamanı var...

23 Kasım 2020 Pazartesi

Yerimiz, hedefimiz Avrupa Birliği, yargı ve demokrasi reformu yapacağız, bir an önce Meclis’ten geçireceğiz” diyen Cumhurbaşkanı, bu doğrultuda görüş belirten ve doğru içerik kazandıran Bülent Arınç’ı hedef aldı, “Bizimle asla ilgili olmayan kimi bireysel açıklamalar ile reform gündemimize yaptığımız vurgular bahane edilerek yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını görüyoruz. Geçmişte birlikte çalışmış olsak bile hiç kimsenin şahsi ifadeleri Cumhurbaşkanı ile, hükümetimizle, partimizle ilişkili hale getirilemez” dedi.

Fitne ateşini yakan Arınç ve yorumlayarak ateş harlatan da bizim gibi yazarlar ve siyasetçiler. Hepimiz topun ağzına dizildik.

Arınç, işaret alarak konuşacak bir adam değil, demiştim. Geçmişte de Cumhurbaşkanı’na aykırı düşen açıklamalar yapmış, ama o zamanlar, mesela 2011’de Şike Davası konusunda RTE ile tam ters düşünce “Hayatımın hatasını yaptım” diyerek özür dilemişti.

Cumhurbaşkanı’nın “fitne” açıklamasına yanıt verir mi, yine özür diler mi, bilmiyorum.

‘Konuşmama kurulu’ mu?

RTE’nin parti politikasının dışına ittiği bazı “önde gelen eski tüfek” AKP’lileri, özellikle eski Meclis başkanlarını çevresinde tutmak için kurduğu Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’na üye Arınç.

Cumhurbaşkanı, “Batı’ya, normal ekonomiye, demokrasiye ve yargıya “reform dümeni” kırınca, tüm bu yorumların yapılacağını, Bülent Arınç ve Cemil Çiçek gibi politikacıların (Sedat Ergin ile söyleşi) konuşmayacağını mı varsaydı, bilemiyorum. Yüksek İstişare Kurulu “konuşmama” amacıyla mı kurulmuştu?

Şunu belirteyim, Cumhurbaşkanı, açıklamalarının Cumhur İttifakı’na dayanmasından, yarattığı etkilerden ve olası sonuçlarından sanki korktu, endişe etti.

Buna hazırlıklı değil.

Cumhur koalisyonu sarsıntıda

RTE, henüz muhtemel olasılıkları elinin altında tutmuyor. Yolunu yordamını belirlememiş. MHP gibi en aşırı noktada bir parti ile kurduğu koalisyonun, dümeni Batı’ya kırma, demokrasi, yargı reformu gibi gelişmeleri kaldıramayacağının hesabını yoksa yapmamış mı? Bu en önemli konuları ortağı ile hiç konuşmadan harekete geçmesinin yarattığı rahatsızlıkları yaşıyoruz aynı zamanda.

Sadece o değil, aynı zamanda partisinin bazı elemanları da Arınç’a adeta kustular.

Düne kadar Batılı liderlerin “faşistliklerini”, “Hitler artıklıklarını” ve “emperyalistliklerini” bırakmayan, hadi diyelim iç politikaya katık yaptıkları için şimdi “ekonomi aşkına” daha ılımlı bir politikaya yönelmeleri anlaşılır. Fakat MHP Erdoğan kadar esnek değil, bu konuda. Gerçi 2013- 2014’te Erdoğan’a söylemediği hakaret kalmayan Bahçeli’nin 180 derece geri dönüşü yaparak en büyük destekçisi olduğunu da gördük.

Fakat durum şimdi farklı

Cumhurbaşkanı iktidarı için en yakınını, damadını harcamış bir lider. MHP’yi mi harcamayacak?! Veya MHP, zamanı ve anı gelince Erdoğan’ı mı harcamayacak ve 2014 politikasına geri dönmeyecek..

Bunların hepsi olur. Zamanı ve anı gelince.

RTE’nin dünkü konuşması, hem ilk söylediklerinin tekrarı, ama hem de MHP’yi ve kendi içinde taraftarlarını ve bir kısım seçmenini sakinleştirme konuşması gibi geldi bana.

Batı’ya açılma, adalet ve demokrasi reformu gibi konuların içeriklerini açıklayacak olan Arınç değil, gerekirse bizzat kendisi olduğunu belirtiyor; hele bu açıklamaların neredeyse RTE talimatıyla yapıldığına ilişkin yorumlar sökün edince, Arınç “zılgıtı yedi”.

‘Başarırsa yine..’ söylemi

Yaygın kanaat, RTE’nin bahsettiği reformlara inanmadığı ve Batı’yı, yatırımcıyı, ekonomiyi, milleti oyalama için bunları dile getirdiği.

Bir de bu reformların içeriği konusunda zerre bilgi yok. Ne kastediliyor?

Ama ortada tek gerçek var: 2.5 yıla kalmadan, ekonomiyi ayağa kaldırmak ve “İşte başarırsa yine Erdoğan başarır, demedik mi” söylemlerine haklılık kazandırmak.

Para yok, yatırım yok, güven yok, saydamlık yok, hukuk yok, demokrasi yok, keyfi yönetim var.. Peki, bunu nasıl yapacak?

Eğer vurgu yaptıklarını hayata geçirmezse? MHP’yi ne yapacak, onu dize getirmezse?

Umutsuzluk diz boyu!

Siyaset çok renklendi!


Yazarın Son Yazıları