Kıbrıs’ta Barış 47 Yaşında - Ahmet GÖKSAN
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kıbrıs’ta Barış 47 Yaşında - Ahmet GÖKSAN

21.07.2021 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Görülüyor ki 20 Temmuz, anavatanın geniş topraklarına toprak katmak için yaratılmış bir istila değil, Kıbrıs Türk tarafının yalvarması sonucu adanın altüst edilen, darbeyle ayaklar altında çiğnenen düzenini kurmak için olmuştur.” 

Dr. Fazıl KÜÇÜK

İngiliz sörge döneminde 1950li yıllarda başlayan olaylar sonrasında 16 Ağustos 1960 tarihinde kurulan Türk ve Rumların eşit ortaklığına dayanan Kıbrıs Cumhuriyetinin ömrünün kısa sürdüğü biliniyor. Yunan destekli yerel Rum terör örgütleri adanın tek sahibi olduklarını ilan ettiler. Saldırılarına gerekçe olarak Türklerin yasal hükümete isyan ettikleri yalanını gösterdiler. Bağlantısız Ülkeleri ve dünya kamuoyunu bu yalanlarına alet ederek zemin kazandılar. Türklere karşı acımasızca soykırım yaptılar.

Dünya kamuoyunun gözleri önünde yaşanan katliamlardan sonra 1968 yılının haziran ayında Beyrutta aracılar aracılığıyla başlayan görüşmeler, Kıbrıs’ın sürekli bağımsızlığı esası üzerinden barışçı ve adil bir çözüme ulaşılabilmesini amaçlıyordu”. Bu amaca ulaşmanın önünü kesmek için karşımızdaki unsur görüşmelere devam edilirken uluslararası topluma Türk uzlaşmazlığı yüzünden yapılan görüşmelerin başarısızlığa uğrayacağını önceden bildiriyordu.

YUNANİSTAN’I ADAYA BAĞLAMAK

Kıbrıs Türklerini bu yöntemle suçlayıp bir yandan da kendi yaptıklarını gizleyerek adanın Yunanistana bağlanması gerektiğini söylüyorlardı. Bu hususu ortalığa çıkarırken BM üyesi bağımsız bir devletin ortadan kaldırılmasına olanak sağlamış olacakları beklentisi içine adeta hapsoldular. Bu amaçlarına ulaşabilmek için 21 Aralık 1963 tarihinde devlet destekli olarak Kıbrıs Türklerini soykırımdan geçirmek üzere saldırıya geçtiler.

Kendilerinden olmayan halkın da can güvenliklerinden sorumlu olması gereken İçişleri Bakanı ile Temsilciler Meclisi Başkanı saldırıları yönlendiriyordu. 2018 yılında Rum Politis gazetesinde bu konu ayrıntılarıyla anlatılmıştır.

Kıbrıs Türklerine karşı başlatılan Akritas Planı diye bilinen soykırım hareketinin Uluslararası Ceza Mahkemesinin yanı sıra diğer uluslararası kuruluşlarca da sorgulanmadığı biliniyor. Sorgulanmayan bir başka konu ise Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluş antlaşmalarına aykırı olarak konuşlanan, sayıları 20 bin olarak belirtilen Yunan askerleridir. Bu askerlerin yerel Rum teröristlerin dışında da pek çok silahlı eylemlere katılmış oldukları bilinmektedir.

Bütün grupların adayı Yunanistana bağlama çabaları devam ederken Makariosun, Yunan cuntasının yaptıklarına karşı Yunanistan’ı Kıbrısa bağlama çalışmaları yaptığı belirtiliyordu. Yunan cuntasına karşı yazdığı mektuplarla da din adamı olması nedeniyle bunun kolay gerçekleşeceğine inanıyor ve meydan okuyordu.

15 Temmuz 1974e gelince Grivasçı ve Makariosçu diye ikiye ayrılmış olan terörist Grivas’ın komutasındaki grupların birbirlerine karşı acımasızca kırım gerçekleştirdikleri biliniyor. Bu çatışmalar sürerken garantör ülkelerden sadece Türkiye harekete geçti; ancak İngilterede yaptığı ortak müdahale yollarını arama çalışmalarından sonuç alamadı. Darbe hareketinin başlaması sonrasında Makarios İngilizlerin marifetleriyle önce Ağrotur üssüne oradan da Londra üzerinden New Yorka ulaşıyordu.

HASTALIKLI ÇIKARIM

Çatışan grupların başarılı olmaları halinde Kıbrıs Türklerine adeta son darbeyi vurarak soykırım yapacaklarına ilişkin belgelere de ulaşılmıştır. 19 Temmuz 1974 tarihinde BM Güvenlik Konseyinde tarihi diye tanımlanacak bir konuşma yapan Makarios, Kıbrıs, Yunan ordusu tarafından işgal edilmiştir. Halkın can güvenliği kalmamıştır” diyerek Türkiyenin müdahale ederek çatışmaları durdurmasını istiyordu. Başbakan Bülent Ecevit Kıbrıs konusunu görüşmek üzere Londradan ayrılmadan önce TBMMnin 20 Temmuz 1974 tarihinde saat 15.00te toplantıya çağrılmasını istiyordu.

TBMM aynı saatte toplandı. Belirlenen saatte Kıbrısa harekât başlatılmış ve devam ediyordu. Başbakan Ecevit, 1964 yılında İsmet İnönü hükümetinin aldığı Kıbrısa müdahale edilmesi kararına işlerlik kazandırıyordu. Bu nedenle yapılmış olan onurlu başarıdan siyasi çıkar elde etmeye çalışmaya gerek yoktur. Bir takım kendini bilmezlerin Kıbrıs Türklerine Siz Rumlarla kavga ettiniz. Biz de gelip sizi kurtardık” söylemleri anlaşılır olmanın ötesinde hastalıklı bir anlam içeriyor. 

NİYETLERİNDEN VAZGEÇMEDİLER

Rum ve Yunanlı siyasetçiler adayı Yunanistana bağlama çabalarını sürgit ediyorlar. Son olarak Cenevrede yapılan görüşmelerden sonra Nikos Anastasiyadis nerede ise bütün konuşmalarında adada iki devlet ve egemen eşitliğin kurulmasının yeri olmadığını” söylüyor.

Nitekim 14 Mart 1971 tarihinde Makarios ise Kıbrıs Elendir. Kıbrıs tarihin başlangıcından beri Elendir ve Elen kalacaktır. Kıbrıs’ı Elen ve bir bütün olarak teslim aldık. Elen olarak muhafaza edeceğiz. Elen ve bir bütün olarak Yunanistana teslim edeceğiz” diye konuşuyordu. Bu düşünce yapısındayken daha sonra kendi aralarında yaşadıkları iç çatışmalar nedeniyle Yunanistan’ı Kıbrısa bağlamayı hedeflemeye başlamıştı.

Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında şehit olan ve daha sonra da yaşamlarını yitirmiş olan kardeşlerimizi saygı ile selamlıyorum. Aramızdan ayrılmış olan bu kardeşlerimizin ışıklar yoldaşları olsun. Yüce Atatürk’ün Yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle Kıbrıs’ı bir kez daha vatan yapmak için görevini yapanlara sağlıklı bir yaşam diliyorum... Ne mutlu onlara...

AHMET GÖKSAN
KIBRIS TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ ÖNCEKİ GENEL BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025