Barolar Birliği seçimleri meşru değildir - Av. Mehmet BAYRAKTAR ve Av. Onur İSTE
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Barolar Birliği seçimleri meşru değildir - Av. Mehmet BAYRAKTAR ve Av. Onur İSTE

01.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Baroların ve TBB delegelerin seçim usulü tartışmalarına ve bu tartışmalar sonrasında kanunlaşan 7249 sayılı yasa ile Avukatlık Kanunu’nda yapılan düzenlemeye ilişkin düşüncelerimizi 29.05.2020 ve 16.08.2020 tarihlerinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmış bulunan yazılarımızda dile getirmiştik.

Henüz 7249 sayılı yasa çıkmadan önce kaleme aldığımız 29.05.2020 tarihli ilk yazımızda; “o günkü mevcut düzenlemenin adaletsiz olduğunu, üye sayısı fazla olan baroların, diğer barolara nispetle TBB Genel Kurulu’nda daha düşük oranda temsil edildiğini, zaten adaletsiz olan mevcut sistemin daha da kötü hale getirilmesinin bir çözüm olmadığını, illa bir değişiklik yapılacaksa matematiksel olarak da kanıtlanabilir adil bir sistemin getirilmesi gerektiğini” ifade etmiştik. 

7249 sayılı yasa çıktıktan sonra kaleme aldığımız 16.08.2020 tarihli ikinci yazımızda da; “yapılan değişiklik ile, temsilde adaletsizlikte eskisinden de geriye gidişin söz konusu olduğunu, toplamda yüzde 7.14 üyeye sahip en az üyeli 43 baronun yüzde 50.74 (172) delege ile TBB Genel Kurulu’nda salt çoğunluğa sahip olması sonucunu doğurabilecek bu düzenlemenin, demokratik kurallara ve temsilde adalet ilkesine uygun olmadığını” belirtmiştik.

DEĞİŞİKLİĞİN ETKİLERİ

Bahse konu 7249 sayılı yasa, 14.07.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına rağmen, pandemi gerekçesi ile birçok kez ertelenen il barolarının seçimleri tamamlanmış olduğundan: 04-05 Aralık 2021 tarihlerinde Türkiye Barolar Birliği “36. Olağan Genel Kurulu” ve “organ seçimleri” bir yıl gecikme ile nihayet yapılabilecektir.

Yapılacak seçimlerde, üye sayısı 5 binin altında kalan toplam 78 baro 4’er delegeyle temsil edilecek olup, üye sayısı 5 binin üzerinde olan Antalya Barosu (5), İzmir Barosu (6), Ankara Barosu (8), İstanbul Barosu (14) delegeyle temsil edilecektir. (Ankara 2 No’lu Barosu, Genel Kurulu’nu TBB seçimlerinden 15 gün önce tamamlayamadığı için TBB Genel Kurulu’na katılamayacaktır.) 

TBB verilerine göre, 31.12.2020 tarihi itibarıyla ülke genelinde toplam 143 bin 330 avukat mevcut olup 5 binden fazla üyeye sahip olan; Antalya Barosu 5 bin 326, İzmir Barosu 10 bin 661, Ankara Barosu 19 bin 910, İstanbul Barosu 49 bin 567 üyeye sahiptir. (Seçimlerin yapıldığı tarihler itibarıyla üye sayıları arttığı için, Ankara ve İstanbul barolarının delege sayılarına, birer ilave olmuştur.)

TBB 36. Genel Kurulu’na, 31.12.2020 tarihi itibarıyla, toplam 57 bin 866 (yüzde 40.37) üyeye sahip 78 baro 312 (yüzde 90.43), toplam 85 bin 464 (yüzde 59.63) üyeye sahip dört baro ise 33 (yüzde 9.57) delege ile katılacaktır.

Bu durum karşısında; 2. adaylı bir seçim halinde: 

- Toplamda 10 bin 797 (yüzde 7.53) üyeye sahip 44 baro, 176 (yüzde 51.01) delege ile, 

- Toplamda 10 bin 299 (yüzde 7.19) üyeye sahip 43 baro, 172 (yüzde 49.85) delege ve TBB’nin mevcut ve eski başkanlarının katılımını sağlayarak, 175 delege ile, 

3. adaylı bir seçim halinde ise: 

- Toplamda 5 bin 234 (yüzde 3.65) üyeye sahip 30 baro, 120 (yüzde 34.78) delege ile, 

- Toplamda 4 bin 949 (yüzde 3.45) üyeye sahip 29 baro, 116 (yüzde 33.62) delege ve TBB’nin mevcut ve eski başkanlarından birisinin katılımını sağlayarak, 117 delege ile TBB organlarını belirleyebilecektir.

AZINLIĞIN ÇOĞUNLUĞA BASKISI

Yani, iki adaylı bir seçimde, üyelerin yüzde 7.19’ unu temsil eden delegelerin, 3 adaylı seçimde ise yüzde 3.45’ ini temsil eden delegelerin TBB organlarını belirleyebileceği görülmektedir. Her halükârda avukatların en az yüzde 93’ü, delege sisteminin adaletsizliği nedeniyle TBB seçimlerinde temsil edilmemiş olacaktır. 

 Anayasa Mahkemesi, bahse konu 7249 sayılı yasanın iptali talebiyle önünü gelen davada: “...Özellikle çok fazla üyesi bulunan baroların üye sayılarına göre genel kurulda temsil edilmeleri TBB’yle özdeşleşmeleri sonucunu doğurabilir... üçer delegeye ilave olarak her beş bin üye için birer delege daha seçmesini öngören kural kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olup kuralda baroların genel kurulda adil bir şekilde temsil edilmesi bakımından demokratik hukuk devleti ilkesini ve bu bağlamda ölçülülük ilkesini ihlal eden bir yön bulunmamaktadır” gerekçesi ile vermiş bulunduğu 01.10.2020 gün, E. 2020/60, K. 2020/54 sayılı kararda bu düzenlemeyi anayasaya aykırı bulmamakla, kendi tarihine kara bir leke sürmüştür.

Bu seçim sisteminin artık yasallığı tartışılamaz ise de temsilde adalet ilkesi ve hukuka uygunluğundan söz edilebilmesi mümkün değildir. 

Böylesine hukuka aykırı bir yasal düzenlemenin arkasına sığınarak, seçilebilmek hevesiyle güç sarhoşluğu yaşayanların ya da benzer yolda her türlü pazarlık içine girenlerin; avukatlık sıfatları ve baroculukları (!) tartışılamaz ise de hukukçulukları tartışmalıdır. 

Hukuka aykırı bu düzenleme, eninde sonunda yasama meclisi gündemine tekrar gelecektir. Umuyoruz ki o gün geldiğinde, Yasama Meclisi’nin her partiden saygın milletvekilleri, hemşericilik hesaplarını değil de yalnızca hukuku ve adaleti hedeflerler. 

Sonuç olarak üzülerek belirtelim ki azınlığın çoğunluğa tahakkümüne yol açan bu mevcut sistem; hukukçulara yakışmayacak pazarlıklara açık olup seçim sonuçları ne olursa olsun, Türkiye Barolar Birliği 36. Olağan Genel Kurulu ve organ seçimleri yasaya uygun olsa da asla meşru olmayacaktır!

AV. MEHMET BAYRAKTAR - AV. ONUR İSTE

İSTANBUL BAROSU

Yazarın Son Yazıları

Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025