Bu yüzden Hindistanlaştık, Pakistanlaştık
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Bu yüzden Hindistanlaştık, Pakistanlaştık

25.05.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye’de Biyogüvenlik Kanunu kapsamında GDO’lu mısırların yalnızca yem amaçlı üretimine izin veriliyor.  

Tabii teorikte böyle ya gerçekte? 

GDO yani genetiği değiştirilmiş organizmalar. Tabii bu organizmalar doğal yollarla değil laboratuvar ortamında değiştiriliyor. Dünyada genetiği değiştirilen ürün denince akla gelen ilk ürün de mısır. 

Yumurta Üretici Merkez Birliği’nin 2011 yılında hayvan yeminde kullanılmak üzere beş mısır çeşidine yaptığı müracaat kabul edildi. Sonrasında bu sayı katlanarak arttı. Gerçekten bu ürünler yem için mi kullanılıyor kullanılmıyor mu vatandaşlar bilmez/bilemez. 

Çünkü bu ancak laboratuvar ortamında anlaşılabiliyor. 

Mısır denildiğinde de öyle sahil kenarlarında veya semt meydanlarında koçanı ile satılan haşlanmış veya kızartılmış mısır aklınıza gelmesin hemen. Mısırdan elde edilen o kadar çok ürün var ki. Mesela birçok şekerli içeceğin içerisinde bulunan fruktoz/glikoz, hazır çorbalar, soslar, pastane ürünleri gibi. 

Yani ithal edilen bu ürünler elbet denetimden geçiyordur diye düşünüyorsunuz. Ben gümrüklerde çalıştım. İhracat kaydı ile ithal edilen yağların, şekerlerin nerelerde nasıl kullanıldığını, iç piyasaya nasıl satıldığını bizatihi gördüm. 

Dolayısıyla yem adı ile ithal edilen GDO’lu ürünlerin çok kolay iç piyasaya sürüleceğini de biliyorum. 

Anlayacağınız, şehirde yaşıyorsanız GDO’dan kaçmak gibi bir seçeneğiniz yok. Eğer tabi Koç ya da Sabancı gibi bir paranız yoksa. Öyle bir durumda istediğiniz doğal ürünü istediğiniz yerden getirtebilirsiniz.  

Çünkü önümüzde büyük bir skandal var. 

Anlatayım... 

Ukrayna ve Rusya’dan gemilerle Tekirdağ Limanı’na mısır getirildi. İthalat işlemleri başladı. Mısır gibi ürünlerin ithalatında tarım il müdürlüğü laboratuvarlarında analiz edilip GDO var mı, insan sağlığına zararlı mı diye kontrol ediliyor. Kontrol sonucunda gelen ürünlerin sağlığa uygun olduğu ve GDO’suz olduğuna dair rapor düzenleniyor. 

Ürünler Tekirdağ Limanı’ndan ithal ediliyor. 

Tarım il müdürlüğünden biri ihbarda bulunuyor ve laboratuvarda GDO’suz raporu verilen mısırların aslında GDO’lu olduğu bildiriliyor. Bakanlık hemen konu ile ilgili soruşturma başlatıyor ve müfettiş tayin ediyor. 

Personel sorguya alınıyor. Personel ifadesinde “Şifrelerimiz çalındı” diyor. 

Soruşturma ilerledikçe ayrıntılar da ortaya çıkıyor.

Rusya ve Ukrayna’dan beş firma tarafından ithal edilen GDO’lu yedi gemi mısır ve üç gemi kanonun il tarım ve orman müdürlüğünde sahte analiz raporları hazırlanarak, bakanlığın sistemine yüklenip gemilerin yüklerini boşaltıldığı belirtiliyor. 

Bakanlık olayı doğruladı. Valilik cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. 

Bakın değerli dostlar, edindiğim bilgiye göre bu ilk defa gerçekleşen bir işlem değil. Antep firması dahi Tekirdağ Limanı’ndan bu işlemleri yaptırmış. Sadece 4 ayda bu limandan ithal edilen ürün 81 ton. 

Adı geçen firmaların bir tezgâh kurguladığı ve bu işlemin tek sefer olan münferit bir olay olmadığını düşünüyorum. Aynı zamanda bu tür işlerin siyasi ve güdümündeki bürokrasiden destek alacağı gerçeğini de hatırlatmak isterim. 

Firmaları biliyorum ve soruşturmayı takip ediyorum. Halkı kimler nasıl zehirledi, bu düzeni kimler nasıl kurdu tek tek yazacağım. 

Fakat bir gerçek var. Tonlarca GDO’lu ürün bir şekilde mutfağımıza, soframıza girdi. Böylesine enflasyonist bir ortamda sağlıklı ürün yemeye çalışmanın dışarıdan nasıl göründüğünün farkındayım.  

Zaten sırf bu yüzden Hindistanlaştık, Pakistanlaştık. Ne yediğimizi bilmiyoruz. Uzun bir süre de öğrenemeyeceğiz. Bu kadar GDO’lu ve endüstriyel şekerlerle beslenmek uzun vadede bizi mahvedecek. Doktor değilim ama hayat tecrübeme dayanarak tavsiyem daha az şeker, daha az yağlı yemekler, daha çok egzersiz, daha çok hareket, daha çok su içmek.  

Yoksa daha çok kanser, obezite ve diyabet ile başımız belaya girecek.

Yazarın Son Yazıları

Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Devamını Oku
18.10.2025
'Sahte diploma' skandalında yeni perde!

Bu satırları apar topar aldığım bir haber nedeniyle hızlıca yazıyorum. Haber her şeyden önce gelir diyerek o yüzden ifadelerimi de kısa tutacağım.

Devamını Oku
15.10.2025
Milyarlarca liralık Papara iddianamesi çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta yaptığı açıklamada “Yasadışı bahis bataklığının üzerine kararlılıkla gideceğiz” mesajını paylaştı.

Devamını Oku
14.10.2025
'Adaletin değil, rövanşın hikâyesi...'

Türkiye’de hukuk metinleri bazen adaletin pusulasıdır bazen de siyasetin kılıfı.

Devamını Oku
11.10.2025
Gazetecilik değil gerçeği saklamak suçtur

Saat 05.45. Kapıya vurulan tok sesle uyandım. Polisler evdeydi. Gözaltı kararı vardı. Suçum: Gazetecilik. Ama belgede şantaj yazıyordu.

Devamını Oku
07.10.2025
Yargının başka işleri var

En son yazımda Sayıştay raporlarından hükümet bütçesinin nasıl bir batakta olduğunu anlatmıştım.

Devamını Oku
04.10.2025
Norveç mi Türkiye mi?

Türkiye Varlık Fonu ise 360 milyar dolar büyüklüğünde. Fakat her bir Türk vatandaşına sadece 3 bin 644 dolar düşüyor. Peki, bir Norveç vatandaşıyla bir Türkün yatırım varlığı arasındaki 318 milyar dolarlık fark nerede?

Devamını Oku
30.09.2025
Unutmayın, unutturmayın

Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı dönemi, kentin tarihine tartışmalı ihaleler ve usulsüzlük iddialarıyla geçti.

Devamını Oku
27.09.2025
Sahte Sayıştay denetçisi!

Haber böyle. Kimdir bu kişi diye araştırdığınızda ise muhteşem bir katalog ve fotoğraflarla karşılaşıyorsunuz. Bu kişi gerçekten Sayıştay amblemi bulunan bir araçla gelmiş.

Devamını Oku
23.09.2025
Futbola da soruşturma başlatıldı

Bugün sizlere iki durumdan bahsedeceğim...

Devamını Oku
20.09.2025
Bu kadar öğrenci ve öğretmen ne olacak

“Bu firma sigara ihracatı yapıyor gibi gözüküyordu. Dolayısıyla ürettiği sigarayı ihraç ediyordu ancak sigaralar ya tekrar getiriliyor ya da ihraç edilmiş gibi gösterilip iç piyasaya dağıtılıyordu. Yasal olarak elde ettikleri KDV iadesini de mahsup ediyorlardı. Mahsubu ise Awox isimli teknoloji şirketinin ithalat işlemlerinde ödenecek vergi tutarına kullanılıyordu.”

Devamını Oku
16.09.2025
Cevabını herkesin bildiği soru

Paraya ihtiyacınız oldu ve bankadan kredi almaya gittiniz.

Devamını Oku
13.09.2025
Çürümenin fotoğrafı

Türkiye son yıllarda büyük bir yıkım sürecinden geçiyor.

Devamını Oku
06.09.2025
Savcıları bile kandırmaya kalkıştılar

Dolandırıcılık dediğimiz şey genelde sıradan vatandaşın bir telefonla tuzağa düşmesiyle sınırlı kalır. Ama bu kez tablo bambaşka.

Devamını Oku
02.09.2025
Sahte kanser ilacı ürettiler: İstenen ceza şaşırttı!

Depo baskınında 2 milyar TL değerinde ilaç bulunurken sanıklar hakkında sadece bir yıldan beş yıla kadar hapis istenmesi şaşkınlık yarattı.

Devamını Oku
31.08.2025