Anarko Kemalist

16 Eylül 2020 Çarşamba

Bayan diyenlerle kadın diyenler arasındaki fark barizdir.

Engelli diyenlerle özürlü diyenler arasındaki fark da.

Cinsel tercih ya da cinsel yönelim demek işin rengini temelden değiştirir.

Gayrimüslim demek ya da gâvur demek de öyle.

Ya da;

Bazı evlerde hâlâ inatla Rus salatası denilir, bazı evlerde hâlâ inatla Amerikan salatası.

Bazıları o çocuk tekerlemesinin sonunu “Amerika kardeş” diye bitirir, bazıları “Amerika kalleş” diye.

O silahlı terör örgütünün ismini ısrarla pekeke diye telaffuz edenler de vardır, pekaka demekte titizlenenler de.

Akepe demekle, illa Ak Parti demek arasındaki tercih önemlidir.

Esad demekle Esed demek...

Hatta Allah ya da Tanrı demek bile.

 “Türk sanatçı” ile “Türkiyeli sanatçı” demek arasındaki tercihin anlamını biliriz.

Milliyetçi olmakla ulusalcı olmak arasında fark vardır.

Atatürkçü olmakla Kemalist olmak arasında olduğu gibi.

Aşmak başka yıkmak başka

Atatürk’ün asker kıyafetli heykelleriyle sivil kıyafetli heykelleri arasında çok önemli bir siyasi mesaj farkı bulunur.

Sosyal medyada onun cephedeki fotoğrafını paylaşan başka bir şey demektedir;

Denizdeki fotoğrafını paylaşan başka bir şey...

Onu Kocatepe’de hatırlamakla karatahta önünde hatırlamak birbirinden farklı değerler içerir.

Ona Atatürk demekle Mustafa Kemal demek de.

Ve bunlar da hiçbir sorun yoktur. Atatürk de devrimler de dogmatik değer taşımadıkları için tartışmaya açıktır; bir devrimi pozitif anlamda işlevli kılan da bu yanıdır. Dokunulmazlığı yoktur. Kendi içinde gelişebilir, değişebilir. Ancak bu potansiyeli korundukça çağdaş bir devrim olma niteliğini sürdürebilir.

Yüzyıllık bir devrim dinamik olabildiği ölçüde kıymetlidir.

Ama bir devrimi aşmakla yıkmak arasında fark vardır. Aştığınızda onun ötesine geçersiniz. Ama yıktığınızda altında da kalabilirsiniz.  

Atatürk’ten ve İnönü’den “ayyaş” diye bahsetmeyi tercih eden siyasileri bile, laiklikle kazanılmış tüm özgürlüklere kastedeceklerini bile bile iktidara getiren bu ülke, Cumhuriyeti ve Atatürk’ü aşmakla yıkmak arasındaki fark göz ardı edildiği için, bugün bu kritik noktada. 

Oysa Atatürk ya da Mustafa Kemal demenin ideolojik bir dil olarak temsil ettiği farklılıklar üzerinden rejimin geçmişini ve geleceğini tartışabilmek o rejime zarar değil, fayda sağlar.

Ve yıkıcı değil, aksine yapıcı tartışmaların ortaya çıkmasına zemin hazırlar.

Asıl tehlikeli olan meselenin tabu sayılmasıdır. O zaman başka tabuları olan ve bu tabulardan güç alan, sinsi siyasetlerin elinde oyuncak olur.

Marksist Leninist Atatürkçü

Bir devrime ve devrimciye gerçek değerini veren onun ideallerinin sürdürülebilir olması ve çağdaş dinamiklerle daha da ilerici devinimlere zemin hazırlayabilmesidir.

Eski nesiller kendi aralarında Mustafa Kemal ya da Atatürk tartışması yaparken yeni nesillerin bu tartışmalara artık gülüp geçmesi...

Ve mevcut ideolojik yapıyı ileriye taşıyabilen kendi çağdaş ideolojilerini yaratabilecek bir alana sahip olabilmesi gerekir.

Bu ülkede bir zamanlar, kulağa tuhaf gelse de Marksist Leninist Atatürkçüler vardı.

Eğer bir gün bu ülke irticanın elinden kurtulursa ve yeniden ve bu sefer gerçekten bir laik düzene kavuşursa, eski devrimlerden güç alarak kendi yeni devrimlerini yapma mecaline sahip olabilirse...

Eko Kemalizm ya da Yeşil Atatürkçülük tartışılabilir.

Hatta Anarko bir Kemalistlik ya da Anarko Atatürkçülük üzerinden yapılacak şakalar akla, sistemin illa başka iktidarlar kurmak için değil, bambaşka değerleri öneren iktidar karşıtı hareketlere alan açmak için de aşılabileceği fikrini sokabilir.

Zamanı geldiğinde kendisiyle şakalaşabilen ve yerini yeni ilerici devrimlere terk edebilen devrim gerçek devrimdir. 

O yüzden bir lidere hangi ismiyle hitap ederseniz edin...

Önemli olan onun yaptıklarının size aslen ne ifade ettiğidir.

Ben mesela Atatürk’ün en çok salıncaktaki fotoğrafını severim ve mümkünse arkamdan “En kaotik zamanlarda o da Anarko Kemalist’ti” diye kahkahalarla gülünmesini isterim.


Yazarın Son Yazıları

Anarko Kemalist 16 Eylül 2020
Gırgır da Gırgır 26 Ağustos 2020
Korkunun ecele faydası 19 Ağustos 2020
Kötü bayramlar 31 Temmuz 2020