Fırtına... (01.04.2018)
Hikmet Çetinkaya
Son Köşe Yazıları

Fırtına... (01.04.2018)

01.04.2018 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tarihe not düşmek için - 37

Sarı saçlı, mavi gözlü bir kız çocuk duruyor karşımda. Gözlerinden yaşamın mutluluğu geçiyor; anlamlı çizgiler beliriyor.
Sanki zamanın içinden bir soluk fotoğraf Afyon Kocatepe’den önümüze düşüyor. Kocatepe’den kopan fırtına bir sabah şafakla birlikte Dumlupınar’da ırmak olup dağları tepeleri aşıyor.
Sağ yanımıza Gediz Irmağı düşüyor. Uşak’ta patlayan toplar Eşme Ovası’nı dövüyor. Bir gece Ulubey’de Hasan Çavuş yitirdiği sağ bacağının acısıyla kahroluyor. O kız çocuğunun gözlerinde yakalıyor insan, tarihin derinliğini...
Ama yakalayamayanlar, o tarihi görmezlikten gelenler çoğalıyor günümüzde. Neredeyse Mustafa Kemal Atatürk’ü savunmak, onun 71 yıl önce yerleştirdiği devrimleri, ilkeleri savunmak, aydınlanma çağının getirdiği değişimi anlatmak suç.
Bir renkli fotoğrafa bakıyoruz uzun uzun...
Yaşları 16-18 arasında değişen kız öğrenciler. Bir siyasal ideolojinin yönlendirdiği çocuklar bunlar. İmza topluyorlar. Tümü de başörtülü. Aralarında bir tanesi onlardan büyükçe. Belli ki desteklemeye gelmiş.
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi’ye öfkeliler. Oysa Hatemi onlara çok yakın bir kişi. Ancak bir bilim adamı olarak gerçekleri söylemiş. Şimdi ona ateş püskürüyor mavi çarşaflı kadın.
Bu kadın Atatürke ve laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ne düşman bir kişi. Sık sık televizyona çıkıp konuşur.
Der ki: “Müslümanlara zulüm yapılıyor...”

***

Başörtüsü yasağı için imza toplayan o genç kızlar, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin çocukları. İstanbul Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulu Ebelik Programı öğrencileri. Pratik derslere türbanla girmelerine izin verilmemesi üzerine imza kampanyası başlattılar. Ancak bu kampanya “siyasi şova” dönüştü.
Bu çocuklar derslere türbanla giriyor ve kimse karışmıyor...
Ama iş, “hastanın hukukunu” ilgilendirdiği için durum değişiyor.
İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Berkarda bu konuda bakın ne diyor:
“Yöneticiter yasa ve yönetmeliklere göre görev yapmak durumundadırlar. Ebe öğrencilerine pratiklerde türban yasağı konulması, onların dini inançlarına ve vicdan hürriyetlerine baskı yapmak için değil, yasa ve yönetmeliklere uygun hareket etmek için yapılmıştır. Bir ebe ya da hemşire görev başında iken üniformalıdır. Bu üniforma Sağlık Bakanlığı’nın yönetmeliklerinde tespit ve tarif edilmiştir.
Düzen ve temizliğin ilk şart olduğu bu mesleklerde, başıbozukluğu, kargaşayı, düzensizliği önlemek, sağlık şartlarını azami düzeyde sağlamak için bu üniforma öngörülmüştür ve bu yeni bir şey değildir. Bu mesleğe giren öğrenciler bunu bilmektedirler. Mantosunun uzun kollarıyla bir ebe öğrencisinin kuvözden bir bebeği almasını veya yerleştirmesini düşününüz; ya da ameliyathane veya doğumhanede hekime yardım edişini gözlerinizin önüne getiriniz.”
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nin beşinci katında dün akşam saatlerinde zaman ayarlı bir bomba patladı. Bilindiği gibi başörtüsü eylemi de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi önünde yapılıyordu. Üstelik bombanın patladığı beşinci katta, öğretim üyelerinin odaları da bulunuyordu.
Bu olay sizce oldukça düşündürücü değil midir?

***

Bir şeriatçı gazeteden başlık:
“Müslümanlar davadan davaya koşuyor...”
Acaba neden koşuyorlar?
Okuyalım:
“DGM’lerde artık her gün Müslümanlarla ilgili dava var. Önceki gün Jak Kamhi davası, dün Sivas davası vardı. Yarın İzmir davası ve Cengiz Sarıkaya davası var. Kısaca Müslümanlar davadan davaya koşuyor...”
Şeriatçı terör örgütlerini “Müslüman” olarak nitelendiren, Sivas’ta Madımak Oteli’nde onlarca aydını diri diri yakanlara “Müslüman” diyen bu gazete hangi güçlere hizmet ediyor? Bu gazetenin arkasında kimler vardır?
İşte bugün şeriatçı basın, şeriatçı terör örgütlerini koruyup kollarken kimsenin kılı bile kıpırdamamaktadır...
Başörtüsü eylemi, bir siyasal ideolojinin Türkiye’yi nasıl kuşattığının en somut örneğidir...
Bir başka konuya dönelim. Fethullah Gülen emekli bir vaizdir. Ancak polis koleji, polis akademisi ve askeri liselerdeki “şeriatçı örgütlenmede” adı geçmektedir. Biz bir “emekli vaizin” mahkeme tutanaklarında, emniyet raporlarında adının neden geçtiğini çok merak ediyoruz...
Fethullah Gülen bizim her yazımıza tekzip göndermekle ve dava açmakla tanınır. Şimdiye dek yanılmıyorsam 30’a yakın dava açmıştır. Son olarak da yazılarımızla ilgili Cumhuriyet hakkında mahkemeden “tedbir kararı” aldırmıştır.
Bizi susturmayı yeğliyor Fethullah Gülen. Sanıyor ki yılacağız. Biz susmayacağız. Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak isteyenlere karşı savaşımımız var. Bunun adı demokrasi savaşımıdır. Bunun adı insan haklarını savunmaktır.
O sarışın, mavi gözlü çocuğun bakışlarında yakaladığımız umudu, ışığı “yarasa çığlıklarıyla” söndürtmeyeceğiz...
Tıpkı Kocatepe’den kopan, Dumlupınar’da esen fırtınada olduğu gibi...

Bu yazı 10.11.1994 tarihinde yayımlanmıştır.

Yazarın Son Yazıları

Şairin müze - kitaplığı (05.09.2019) (05.09.2019)

Şairin müze - kitaplığı

Devamını Oku
05.09.2019
Aşklar ve sevinçler...

Aşklar ve sevinçler...

Devamını Oku
09.09.2018
Hoşça kal hüzün... (06.09.2018)

Hoşça kal hüzün...

Devamını Oku
06.09.2018
Bir garip yolcu...

Bir garip yolcu...

Devamını Oku
04.09.2018
Sevda düşleri...

Sevda düşleri...

Devamını Oku
02.09.2018
Uçarı kaçarı...

Uçarı kaçarı...

Devamını Oku
01.09.2018
30 Ağustos...

30 Ağustos...

Devamını Oku
30.08.2018
Umudun penceresinden bakarken...

Umudun penceresinden bakarken...

Devamını Oku
28.08.2018
Anımsayış...

Anımsayış...

Devamını Oku
19.08.2018
Kadın köle değildir...

Kadın köle değildir...

Devamını Oku
18.08.2018
Yüreğim yangın yeri

Yüreğim yangın yeri

Devamını Oku
16.08.2018
Var mısın umut toplamaya?..

Var mısın umut toplamaya?..

Devamını Oku
14.08.2018
İsyan değil arzu...

İsyan değil arzu...

Devamını Oku
12.08.2018
Utanç... (11.08.2018)

Utanç...

Devamını Oku
11.08.2018
Herkes özgür olmadıkça...

Herkes özgür olmadıkça...

Devamını Oku
09.08.2018
Dağların arasında..

Dağların arasında..

Devamını Oku
07.08.2018
Uzman...

Uzman...

Devamını Oku
10.07.2018
Suskunluk..

Suskunluk..

Devamını Oku
08.07.2018
CHP’de değişim rüzgârı...

CHP’de değişim rüzgârı...

Devamını Oku
07.07.2018
Acı haber...

Acı haber...

Devamını Oku
05.07.2018
Madımak’ı unutma...

Madımak’ı unutma...

Devamını Oku
03.07.2018
Dachau şarkısı

Dachau şarkısı

Devamını Oku
01.07.2018
CHP... (30.06.2018)

CHP...

Devamını Oku
30.06.2018
Anahtar Bahçeli’nin elinde...

Anahtar Bahçeli’nin elinde...

Devamını Oku
28.06.2018
Seçimin yıldızı Muharrem İnce...

Seçimin yıldızı Muharrem İnce...

Devamını Oku
26.06.2018
Sevgi...

Sevgi...

Devamını Oku
24.06.2018
Sessizliğin utancı…

Sessizliğin utancı…

Devamını Oku
23.06.2018
Ya Kürt olsaydım...

Ya Kürt olsaydım...

Devamını Oku
21.06.2018
Hâlâ şafakta geliyorlar...

Hâlâ şafakta geliyorlar...

Devamını Oku
19.06.2018
İsyancı coşku...

İsyancı coşku...

Devamını Oku
22.05.2018
Kuru bir umutsuzluk...

Kuru bir umutsuzluk...

Devamını Oku
20.05.2018
Leyla Bebek...

Leyla Bebek...

Devamını Oku
19.05.2018
Peri Kızı

Peri Kızı

Devamını Oku
17.05.2018
Beyaz Kuşlar...

Beyaz Kuşlar...

Devamını Oku
15.05.2018
Gülümse...

Gülümse...

Devamını Oku
13.05.2018
‘Nurcular, Süleymancılar...’

‘Nurcular, Süleymancılar...’

Devamını Oku
12.05.2018
‘Anla, seni özledim!..’

‘Anla, seni özledim!..’

Devamını Oku
10.05.2018
‘Tarikat Tuzağı...’

‘Tarikat Tuzağı...’

Devamını Oku
08.05.2018
Ülkücü - Nurcu...

Ülkücü - Nurcu...

Devamını Oku
06.05.2018
Belge...

Belge...

Devamını Oku
05.05.2018