Hikmet Altınkaynak

‘Lüküs Hayat’tan maskeli hayata

11 Haziran 2020 Perşembe

Yaşadığımız günlerin maskeli hayatı, bana Lüküs Hayat’ı çağrıştırdı. Çok şeyler geçti kafamdan...

Lüküs Hayat, Muhsin Ertuğrul’un Cumhuriyetin 10. yılı için Ekrem Reşit Rey-Cemal Reşit Rey kardeşlere yazdırdığı, bestesini yaptırdığı müzikli oyun. 1933’ten beri oynanıyor. Görmeyen var mı? Şimdilerde Ankara Devlet Tiyatrosu Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi programında yer alıyor.

Rey kardeşlere operetin ısmarlanma sonrası, yazılması gecikince, denen o ki Nâzım Hikmet katkıda bulunuyor. Oyunda geçen “Şişli’de bir apartıman” şarkısının sözlerini yazıyor. Nâzım’ın katkısı bununla da kalmamış ki, Vikipedi’de yer alan Rasih Nuri İleri’nin savına göre, yapıtı Nâzım Hikmet yazmış! Öyle mi?

Lüküs Hayat, Cumhuriyetin 10. yılıyla sahneye çıktı. Sahne yaşamının büyük bir bölümü İBB Şehir Tiyatroları’nda geçti. En çok da Zihni Göktay’ın başrol oyunculuğuyla...

Zihni Göktay, Ahmet İsvan, 1974’te İstanbul Belediye Başkanı seçilince “yevmiyeli” sanatçılıktan kurtulup “kadrolu sanatçı”lığa geçiyor. 28 yıl Lüküs Hayat’ı oynuyor, bu arada kadroda 134 kişi değişiyor, o hep başrolde kalıyor.

Dile kolay. Bir oyun ki kendi ve başrol oyuncusu birer efsaneye dönüşüyor... Ne güzel!

Bu arada Lüküs Hayat, 1950’de Lütfi Akad’ca filme alınıyor, 1973’te Haldun Dormen’ce televizyona dizi film yapılıyor, çeşitli tiyatrolar tarafından da defalarca oynanıyor. Kısacası Lüküs Hayat, dünya tiyatro tarihinde oynanış rekoru kırıyor.

Bu rekor Dünya Guienness Rekorlar Kitabı’na geçmeli diye düşünenlerden Prof. Dr. Orhan Ural ise gereken başvuruda bulunuyor.

Lüküs Hayat’ın kişileri

Şarkıda dile getirildiği gibi, oyunun kişileri lüks içinde, ama kültür farklılığı yüzünden komik bir yaşam sürüyorlar. Başkişiler Rıza ve Fıstık, Atıfet Hanım’ın Mısır’dan getirttiği elmasları çalmak için girdikleri köşkte, kendilerini maskeli balonun içinde bulurlar. Bu nedenle kendilerinden kuşkulanan olmuyor. Çünkü herkes maskelidir. Kim köşk sahibi, kim zengin, kim hırsız belli değildir.

İşte maskeli hayatın Lüküs Hayat’a bağlanan noktası burası olmalı. Günümüzde de herkes maskeli! Kim virüslü, kim virüssüz, belli değil! Kim gülüyor, kim üzülüyor net değil!

Maske Fransızca kökenli mask “masqué” sözcüğünden geliyor. İlk anlamı “kişinin yüzüne uygulanarak elde edilen yüz kalıbı”. Kimi dilbilimcilere göre de kavram, İngilizce “mask” sözünden türemiş, o da Latinceden gelmiş. “Maskus” ve “masqa” kelimelerinin anlamı “kâbus” kökeni ile aynı. Olasılıkla da bu sözün Arapçadan Avrupa dillerine geçtiği ileri sürülüyor. Belki bundan Araplar soytarıya, karnavalda yer alan karakterlere “maskqara” (maskara) diyorlar.

Maskeli bakış

Maskeler insanlığın tarihi kadar eskidir. Üzerine yapılan tezlerde 3 büyük grupta toplanıyor: 1. Oyun (tiyatro, karnaval) maskeleri; 2. Ritüel (tören, ayin, düğün, matem) maskeleri; 3. Üretim (işlevsel, profesyonel, savunma) maskeleridir.

Oyun maskeleri Eski Yunan’dan günümüze dek kullanılagelmektedir. Bu maskeler dışında da maske nesne ve kavram olarak toplumla iç içedir. Örneğin yüz ve boyun güzelliği için cilde sürülen krem ve macunlara da maske deniyor.

Ama genel kültür diline girmesiyle, maskeli hayatın başlaması yenidir! Yani günümüzde virüsten, mikroptan korunmak için küresel olarak tıp maskesi kullanımı yenidir.

Toplumsal eylemlerde polisin sıktığı biber gazından korunmak için gaz maskesi kullanımı yeni değildir!

Son iki anlamı daha var ki bunlara da değinelim. Gerçek duyguları gizleyerek aldatıcı görünüş, davranış. Bundan yola çıkarak kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış.

Konuya bir de bu açıdan bakınca, ister istemez kötü politikacılar akla geliyor. Çünkü kötü politikacılar, kendilerini ele vermiyorlar, bir anlamda maske kullanıyorlar. Yani Mevlana’nın “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” yolu dışında kalıp çokyüzlülüğü seçiyorlar. Belki de politika sözcüğünün “çokyüzlü”lüğüne sığınıyorlar!?

Maskenin bir tanımı da kişide yüz ve duyguların mecazi olarak değiştirilmesi demektir. Örneğin demokrat olmayan birinin demokrasiyi övmesi gibi...

En çok maskeyi tiyatro kullanır. Ama aynı tiyatro maske kullananların da maskesini düşürür. Lüküs Hayat ve maskeli hayat derken bunlar geçti kafamdan...


Yazarın Son Yazıları

Askıda kitap 13 Ağustos 2020
Birinci 100 yazı ve... 6 Ağustos 2020
Yarın 24 Temmuz... 23 Temmuz 2020
Kısa yazmak... 16 Temmuz 2020
Yolculuk deyince... 9 Temmuz 2020
Bugün 2 Temmuz! 2 Temmuz 2020
İlhan Abi’yi okumak... 18 Haziran 2020
Korona sözlüğü 28 Mayıs 2020
Korona yalnızlığı! 14 Mayıs 2020