Rejim, ülkeyi çıkmaza sürükledi

17 Eylül 2020 Perşembe

Siyasal İslamın AKP’de temsil edilen iktidarının dış politikası tam anlamıyla bir fiyaskodur. Rejim tam da içeride mali kaynaklarının tükendiği bir noktada ülkeyi, biri Kuzey Afrika’dan Doğu Akdeniz’e uzanan petrol ve gaz havzaları üzerinde, öbürü Ortadoğu’da şekillenen iki ittifaklar ekseninin karşısına koydu.

Biri ‘diplomasi’ mi dedi?

AKP Türkiyesi’nin Libya’dan Doğu Akdeniz’e izlediği politikayı ne “diplomasi” ne de “güç yansıtma” bağlamında anlamak olanaklıdır. Bu politika, ülkeyi Mısır, Birleşik Arap Emirliği, Yunanistan, Fransa, İsrail, Kıbrıs’tan oluşan, ABD tarafından da desteklenen bir blokun karşına koydu, hem NATO hem de AB çok sorunlu bir noktaya taşıdı, Fransa’nın bölgeye geri gelmesini, Yunanistan’ı silahlandırmasını kolaylaştırdı. Rejimin politikaları ülkeyi diplomatik ve askeri olarak bir çıkmaza soktu.

Oruç Reis sondaj gemisinin “ikmal” yapmak için Antalya Limanı’na dönmesi, Yunanistan ve AB tarafından olumlu karşılanmış, eğer değerlendirilebilirse, diplomasi için uygun bir fırsat yaratmıştır. Ancak rejim, bu fırsattan yararlanmasına yardım edecek akla ve olanaklara sahip midir?

Biri ‘stratejik derinlik’ mi demişti?

İkinci eksen, Sünni Arap dünyasının en önemli ülkelerinin, İsrail ile ilişkilerini “normalleştirmeye” başlamasıyla ilgilidir. 

Rejim, Ortadoğu’da, “Yeni Osmanlı” fantezisiyle ve “Cebelitarık’tan Hicaz’a, Balkanlar’dan Asya’ya tüm insanlık hasretle bizi bekliyor” sanrılarıyla yola çıktı, Sünni İslamın dünya lideri olmaya kalktı. Sünni Arapların İran’dan daha büyük bir istikrarsızlık kaynağı olarak gördüğü ülke konumuna gelmeyi başardı.

Hafta başında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, Washington’da İsrail ile “normalleşme anlaşmaları” imzaladılar. AKP rejimi bu normalleşme anlaşmalarını herkesten daha sert bir dille mahkûm ederken, bölgedeki tek “dostu” Katar’ın bir üst düzey yetkilisi, aynı günlerde Washington’da o ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile “stratejik diyalog” geliştirmekle meşguldü. Katar temsilcisi, “normalleşme” anlaşmalarını eleştirmedi, “Hele bir bakalım” gibisinden bir şeyler geveledi. Arap Birliği Örgütü’nün “zoom toplantısında”, dönemsel başkanlığını yapan Filistin yönetiminin bu “normalleşmeyi” mahkûm eden bir karar taslağı reddedildi. Daha önce Netanyahu’yu misafir eden Oman Emiri normalleşmeyi desteklediğini açıkladı.

Böylece, İsrail ile ilişkileri “normalleştiren” ülke sayısı, Mısır ve Ürdün’e BAE ile Bahreyn’in eklenmesiyle dörde çıkıyordu. Haaretz’e göre, Mossad Başkanı Yossi Cohen, sırada Oman, Fas, Sudan olduğunu düşünüyor.

Gerçekteyse büyük bir olasılıkla sırada, zaten uzun süredir masa altından diplomasi ve istihbarat alanlarında işbirliği yapan Suudi Arabistan var. Suudi Arabistan Bahreyn, BAE ile İsrail arasındaki uçak seferlerine hava sahasını açtı. Cuma günü Mekke imamı, vaazında “normalleşmeyi” eleştirmek yerine, “Peygamberin Yahudi komşularına ne kadar iyi davrandığını anlatmayı” seçmişti. Kimi yorumculara göre bu vaaz, İsrail’in bölgeye yabancı bir unsur değil tarihinin bir parçası olduğunu kabul eden bir söylemin şekillenmeye başladığını düşündürüyordu.

Ortadoğu’nun önde gelen Müslüman ülkeleri, Osmanlı’nın kötü anılarından başka sunacak malı olmayan, buna karşılık İhvan ve diğer devlet-dışı örgütlerleArap dünyası”nı şekillendirmeye çalışan AKP Türkiyesi’nin yerine, ileri teknoloji ve silah, tıbbi malzeme ve yardım alabilecekleri, ABD gözünde kredi almayı kolaylaştırabilecek, İran karşısında caydırıcı güç olabilecek İsrail’i tercih ettiler. Bu katara yakında Katar da katılır.

Bu sırada Mısır, Ürdün ve Irak’la stratejik bağlarını derinleştirerek Türkiye’ye bir mesaj veriyor, Ürdün İhvan’ı yasaklıyor. Al Monitor ve Al-Ahram, İhvan’ın genç kuşağının, yaşlıların uzlaşmaz tutumundan, hapisteki 60 bin tutuklunun geleceğine ilgisizliğinden bıkarak “Bağımsız Hareket” adlı bir örgüt kurduklarını aktarıyor. BH, Mısır rejimiyle görüşerek, tutukluların geleceğine ilişkin karşılıklı bir uzlaşma noktası bulmayı ve İhvan’a Mısır’da yeni bir yer açmayı amaçlıyor.

Sahi biri “stratejik derinlik” mi demişti? Kılıçdaroğlu, müflis siyasetçi toplama turları sırasında bunu, kavramın mucidine sorar mı dersiniz?


Yazarın Son Yazıları

Rejim ve realite 29 Ekim 2020
Büyük belirsizlik 12 Ekim 2020
ABD’ye ne oluyor? 5 Ekim 2020
Ya seçimle gitmezse? 24 Eylül 2020