İnsanca yaşamak istiyoruz!

İnsanca yaşamak istiyoruz!

04.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Her sabah yaşam yerine ölümü kutsayanların ülkesinde uyanıyoruz. Sokağa çıktığımız andan itibaren hayatta kalmak üzerine kurulu bir anlayışın içinden akıyoruz. Bu yetmiyormuş gibi hapsedilmiş hayatlarımızla ölümlerin içinden ölüm beğeniyoruz. Üstelik hangi ölüm biçimiyle karşılaşacağımızı bilmeden hayatımıza devam etmek için sonsuz çaba gösteriyoruz. 

***

Öyle ya! Kafana postal düşer ölürsün! Tank seni ezer geçer ölürsün! Bomba patlar, ölürsün! Münasebetsiz şoförün tekerine yapışır, ölürsün! Gözaltında ölürsün! Çarpık yapılaşmada deprem olmasa bile toprak altında kalır, ölürsün! Deprem olursa mahallecek ölürsün! Bir manyağın tacizine uğrar, ölürsün! Kocan kafana vura vura döver, ölürsün! Bakkala gidersin adam çakal olur, ölürsün. Etek giyersin, azıcık kısa diye ölürsün. Evden alışverişe çıkarsın, “İzin almadın” diye ölürsün. İşe gidersin iş arkadaşınla iki satır konuşursun, “Adamla ne konuştun” sorusu duvarlarda yankılanır, ölürsün. Perdeler tam kapanmaz, “Kiminle işveleşiyorsun!” diye ölürsün. Çocuk ağlar, “Bu çocuk niye ağlıyor” denir, ölürsün. Akşama herifçioğlunun istediği yemek önüne konmaz, ölürsün. Delikanlının biri sana âşık olur, aşkına cevap vermiyorsundur, ölürsün. İ kazasında ölürsün! Özgürlük için alanlara koşar, özgürlük uğruna ölürsün! Yankesiciye denk gelir, ölürsün! Doğa talan edilir, içme suyuna atık madde karışır, ölürsün. Belediyenin açtığı çukura düşer ölürsün! Dul kalırsın, herifin biri gözüne kestirir, ölürsün! Dini ya da milliyetçi duyguları kabaranlarca hedef gösterilir, linç edilir, ölürsün! Yaşam hakkını savunuyorum dersin, yaşam uğruna ölürsün! İmza gününe okurlarınla buluşmaya gidersin, “Şeriat isterük” diye ağızlarından salyalar akan bir güruh kaldığın oteli yakar, ölürsün. Para babalarının sermayesi olmamak için direnirsin, tecavüze uğrar, üstüne yirmi ikinci kattan atılır, ölürsün. Hastaneye götürülür, dalağın alınacağına ciğerin alınır, ölürsün! Hızlı tren kazasında yok yere ölürsün. Miras kavgasında para uğruna ölürsün! Gazetecisindir, yazdıklarından rahatsız olanlar tenhada kurşunlar, ölürsün! Mafyanın çıkarı karşısında ezilir, ölürsün! Doğalgaz borusu patlar, ölürsün. Arkadaşlarınla iki duble içmeye gidersin, sahte alkole denk gelir, ölürsün. Tinercinin saldırısına uğrar, ölürsün! Sokakta kalır, soğuktan donarak ölürsün. İşsiz bırakılırsın, ıstırabından kanser olur, ölürsün. Yolda usul usul giderken bir anda rüzgâr çıkar, kiremit düşer, ölürsün! Kırk yıldır yediğin ıspanak denilen nebata zehirli madde karışır, ölürsün. Maçta holiganların saldırısına uğrar, ölürsün! Cephanelik patlar, ölürsün! Yaşadığın bodrum katını sel basar, ölürsün! Yoksulluktan ölürsün! Bebekken aç kalır, ölürsün! Anne olur yavrunun ölümüne dayanamaz, kahrından ölürsün! “Kızlar okumaz!” denir, ölürsün. Anasındır, evladını kocan taciz eder, her gün yaşarken ölürsün. Dayının, amcanın tecavüzünü kaldıramaz, parçalanmış ruhunla ölürsün! Çığ düşer, çığ altında kalanlara yardıma gider, ölürsün. KHK ile işten atılır, açlığı geçtim gamdan ölürsün. Saçma sapan bir uçak kazasında ölürsün. Yol yapımı göstergesi yoktur, yanlış yola girer ölürsün. Hep ölürsün!

...

Yıllar evvel şair Ergin Günçe demişti, “Bu dünyada görmedik / öbüründe şüpheli” diye. Üstelik de bir uçak kazasında ölmeden evvel “Gencölmek” kitabını yazmış, genç ölmenin yazgısıyla yaşamını birleşmişti. Bu dünyada görmediğimiz kesin de önden buyurmaya ne hacet!

...

Biz ölüm değil yaşam sanatını öğrenmek istiyoruz. 

Acılarla düğümlenen değil mutlulukla harmanlanan bir ömür hayal ediyoruz. 

PaveseYaşama Uğraşı” kitabında, “Acı çekmek, hiçbir anlamda bir ayrıcalık, bir soyluluk belirtisi, Tanrı’yı hatırlatan bir özellik değildir” der. 

Neden acının sıradanlığını duyumsayarak bir ömür tüketelim? 

Yaşamak istiyoruz, insanca yaşamak...

Yazarın Son Yazıları

Hani ‘emperyalizm’ modası geçmiş bir sözcüktü bayım!

1999’da Antonio Negri ve Michael Hardt’ın kaleme aldığı “İmparatorluk” yayımlandığı zaman tartışmaların odağı olmuştu.

Devamını Oku
10.01.2026
Acının sonunda aydınlık pencere...

Yüzyıllardır özgürlüğün ne olduğunu anlatmaya çalıştı aydınlar.

Devamını Oku
03.01.2026
A. Kadir’i düşünelim

1940 kuşağının gözde şairlerinden biriydi A. Kadir. Subay babası genç yaşta dünyayı terki diyar eyleyince ailesi yoksulluğa düşmüştü.

Devamını Oku
27.12.2025
Rıfat Ilgaz Sempozyumu

Rıfat Ilgaz’ı üç kere gördüm.

Devamını Oku
20.12.2025
Yayıncılık krizi kapıda...

Yayıncılık krizi kapıda...

Devamını Oku
13.12.2025
Kapitalizmin laneti futbolda şike...

Sam Shepard’ın yazdığı “Aç Sınıfın Laneti” vahşi Amerikan rüyasının çöküşünü bir çiftlikte yaşayan dört kişilik ailenin hikâyesi üzerinden anlatır bize.

Devamını Oku
06.12.2025
Erhan Gökgücü Ödülleri

Tolstoy’un “Savaş ve Barış” romanında aklımda ellenmeden duran bir bölüm vardır.

Devamını Oku
29.11.2025
Çocuk Mezarlığı

Geçtiğimiz hafta Urfa’da marangoz atölyesinde çalışan bir çocuk işçi cezalandırılmak maksadıyla önce soyuldu.

Devamını Oku
22.11.2025
Evler...

Gülten Akın “Evler” şiirinde dediği, “Odaları şarkı tutan ev/ biri mistik biri güncel biri öyle eski/ pancursuz, yeşile gizli, çekilmiş yarışmalardan, melâli hüzünden ayıran ev/ işte o ev”di bizim ev de...

Devamını Oku
15.11.2025
Bizi Öldürdükleri Yer: İlhan Erdost Mezarlığı

12 Mart’ın hemen sonrası.

Devamını Oku
08.11.2025
Otel odalarında…

Otel odalarında…

Devamını Oku
01.11.2025
Bir Davanın Düşündürdükleri: Toplumsal Cinayet

Golding’in “Sineklerin Tanrısı” romanı, dünyanın en güzel adalarından birinde geçer: Mercan.

Devamını Oku
25.10.2025
Kitabın onurunu korumak

D.H. Lawrance “Kitaplar” adlı denemesinde, “Bir kitap iki kapaklı bir yeraltı kovuğudur. Yalan söylemek için eşi bulunmaz bir yer...” diyor.

Devamını Oku
18.10.2025
Okan Toygar’la Ataol Behramoğlu söyleşisi: ‘Hayatımız Güzeldir’

Yıl: 1983. Tren iki saat kadar rötar yaptığı Kapıkule’den ayrılmak üzere.

Devamını Oku
11.10.2025
Bir kadının hikâyesi

Kardeşim Zeynep Altıok’la birlikte geçtiğimiz haziran ayında Kadıköy Belediyesi’nin katkılarıyla Asım Bezirci üzerine bir panel gerçekleştirmiştik; şimdi de Bezirci için o panelden yola çıkarak hazırlayacağımız bir kitap çalışması için kolları sıvadık.

Devamını Oku
04.10.2025
Dil Derneği’nin Dil Bayramı’nda Yaşar Kemal

“Çocukluğum cennetimdi.” Annemle birlikte Türk Dil Kurumu’nun merdivenlerinden tırmanır...

Devamını Oku
27.09.2025
Çizgi roman denilince...

90’lı yıllarda Ankara’da bir üniversite öğrencisiyken ders çıkışı sınıf arkadaşımla sahafları dolaşırdık.

Devamını Oku
20.09.2025
Hangi 12 Eylül?

Yıllar önce okumuştum Yiğit Bener’in yazdığı “Eksik Taşlar” romanını.

Devamını Oku
13.09.2025
Kültürün demokratikleşmesi için festivallerin yaygınlaşması

Son yıllarda “kültür politikası” üzerine çok sayıda çalışmanın karşımıza çıktığı bir gerçek.

Devamını Oku
06.09.2025
Yanı başımızda oluşan nefret dili

Coetzee’nin çok sevdiğim romanı “Utanç”a, bir “modern diller” hocasının, Cape Town Teknik Üniversitesi’nde “romantik şairler” konulu bir ders verirken öğrencisiyle yaşadığı rahatsızlık verici ilişkiyi sorgulayarak başlarız.

Devamını Oku
30.08.2025
İki deprem: Sındırgı depremi ile siyaset depremi

“Hadi, gelin de dikkatle seyredin bu korkunç yıkıntıları,/ Küllerini şu talihsizin, şu döküntüleri, şu kalıntıları...”

Devamını Oku
16.08.2025
Gazze’de katliam, dünyada ikiyüzlülük

Geçtiğimiz günlerde son on beş yıldır Gazze’ye gönüllü olarak giden İngiliz doktor Nick Maynard’ın İsrail’de devam eden gaddarlığı anlattığı haberler yansıdı basına.

Devamını Oku
02.08.2025
Adalet terazisi

Paris’te bir sonbahar günüydü...

Devamını Oku
26.07.2025
Attila Jozsef dosyası

“Notos” dergi bu ayki sayısında Sevgican Yağcı Aksel’in hazırladığı Attila Jozsef dosyasıyla okurla buluşuyor.

Devamını Oku
19.07.2025
Sivas’tan sonra Rıfat Ilgaz’ı anımsamak...

Sivas’tan sonra Rıfat Ilgaz’ı anımsamak...

Devamını Oku
12.07.2025
Bir yangının külü...

Yanıyoruz. Hem de birer ikişer değil, azar azar değil, biner biner...

Devamını Oku
05.07.2025
Bilimden yana edebiyata doğru

Bizlerin yaşam döngüsü tam otuz iki yıldır ortaçağ karanlığı olarak nitelendirdiğimiz Sivas katliamının yaşandığı o kara günde saklı...

Devamını Oku
28.06.2025
Nükleer savaş dersleri

Bazı kitaplardan bazen bir duygu tohumu, bir im kalır geriye.

Devamını Oku
21.06.2025
Siz Nihat Genç deyin ben abi…

Gökbilimciler, iki yıldızın evrende çarpışmasını “birleşme” olarak yorumlar...

Devamını Oku
14.06.2025
Cezaevi kapısında...

Bugün bayramın ikinci günü. Canımız sıkkın, yüreğimiz buruk. Düşünceleri nedeniyle kırk kilit altına alınanlarla özgürce buluşuncaya kadar tadımız tuzumuz yok!

Devamını Oku
07.06.2025
Sarıyer Edebiyat Günleri

Geçtiğimiz hafta pazar günü Sarıyer Belediyesi’nin düzenlediği “12. Sarıyer Edebiyat Günleri”nde “Öykücülüğümüzün Yüz Yılı” başlıklı bir panelde Sadık Aslankara, Özcan Karabulut, Hürriyet Yaşar’la birlikte konuşmacıydım.

Devamını Oku
31.05.2025
Bir Aydınlanmacı: Refik Ahmet Sevengil

Elimde uzun süredir Cemal Ünlü’nün kaleme aldığı “Söylemenin Vakti Var: Bir Yirminci Yüzyıl Bilgesi: Refik Ahmet Sevengil” kitabı var.

Devamını Oku
24.05.2025
İç sıkıntısı

Umutsuzluk ölümcül sayılabilecek bir hastalıktır. Büyük iç sıkıntıları daha çok geçmişle değil gelecekle ilişkilidir. İnsan geçen günlerden çok gelecek günlere ilişkin kaygı duyar.

Devamını Oku
17.05.2025
Dün, bugün, yarın

Dün, bugün, yarın

Devamını Oku
10.05.2025
Bir ‘örgü’ meselesi

Bir ‘örgü’ meselesi

Devamını Oku
03.05.2025
Yazarın masası

Yazarın masası

Devamını Oku
26.04.2025
Saf kötülüğün karşısında ayakta kalmaya çalışan iyilik

Saf kötülüğün karşısında ayakta kalmaya çalışan iyilik

Devamını Oku
19.04.2025
İyi ki doğdun Ataol Behramoğlu

İyi ki doğdun Ataol Behramoğlu

Devamını Oku
12.04.2025
‘Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!’

‘Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!’

Devamını Oku
05.04.2025
Hüzünlü bir tiyatro günü

Hüzünlü bir tiyatro günü

Devamını Oku
29.03.2025